30 Kasım 2012 Cuma

Kompetisyonda (yarışsallıkta) Doğru Karar

                                                              saner özdilek'e teşekkürler
TÜKETİM ÇILGINLIĞI
"Son nehir kirlenip son balık tutulunca insanlar paranın yenmeyeceğini anlayacaklar."
Dünya Doğal Hayat Fonu, dünyada tüketimin aynı hızda sürmesi halinde 2050 yılında yaşamak için iki gezegene daha ihtiyaç duyulacağı uyarısında bulundu.Araştırma raporları, günümüzdeki tüketim çılgınlığının dünyanın sonunu hazırladığını gözler önüne serdi. Son otuz yılda dünya üzerindeki doğal kaynakların üçte biri insanlar tarafından tüketildi.

Uzmanlar doğal kaynakların bu kadar hızlı tüketilmesinin en önemli nedeninin Batılı ülkelerdeki yüksek tüketim oranları olduğunu belirtiyor. Rapora göre ortalama bir ABD vatandaşı bir İngiliz' in iki katı, bir Afrikalı' nın ise 24 katı doğal kaynak tüketiyor.

En çarpıcı sonuçlardan biri de makyaj, parfüm gibi şeylere harcanan paranın eğitim, sağlık harcamalarına kaynak azaltması. 

