1 Ocak 2012 Pazar

Konvansiyon Nedir?

Gün Biter Gülüşün Kalır Bende
http://www.youtube.com/watch?v=Mn0LVTuLDKg
*****
Gerçek mutluluk mal ve mülke sahip olmakla değil, 
akıl ve erdeme sahip olmakla mümkündür. 
Aristoteles
*****
CEVİZ AĞACI
Şiddetli rüzgârın ürkütücü halleri vardır, bir şey olacakmış gibi tedirginlik yaratır. Tam da böyle bir günde, evimizin geniş büyük camları olan balkonundan etrafı seyrediyorum. Rüzgâr her şeyi savuruyor, ıslık sesleri cama değiyor sanki, hava sıcak ama üşüyorum.

Üzerime bir şey almak için ayağa kalktığımda bir gümbürtü kopuyor. Karşımızdaki komşunun ceviz ağacı bıçkıyla kesilmiş gibi ortadan ikiye bölünüyor. İnanılır gibi değil. Ağacın dalları yaprakları geliyor, cama yaslanıyor.

Komşumuz Arif amca telaş içinde bir o yana bir bu yana koşturuyor. Bahçesinde bir sürü ağaç sebze meyve var ama ceviz ağacı en büyük, en heybetli olanıydı. Birkaç saat sonra rüzgâr diniyor, ortalık yine sütliman, dışarıya çıkıp koşa koşa Arif amcanın yanına gidiyorum. O kadar üzgün ki utanmasa çocuk gibi ağlayacak.
“Ağaç,” diyor, “İnsan gibidir. İçinde bir sürü değerleri barındırır. Küçücükken ekersin, o dallanır, budaklanır, zaman onu büyütür. Bir gün kulağını büyük bir ağacın gövdesine daya ve dinle bak, kaç tane insan sesi duyacaksın, her bir dal insan olur onun içinde, iri dallar cılız dalların üstüne basarak güçlenir, güçlü dallar birleşir, gövde olur, karşıdan bakınca heybeti insanı ürkütür. Dersin ki bu ağaca artık hiçbir şey olmaz.”
“Sonra bir rüzgâr eser, yılların büyüttüğü ağacı ikiye böler, ne dal kalır ne budak. Bundan sonra ikisinin de birbirine hayrı olmaz, ikisi birden kurur. Yazık değil mi bunca emeğe?”
Üzülme Arif amca yine ekeriz, yine büyütürüz.
“Ekeriz, ekeriz kızım da bir ağaç kolay mı büyüyor? Bir fidanın adam olması yıllar sürüyor, buna can mı dayanır?”

Dayanır Arif amca. Senin ömrün bana, benim ömrüm benden sonrakilere dayanır. Yarın sen bir fidan al, ben çapayı alayım elime. Yeni bir fidan dikelim. Bizim fidanımızın dalları birbirinin üstüne basmasın. Bütün dallar bir bedende özgürce yaşasınlar. Rüzgâr bazen kül eder, bazen har eder. Biz rüzgârı ateşimize har edelim, haftaya da benim için bir fidan daha dikelim. Hem sen demez miydin ağaçlar da insanlar gibi el ele büyür diye…
Songül AYDIN
http://dunyalilar.org/ceviz-agaci.html/
*****
GÖREN
Göz kapaklarında ışık
ellerinde gelecek,
sevdanla şeneltilmiş
terk edilmiş bir göçebe çadırıdır gece.
Ay ışığı için açık kollarla
çekiyorum gecenin kokusunu içime
kokluyorum birini bekleyen
solgun bir çiçeği
kokluyorum ormanın buğusunu
ve gece esintisinde soyunan dalgalar,
gözlerinde bir aynanın içeriği
sonsuz sorular
ve zaman bir yankı.
Geleceğimi görüyorum,
hayatımı ve ölümümü görüyorum.
Göz kapaklarında ışık
ellerinde gelecek.
(Uppsala, 1996)
Refîk Sebir (d.1950)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
*****
KONVANSİYON NEDİR?
Konvansiyon: Anlaşmayı güçlendirmek ve çeşitli anlaşma problemlerine çözüm bulmak amacıyla, doğal anlamı dışında anlamlar içeren ve özel olarak düzenlenmiş konuşmalardır. Bir konvansiyonu kullandığınızda, karşılığında natürel bir deklareden vazgeçiyorsunuz demektir. Ne kadar çok konvansiyon kullanırsanız kullanın, masada karşılaşacağınız durumların hepsini kapsamasına imkan yoktur. Ortağınızla ne kadar detaylı konuşursanız konuşun, briçteki el dağılımlarının çokluğundan dolayı, mutlaka daha önce konuşmadığınız durumlarla karşılaşırsınız. Bu gibi hallerde genel briç mantığı devreye girer ve iyi muhakeme yürüterek çözüme ulaşmaya çalışırsınız. 
Briç baştan sona muhakeme oyunudur. Hangi sistemle oynarsanız oynayınız, uyguladığınız konvansiyonların içine muhakemenizi katmanız gerekir. Sağlıklı muhakemenin yerini hiçbir şey tutamaz.
*
Bütün gelişmeleri konusunda tam bir bilgiye ve ortaklık anlaşmasına sahip olmadığınız hiçbir konvansiyonu kullanmayınız ve natürel deklareye öncelik veriniz. Hatta buna transfer ve Stayman’ı da dâhil edebilirsiniz. Kırk yılda bir gelen eller için konvansiyon kullanmayınız. Çünkü ya siz unutmuşsunuzdur ya da ortağınız.
Konvansiyonlar dakiktirler, çok net bilgi verirler. Ancak;
Rakiplere de bilgi verirler (Üstelik ortak da unutmuş olabilir.)
Konvansiyonların, bütün durum ve olasılıkları kapsadıkları da söylenemez ve de mümkün değildir.
*
Akılda tutulmaları da oldukca zordur. En büyük ustalar bile, en azından 5x5=25 gibi refleks haline gelmedikten sonra, artifisiyel sistemlere yönelmeyin diyorlar.
Ayrıca brici zevkli kılan şey; çok değişik durumları kendimizin keşfetmesi, yaratıcılığımızı brice katmamız ve nasıl bir konuşma yapacağımıza kendimizin karar vermesidir. Muhakeme yapabilme yeteneğimizi geliştirmemizdir. Doğru muhakeme yapacağız ve nasıl bir konuşma yapacağımıza kendimiz karar vereceğiz.
Briçte: Konvansiyonların suistimali kadar ortaklıkların başını belaya sokan başka bir şey yoktur. Ancak natürel deklare derdimizi yeterince anlatamıyorsa, artifisyel deklare de bir ilaç gibidir.
*
Briçte her eli anlatabileceğiniz bir deklare sistemi yoktur. Bu nedenledir ki hiçbir konvansiyon ya da ortaklık anlaşması muhakemenin yerini tutamaz.
“ergun cuhadar”

2 yorum:

İÇİMDEN GELDİGİ GİBİ~~~ dedi ki...

Zafer bey,Yeni yılınızı en içten dileklerimle kutlar,2012 yılının sağlık,mutluluk ve huzur içinde geçmesini dilerim.

nehiro dedi ki...

insanca ve ruh zenginliği ile dolu bir yıl dilerim...