Doğum günü, yılbaşı, sevgililer günü, anneler günü, babalar günü, şu günü, bu günü; bir sürü hediye al, onu da al, bunu da al, tüket, harca...
**
SUDA YİTEN AYIŞIĞI
Kırk sevginin baygınıyım - belki de yüzkırk -
yine de yalnızlık yalazlanır kırık kalbimde.
*
Otların tutuklusu,
haylazı ağzım
şimdi tutuklusu kara suların.
*
Her şeye yeniden başlayabilseydim eğer
aşkımı acıyla anmazdım artık.
*
Ben ki delisiyim suların, oysa bu sular
çöl rüzgarı kadar bulanık.
*
Akar gibi geçiyorum dünyadan, ısınıp bakınmadan,
sarhoş,
sıkılgan,
sırılsıklam..
*
Kırk diyarda kırkbin öpüşün bitkiniyim,
dudağında kırkbin kekik tadı kamaşır,
yine de kalbim ısırgan mı ısırgan.
*
Eşini çağlayana kaptırmış balığıyım bu nehrin;
aydır, geceden beri dişlenmiş kelebeğin
her sabah ağzımda ölümüyle buluşan...
Nihat Behram
**
KOMPETİSYONDA DOĞRU KARAR
Doğru Kararı Vermemizi Sağlayan Faktörler          
Kompetitif deklareler yani her iki takımın da açık arttırmaya katıldığı deklareler oldukça sık yaşanır. Rakibin deklare verdiği durumlar içinde en çok problem yaratan iki durumdan bir tanesi iki ekibin part-score oynama gücü varken yarışmaya devam edip etmeme kararı, diğeri ise takımlardan biri diğerinin zon ya da şlem kontratına baraj yaptığında yine daha yukarıda teklif verip vermeme kararıdır. İster oyun açan ekip olun ister araya giren ekip olun kompetisyona devam edip etmeme kararını duygularınızla değil çeşitli prensiplerle vermelisiniz.
*
Kararınızı etkilemesi gereken faktörler şunlardır:
A) Zon durumu. Kompetisyon seviyesi ne olursa olsun (düşük ya da yüksek seviye) kompetisyon yapmak pazarlık yapmaktır. Pazarlığa girdiğinizde kendinizi kaptırıp ödeyemeyeceğiniz meblalar için söz verebilirsiniz. Böyle bir durum olduğunda karşılık olarak bir ceza ödersiniz. Briçte de işleyiş aynıdır. Hiçbir şekilde kontratınızın sonucunu düşünmeden yükselmeye devam ederseniz çoğunlukla bir ceza ödemek zorunda kalırsınız. Fakat bricin gerçek hayattan bir farkı vardır, zon durumu. Zondayken ödediğiniz ceza daha ağır olur.
 *          
Kompetisyonu düşük seviye ve yüksek seviye olarak ikiye ayırmak gerekir. Çünkü düşük seviyede yapılan yarışmalarda kazanç kayıp oranı daha düşüktür. Bu sebeple zon durumunun düşük seviyeli yarışmalara etkisi daha az olur. Yine de zonda olduğunuzda düşük seviyeli yarışmalara katılırken dikkatli olmanız ve diğer faktörlere daha çok önem vermeniz gerekir.
Yüksek seviyeli yarışmalarda ise rakibin zon kontratına baraj yapma olasılığı vardır ve zon durumuna göre kazançlar oldukça büyüyebilir. Baraj yapmak için en uygun zon durumu sizin zonsuz rakibin de zonda olduğu durumdur.  Tabii ki bahsedilen uygun zon durumu olduğunda çoğunlukla baraj yapmalıyız yaklaşımı doğru değildir. Öncelikle rakibin zon kontratını gerçekleştireceğinden oldukça emin olmak gerekir. Emin olsanız bile kendi takımınızın en çok iki batacağına inandığınızda baraj yapmalısınız. Eşit zon durumunda barajdan çok neredeyse kontratınızı yapacağınıza inandığınızda üste konuşursunuz. Ters zon durumunda ise kontratınızı yapacağınıza inanmanız gerekir.  
B) Toplam koz sayısı. Briç ellerini iki ana sınıfa ayırabiliriz. Defansif ve ofansif. Yani kontratı siz oynadığınızda ve defansta kaldığınız durumlar arasında aldığınız el sayısı  çok farklı ise eliniz ofansif, birbirine yakın ise eliniz defansif değerde demektir. Tabii ki ofansif eller kompetisyon yaparken üste konuşmayı hakederler. Bir elin ofansif mi yoksa defansif  mi olduğunu birkaç özelliğe bakarak anlarsınız. Bunlardan bir tanesi fitiniz olan kozdaki kart sayınızdır. Eğer sizde herhangi bir renkten çok kart varsa rakiplerde o renkten az kart  var demektir. Rakiplerin de elinde 13 kart olduğuna göre kalan üç renkten çok kartları olduğu aşikardır. Yani sizin bir renkten çok kartınızın olmasının doğal sonucu rakibin kalan üç rengin birinden çok kartı olmasıdır. Böylece sizin takımın elleri ofansif ise rakip takımın elleri de ofansiftir. Sizin elleriniz defansif ise onların elleri de defansiftir. Bu bilgi ile siz ofansif elinizle kompetisyona devam etmelisiniz çünkü eğer rakibin kontratı oynamasına izin verirseniz onların da ofansif eli olduğu için vaadettikleri kontratı çoğunlukla yapacaklardır. Sizde defansif eller varsa kompetisyondan vazgeçmeli ve onların kontratlarına batma ihitmalleri artar çünkü onlarda da defansif değerler vardır.
C) Dağılım.  Bir elin ofansif veya defansif olmasını etkileyen diğer önemli faktör elin dağılımıdır. Bir el ne kadar dengesizse o ölçüde ofansiftir tabii ki ortada fit olduğunda. Zaten bizde bu yüzden fit olunca kısa renklerimiz için puanlar veriyoruz. Eğer elimiz dengeli ise defansta kalmak bizi rahatsız etmemelidir çünkü büyük kartlarımız defans yaparken de el alacaktır. Sonuç olarak kompetisyona devam edip etmemeyi düşünürken kararsız kaldığınızda dağılımınız size yol gösteren önemli faktörlerden biridir.
D) Onörlerin yeri: Elimizdeki onörlerin defansta iş yapıp yapmayacağı önemlidir. Böylece elinizi daha iyi değerlendirebilirsiniz. Bu yüzden onörlerin hangi renklerde olduğu önemlidir. Temel prensipler vardır.
As her zaman değerlidir, ister oynarken ister defansta. Rua eğer löve olacaksa sizin için iyi rakip için kötüdür, eğer löve olmayacaksa sizin için kötü rakip için iyidir. Bu sebeple Ruanın değeri her zaman aynıdır. Dam ve Vale ise farkı yaratan onörlerdir.
            A R x x x                             x x x
            x x                                       D V x
                                  
            A R x x x                             D V x
            x x                                       x x x         karşılaştıralım
İlk örnekte kontratı biz oynarsak kozumuz Pikten bir löve vereceğiz. (iyi şartları hesaba katıyoruz) Rakip renk olan Körden ise iki löve vereceğiz yani toplam üç kayıbımız var. Eğer kontratı rakip oynarsa onlar da kendi kozları olan Körden bir löve ve Pikten iki löve toplam üç löve verecekler. İkinci örnekte ise kontratı biz oynarsak sadece iki Kör, kontratı onlar oynarsa sadece iki Pik verecekler.
 *          
Gördüğünüz gibi Dam ve Vale onörlerinin rakip renkte olması kontratı oynayanlar için zararlıdır. Bu yüzden bu durumda kompetisyona devam etmek tehlikelidir. Eğer Dam ve/veya Vale bizim rengimizde olursa o el kontratı alan takım için çok yararlı olur. Bu yarar rakip takım için de geçerli olduğundan kompetisyonu mümkün olduğunca kaybetmemeye çalışmak gerekir.
E) Forsing Pas: Adından da anlaşılacağı gibi forsing Pas, Pas geçmenin forsing olması yani ortağı konuşmaya zorlamasıdır. Pasın gerçek anlamında kullanılmamasının sebebi güçlü takımın bizim takım olduğunu bilmemizdir. Böylece deklarasyon nasıl olsa bir şekilde devam edecektir. Pas deklaresine forsing anlam yükleyerek ortaklar arasındaki iletişim genişletilir ve hemen deklare vermekle Pas geçip ortağın vereceği deklareyi beklemek arasındaki farkın getirisini elde etmek amacı güdülür. Hangi amaçla kullanıldığını öğrendiğimiz forsing Pasın, ortağı konuşmaya zorladığını düşününce rakibin bir kontratı kontrsuz oynaması imkansız demektir. Takımımız diğer takımdan daha güçlü olduğu için rakibin batacağı neredeyse kesindir ve rakibin bir kontratı kontrlu oynamasında hiçbir problem olmayacaktır.
“erdincerbil”

28 Kasım 2012 Çarşamba

Söylenmeyen Gerçekler

                                                                                                    flickr

"En büyük bilim dalı tıptır, çünkü bu bilim dalı insanın sağlığı ile ilgilenir.
2. büyük dal matematiktir. Çünkü her bilim dalının alt yapısı matematik bir gerçeğe dayanır.
3. büyük bilim dalı fiziktir. Çünkü fizik bir doğa bilimidir. Doğada gördüğümüz her olayın, bilimde gördüğümüz her şeyin altında bir fizik gerçek yatmaktadır. İçinde fiziğin olmadığı hiç bir bilim dalı gösteremezsiniz."
Nobel ödüllü bilim adamı Richard Feynman 1918-1988
**
DÜŞ GİBİ

Bu gece bir konuk gelecek sana
Itır kokulu gün odana indiğinde
Pencerende solgun yüzüyle belirecek
Sana bu gece bir konuk gelecek
Yorgun gülüşünü tanımasan da
sürgünde söylenmiş şarkılar gibi
Yüreğine sessiz bir yağmur düşürecek
Sana bu gece bir konuk gelecek
Günün bir ucundan ölüm giriyor
Bedenin üşüsün de yüreğin üşümesin
Özlemler uçururken coşkulu sesin
Sana bu gece bir konuk gelecek
Erinçli yazlar da gelir kavuşursun
Ev içlerinin tutkulu sessizliğine
Beyaz kuşlar gibi uykular süzülecek
Sana bu gece bir konuk gelecek
Kadınım benim acımayı bilenim
Kuşkulum tedirginim sevecenim
Üşümüş su dalgın kar acılı yel
Bu gece benimle sana gelecek.
Haydar Ergülen
**
SÖYLENMEYEN GERÇEKLER
Briçte kullanılan en önemli konvansiyonu çoğu briç meraklısı bilmez, öğretilmemiştir. Briçteki en önemli konvansiyon, anlaşması olup kullanılmayan konvansiyondur. Yani bir sanzatu açtığınızda ortak iki trefl demiyorsa dörtlü majörü yok demektir.
*
Doğru karar vermedeki en önemli mekanizma söylenenin yanı sıra söylenmeyeni de düşünmektir. Bir örnekle anlatayım, eliniz:
 ♠ KJxx ♥ Jxx ♦ AKJxx ♣ x
Bir karo açtınız ortak iki trefl dedi, iki karo dediniz ortak iki pik dedi, üç pik dediniz, ortak 3SA dedi. Ne tür bilgi gitti geldi? Ortakta zon gücü olduğu kesin ama nasıl bir el gösterdi? Ortakta pik kaç adet? Sizde dörtlü olduğunu söylediniz eğer onda da dörtlü olsaydı dört pik demez miydi? Peki üçlü pikiyle neden iki karoya iki pik dedi de iki veya üç sanzatu demedi? Demek ki ortakta bir renkten stoper yok, hangi renkten? Tabii ki kör stoperi yok, yani size zon oynayacak gücüm var ama hangi zonu oynayacağız ortak demeye çalışıyor.
*
Ortağınızın eli: ♠ AQx ♥ xx ♦ xx ♣ AQJ10xx  
Trefl ve karo empasları geçmiyor, 3 SA ve 5 minör oyunları batıyordu, olabilen tek kontrat dört pik idi. Söylenenler ile söylenmeyenleri birlikte düşünmek bunun için önemli. Ortak iki karoya iki sanzatu deseydi de zon oynayacak, söylenmeyen renklerde stoperi olan eli anlatmış olacaktı. Neden üçlü olmasına rağmen iki sanzatu yerine iki piki söylediğini yani neden iki sanzatu demediğini düşünmek doğru karar için son derece önemlidir.
*
Yüksek seviyedeki kontratlara ulaşırken de söylenmeyen deklareler son derece önemlidir. Örneğin bir pik açtınız, ortak 2SA jacoby ile dörtlü pik fiti ve 13+ puan gösterdi sizde de tek trefl, rua dörtlü karo ile 16 - 17 puan var. Şilem pike ulaşmak için tek trefliyi gösterdiniz, ortak 3 pik dedi. Şimdi beyninizde alarm zillerinin çalması gerekli, çünkü ortakta karo kontrolu yok! Sizde ise bu renk dörtlü ayrıca ortakta karo damı da yoksa iki karo vermekten kaçabilmek oldukça zor olacaktır. İşte anlatmak istediğim bu,söylenmeyen gerçekleri görebilmek kavramı briçte defanstaki doğru karar verebilmenin en önemli unsurudur. Dekleranın veya cevapçının söylemediklerini düşünmek size briçte doğru atak etmenizi ve doğru kartları oynayabilmenizi de sağlayacaktır. Defansta da doğru atak edebilmek batırabilmenin en önemli kararıdır.
05 Temmuz 2009 Faik Falay

26 Kasım 2012 Pazartesi

Üç Ustadan Üç Savunma Öğüdü

                                                                                                                         flickr

Amazing Grace - Trumpet Solo
*****
EL DEĞERLENDİRME YÖNTEMİ


Bu link ‘kaplan rubens’ el değerlendirme yöntemi.
Kutuya eli yazınca bize ayrıntılı fikir veriyor.

*****
SEVDALI
Bakıyorum üstüme başıma
Geçerken vitrinlerin önünden,
Öyle bir beğeniyorum ki kendimi.
Sokakta yürüyüşüm de değişti,
Selâm verişim de,
Aşkımı anlatıyorum arkadaşıma,
Bilmem kaçıncı defa,
Sorma sevincimi,
Şarkı söylüyorum tramvay sahanlığında...
Nahit Ulvi Akgün

*****
ÜÇ USTADAN ÜÇ SAVUNMA ÖĞÜDÜ

1. Eğer rakip kuvvetli konuşmuşsa onlara zaman tanıdığınız anda çok fazla löve alırlar. Öte yandan davet sekansı ile zona gelmişlerse yeterli löveleri yoktur, savunmadan bir miktar yardım beklerler. Onlara yardım etmemek için pasif savunma yapın.
Mike Lawrence
*
2. Sanzatuya tek onörlü dört parça renginizi çıkmaya istekli olmayın. Kaldı ki, iki onörlü dört parça renkler bile atak edildiklerinde uzun dönemde kazandırdıklarından daha fazlasını kaybettirirler.
Ron Klinger
*
3. Ortağınız sizin konuştuğunuz rengi atak etmedi.
Hemen aşağıdaki olasılıkları değerlendirin:
a) Ortağınızın sizin renginizde şikan.
b) Atak ettiği renk singleton, çakmak amacıyla çıktı.
c) Kendi renginde sekansı var.
d) Sizin renginizde ası var ve deklaranda rua olmasından endişe ediyor.
e) Deklareyi unuttu.
Eddie Kantar
“pamukkalebric”

23 Kasım 2012 Cuma

Becker Konvansiyonu

Ruhi Su / Bana Seni gerek Seni
*****
AMERİKALI OLMAK NE DEMEKTİR?
- Bir Amerikalı olmak ne demektir?
- Amerikalı olmak, dünyanı neresine gidersen git kendi türkünü duymak demektir.
Bir bakarsın çekik gözlü bir Japon ya da palabıyık Türk ya da koca ağızlı bir Afrikalı, elinde gitar senin türkünü söyler. Söylerken de bir gözü sendedir. Beğenecek misin diye merak eder, yaltaklanır. İyi taklit edip beğendirdiğinde mutlu olur. Her yerde bir Madonna ya da Michale Jackson görsen dünyanın sana ait olduğunu sanmaz mısın? Nairobi’nin ortasında ya da Kuzey Kore’de İbrahim Tatlıses’i taklit eden adamlar olduğunu düşünmek ne garip değil mi?
- Gücüme gidiyor, gücüme gidiyor, kendi türkümüzü duymak istiyorum.
Alev Akatlı- Entelektüel Paradigma (Kısaltıldı)
görsel: flickr
****
KÜLKEDİSİ
Kırmızı topuklu kıza eğilir şehzade,
Süzülür kızın yeşil gözleri, yavaşlarken müzik
Saçı parlar gümüş bir yelpazede;
Şarap gibi kayar ışığa misafirler süzülerek
*
Uzun cam saray salonunun her sarmalında;
Eğilmiş kemanlarda kapsar çıkrıklar orayı.
Pembe mumlar titreşir leylak duvarda
Yansıtarak milyon şarap şişesinin parlaklığını,
*
Ve süzülen çiftlerin hepsi fırıl fırıl bir vecitte
Katılırlar çoktan başlamış bayram cümbüşüne,
Ta ki on ikiye yakın o garip kız birdenbire
Suçlulukla durdurup, soldurup, sarılıncaya dek şehzadeye
*
Heyecanlı müzik ve kokteyl muhabbeti ortasında
Kulak verir saatin yakıcı tik taklarına.
Sylvia Plath (1932-1963, ABD) - Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
*****
BECKER KONVANSİYONU

R.Jay Becker tarafından geliştirilmiştir.
1 Sanzatu açışına müdahale konvansiyonudur.
1 Sanzatu açışına 2.Oyuncunun 2 Trefl müdahalesi iki uzun minör,
2 Karo müdahalesi iki uzun majör gösterir.
5-5 dağılım için oyun açara yakın puan ile uygulanır.
5-4 için daha fazla puan gerekir.
http://www.duralbridge.com/ a teşekkürler.

21 Kasım 2012 Çarşamba

Briç Oyuncusuna Tavsiyeler


Tristesse - Chopin
*****
Birisi karşında akıllıyı mı oynuyor.
Sen aptalı oyna.
Sonra gerçek aptalı keyifle seyret.
Charlie Chaplin
*****
İÇERDE
Pencere, en iyisi pencere;
Geçen kuşları görürsün hiç olmazsa;
Dört duvarı göreceğine.
Orhan Veli Kanık
****
BRİÇ OYUNCUSUNA TAVSİYELER 
Aşağıdaki bilgiler kural niteliğinde olmamakla birlikte, uzun seneler boyunca elde edilen tecrübelere dayanılarak derlenmiş yararlı bilgileri içermektedir. Bu tavsiyelerin deklerana, savunma oyuncularına ve bilhassa yarışmada yararlı olacağına inanmaktayız.

1.  Kozlu oyunda ilk iş olarak kayıplarınızın neler olduğunu belirleyin.
2.  Kaç ele ihtiyacınız olduğunu ve bunları size kazandıracak renginizin hangisi olduğunu ilk aşamada belirleyin ve oyun plânınızı buna göre yapın.
3.  İlk elde rakibin ortağının verdiği sinyale dikkat edin. Bu sinyal, size o rengin dağılışı yanında onör kâğıtların yeri hakkında da önemli ipuçları verecektir.
4.  Eşit olarak dağıldığı tahmin olunan veya bilinen kısa renklerde empas yapmamanın yollarını her zaman araştırın. Empastan önce kullanılabilecek başka seçeneklerin de olduğu ellerde empas yapmakta acele etmeyin. Oyun içerisinde çıkan kartlar ve verilen sinyaller, onörlerden birinin yerini öğrenmek, diğer onörlerin yerini belirlemek konusunda size yardımcı olacaktır.
5.  Kozlu oyunda size oyunu kazandıracak olan, iki yan rengin Ruasına empas yapmayı düşünürken, varsa, ilk önce tekli renge atak yapın ve Ruayı çakarak düşürmeyi plânlayın. bunda başarılı olamazsanız, diğer renkte empas yapabilirsiniz. Her iki renkte de tekli (singleton) kâğıt yoksa uzun olan rengin As'ını çekin ve devam edin, eğer Rua düşmezse diğer renkte empas araştırın.
6.  Uzun bir yan rengi olmayan ellerde, genellikle avantajı rakiplere verecek bir kağıt çıkmak (strip) veya çatala düşmek (end play - thrown in) durumlarıyla karşılaşmaktan kaçının. Örneğin sizde Rua ve Vale kalmış iken, rakipte As ve Dam kalmış olması ve sizin rakibe doğru oynamak zorunda kalmış olmanız gibi.
7.  Pas geçmiş bir rakipte 8 ya da 9 puan çıkarsa, puan dağılımını yeniden hesaplayın.
8. Pas geçmiş olan bir oyuncu, sonradan kuvvetli 5-6 kartlı ve büyük onörleri olan bir renkle artırmaya katılırsa, bu oyuncunun elinde yan renklerden As ya da Rua olamayacağı kesindir. Bunu unutmayın!
9.  Rakibin atak yaptığı renkteki alıcı kâğıdı kullanmayarak eli almamaya Bağışlama (hold-up play) adı verilir. Bağışlama rakiplerin (bilhassa kozsuz oyunda) birbirlerine dönüşünü engellemek (iletişimi koparmak) için çok yararlı bir tekniktir. Ancak rakiplerden birinde oynanan renkten kâğıt kalmadığında, daha fazla bağışlamaya gerek yoktur ve el hemen alınmalıdır.
10. Oyundaki kâğıtların dağılımını hesaplamak için rakiplerin yapmış olduğu konuşmalardan ve kullanmış oldukları sinyallerden yararlanın. Rakiplerden biri Durdurucu (preemptive) bir konuşma yaptıysa, bu hesaplama daha da kolay olacaktır.
11. Öncelikle, sadece kesin olarak hesaplayabileceğiniz renkleri oynayın. Şüpheli olduğunuz kritik bir renk varsa, bu kritik rengi oynamayı (ve de empas yapmayı) sonraya bırakın ve böylece o renk hakkında daha fazla bilgi elde etme şansınızı artırın. Zamanınızı iyi kullanın.
12.  Elde ve Yer‟de kısa renkler varsa, her zaman El-Çaka-Yer-Çaka (cross-ruff) oyunu kurmayı plânlayın. El-çaka-yer-çaka oyununa başlamazdan önce, yan renklerden alıcı olan kâğıtlarınızı çekerek sağlam ellerinizi alın.
13.  Kozsuz oyunda ilk iş olarak kazanacağınız elleri belirleyin ve sayın. Sorun yaratacak gibi görünüyorlarsa, Yer-El ilişkisini sağlayacak olan geçiş kartlarınızı (antre-entry) iyi kullanın.
14.  Öncelikle ihalenizi çıkarmayı hedefleyin, oyunu fazla çıkarmayı sonraya bırakın ve de sükse yapmayı hiç düşünmeyin.
15.  Kendi elinizle Yer‟deki (dummy) kâğıtları müştereken tek bir el gibi değerlendirmeyi öğrenin. Sadece tek bir renge konsantre olmamaya çalışın.
16.  Kozsuz oyunda rakip Damı açtıysa ve sizde o rengin As‟ı ve Ruası varsa, Ruayı saklayarak, rakibin Damını Asla kazanmak çok doğru bir hareket olacaktır. Zira rakip Ruanın kimde olduğu hakkında belirsizlik ve şüphe içerisinde kalacaktır. Tehlike yaratacak bir renk veya ele (rakibe) çok dikkat edin, eli o rakibe kaptırmamaya gayret edin.
17.  Kritik bir renk olduğunda, rakibi bu renkten çatala getirmek için (end play - throw in) aynı uzunluktaki diğer bir rengi kullanın. Çatal işine girişmeden önce, elde ve Yer‟de en az birer koz kalacak şekilde, kozları ve rakibin diğer çıkış (exit) kartlarını çekerek alın (eliminate).
18.  Kozları çekerken, Yer‟de (dummy) çalışan uzun bir renk var, ancak başkaca bir yere geçiş kâğıdı yoksa, bu rengi kullanabilmek için en son kozla Yer‟de kalmayı plânlayın. Benzer şekilde Yer‟de veya elde sağlam kalmış elleri alabilmek için gerekirse sağlam bir kâğıda çakmayı dahi düşünmelisiniz.
19. Rakiplerin kazanması kesin olan (loser) bir kâğıdı oynarken, elden veya Yer‟den dışarı verilmesi kesin diğer bir kâğıdı boşaltarak (loser on loser play) aynı elde bir yerine iki kayıp kâğıttan kurtulmanın yollarını araştırın ve bu ihtimal varsa mutlaka kullanın.
20.  Sadece tek bir renkten kayıp kartlarınız) varsa rakiplerin ellerindeki çıkış kartlarını temizleyin ve böylece rakiplerinizi çaka bir renk oynamaya zorlayarak kayıp olan rengi bu çakaya boşaltmayı (discard) plânlayın. Tabii ki bu durumu gerçekleştirebilmek için Yer‟de ve elde yeterince koz olmasından emin olmalısınız.
21. Deklaran olarak, elinizde olduğu bilinen kâğıtları, size el kaybettirmeyecekse, süratle oynayın ve böylece rakiplerin çıkış kartlarını ellerinden almış olun.
22.  Büyük bir koz çakmanın mahzuru olmayan durumlarda, asla küçük bir kozla çakmayın.
23. Empas yapmadan büyük bir onörü kullanarak oyunu çıkarabiliyorsanız, öyle yapın, empas yaparak oyunu tehlikeye atmayın.
**
Deklaran siz iseniz
1.  İlk eli çok hızlı oynamayın. Rakip ilk kartı açtığında kendinizi durmaya ve düşünmeye zorlayın. İlk açılış kartına dikkatinizi yoğunlaştırın. Böylece ileride onu hatırlamanız kolaylaşacaktır. İlk açılan kartın bu kartı çıkanın elindeki rengin kuvveti ve uzunluğu hakkında ne anlama geldiği hakkındaki kararınızı verin.
2.  Artırmaları zihninizden tekrar gözden geçirin. Rakiplerden biri bir konuşma yaptı ise, bu rakibin genel puan durumunu ve konuştuğu rengin uzunluğunun ne olacağını değerlendirin.
3.  Kozlu oyunların çoğunluğunda genel plânınız aşağıdaki gibi olmalıdır:
a. Kayıplarınızı sayın. Hangi kayıplardan nasıl kurtulabileceğinize veya hangilerinin sağlam ellere dönüşebileceğine (çakarak, empas yaparak veya diğer bir sağlam ele boşaltarak) karar verin.
b. Yaptığınız plân, bir-iki kayıp kartınıza kozların kısa olduğu elden (genellikle Yer‟den) çakmanızı gerektiriyor ise, kozları çekmeye girişmeden bu plânınızı gerçekleştirin. Bunu yaparken size zararı olmayan bir veya iki kayıp eli dahi rakiplere verebilirsiniz.
c. Sonra kozlarınızı çekin, kozları çekerken rakiplerin uymasına dikkat edin ve çıkan kozları sayın. Koz kontrolunu kaybetmemeye büyük özen gösterin.
d.  En uzun yan renginize atak edin. En son olarak kısa yan renk renklerinizdeki onörlerinizi çekin. Kısa bir renginizi oynayarak, zayıflığınızı işin başında açığa vurmayın.
4.  Kozsuz oyunlarının çoğunluğunda genel plânınız aşağıdaki gibi olmalıdır:
a. Kesin alıcı kartlarınızı sayın. İhaleyi gerçekleştirmek için yeterince el sayamıyorsanız, size ilave elleri kazandıracak en iyi rengin hangisi olduğuna karar verin ve o rengi öncelikle sağlayın.
b.  Öncelikle size eller kazandıracak renge atak edin (bu genelde sizin en uzun yan renginiz olacaktır) Kayıp ellerinizi işin başında vererek kurtulmaya çalışın.
c.  Bir defasında bir renkle uğraşın. Bir rengi sağlayıncaya kadar bu renkten oynamaya devam edin. Bunu yaparken savunanların verdiği kartları sayın ve sonra bu renkten sağlanan elleri çekin. Başka bir renge döndüğünüzde tekrar saymaya başlayın.
d.  En son olarak da kısa yan renklerinizdeki onörlerinizi çekin.
**
Savunmadaysanız
1.  Bitişik onörleri olan (QJTx, KQxx, gibi) renklerden açılın. Desteklenmeyen (Ax, Axx, Axxx, gibi) As‟ları çıkmayın. Asların görevi onör ezmektir, 2-li 3-lü toplamak değildir.
2.  Ne açılacağınıza karar veremiyorsanız en uzun renginizin dördüncü büyük kartını açılın. Kozsuz oyununda en uzun rengi açmak standarttır ve Kozlu oyunda da en emin açılıştır.
3.  Çakaya açılmayın. Çakaya açılmak %95 Deklerana yardım anlamındadır.
4.  Oynarken çıkan puanları ve kartları sayın. Konuşmalardan elde ettiğiniz ipuçlarını kullanın ve böyle yaparak ortağınızın ve Deklaran'ın elinin ne olabileceğinin resmini zihninizde canlandırın.
5.  İleri görüşlü olun ve oyun kritikleşirse ne oynamanız gerektiğini önceden düşünün. Deklaran'ın Yer‟den eline doğru bir kart oynuyor olması, birçok durumda Deklaran'ın elinin nasıl olduğu hakkında size bilgi verecektir.
6.  Sinyaller kullanarak ortağınıza eliniz hakkında bilgi verin. İstenen karta uyarken ya da başka renkten bir kart boşlarken, anlaşmanıza uygun sinyaller vermeye özen gösterin.
**
Konuşma (Deklare) Yaparken
1.  Bir minör fiti bulmuş dahi olsanız, her zaman Majör fiti araştırın. Elinizde 4 kartlı bir majör renginiz varsa bunu birinci seviyede gösterebilirseniz, bu majör‟ü konuşun.
2.  Minör kontratları yerine 3 NT oynamayı yeğleyin.
3. Rakiplerin renginde uzunluğunuz varsa ve yapacağınız konuşmadan emin değilseniz pas geçin. Çok uzun düşünerek probleminizi ve elinizi açığa vurmayın
4.  Basit deklareler yapın. Ortağınızın majör‟ünde fitiniz varsa, her zaman bu majör‟ü artırın. Ortağınızın renginde fit bulduğunuz durumlarda konuşmaları uzatın (yan renkler veya kuvvet gösterin). Gerekli olan sekiz adetten bir ya da iki fazla koz fiti bulduğunuzda, yarışmalı bir artırmada üç seviyesine çıkmaktan çekinmeyin.
5.  Ortağınız size aksini söylemedikçe ortağınızın daima minimum kuvvette olduğunu varsayın. (Ortak oyunu açtı ise 12-14 Puan, ortak Cevapçı ise 5-7 Puan minimumdur).
6. Eliniz minimumsa; bir fit buluncaya kadar en düşük seviyede konuşun. Minimum elle aşağıdaki durumlar haricinde seviye yükseltmeyin:
a.  Ortağın rengini artırıyorsanız.
b.  Kendi uzun renginizi (6+) tekrarlıyorsanız.
c.  Kendi ilk renginizden daha ucuz ikinci bir renk gösteriyorsanız.
7. Elinizdeki puan durumunu en iyi şekilde gösterdiğinizden emin olun. Karşılıklı toplam (25)/26 puanınız varsa majörünüzde veya Kozsuz‟da sıçrayın (natürel). Ortağın pas geçmesine ve rakiplerin araya girmesine fırsat tanımayın.
8.  Davet edici bir eliniz varsa (Oyunu Açan için 16-18(19) P., Cevapçı için 10-11(12) P.) ve ortağınızla müştereken 25+ puanının olabileceğini düşünüyorsanız, gerekenden bir fazla seviyede konuşma yapın. Bu genellikle oyunu 2NT veya 3 NT‟ya götürmek istediğiniz anlamını taşır.
9.  Minimum bir eliniz varsa kendinizi sınırlayıcı en düşük seviyede konuşun.

Kendi Başınızayken
Briç yeteneğinizi geliştirmek için, oyun masasının dışında alıştırmalar ve çalışmalar yapmak konusunda kendinize söz verin.
**
 “Briç temelde sosyal bir oyundur, ancak üzülerek söylemek gerekir ki, briç önemli miktarda anti sosyal kişileri de cezbeder. Alan Truscott
“sorularda briç. emin yaykın”

19 Kasım 2012 Pazartesi

Gulaş (Goulash)

L'Indifference - Cafe Accordion Orchestra
http://www.youtube.com/watch?v=nwXY0II9-Mo                    *****                                                                           
Tarih göstermiştir ki
insan eğer boyun eğmezse,
kararlılığı kırılmazsa,
sonunda hemen her zaman, her sistemden güçlü çıkar.
Zor dönemlerde ihtiyacımız  olan sadece cesarettir.
Soner Yalçın, Samizdat
*****
DONMUŞ DALLARDA ÇİÇEK
İyidir beraber olmamız
Yaklaşmış, değişik.
Duyulur çevrenin gürültüsünde
Issız
Bizde bir şey eksik.

Belki de bir şey fazla, yıllarca bilmedik
Çökmüş birdenbire ağır;
Bir kırık gülüşte
Yitik
Ümitsiz hatırlanır.

Bulmak gibi tıpkı
Karlar altında kayıp uzanırken ova
Yolu kendiliğinden.
Donmuş dallar esen ılık rüzgâra
Çiçek açar çekingen.

Aldanarak, unutmuş
Senin yolun ayrı, benimki ayrı
Az sonra ikimiz de yalnız.
Kısa bir zaman için, saat beş suları
İyidir beraber olmamız...
Behçet Necatigil
*****
GULAŞ  (Goulash) Brici
Çok dağılımsal ellerle oynanan (tek renkten 8/10 veya 2 renkten toplam 11/12 adet kartın bulunduğu el), Gulaş Brici olarak bilinen bir oyun. Rober Briç gibi eğlence amacıyla oynanmaktadır.
*
Gulaş Bricinde el bitiminde kartlar tamamen karıştırılmaz. Oyun bitince her oyuncu elindeki kartları renklerine göre gruplar ve eller destede karıştırılmadan bir araya getirilir. Dağıtan oyuncu, desteyi bir ya da iki defa kestirdikten sonra, kartları birer birer değil 5-5-3 ya da 5-4-5 gibi paketler halinde dağıtır.

Bazı Rober briç oyuncuları da, bir önceki elde oyun açılmayıp 4 oyuncu da pas geçince, kartları Gulaş olarak dağıtırlar. Amaç, çok dağılımsal özelliği olan çılgın eller elde etmek ve böylece konuşmalara ve oyuna canlılık getirmektir.
“emin yaykın. sorularda briç”

17 Kasım 2012 Cumartesi

Nafiz Zorlu

görsel. deviantart
*****
Kaplanın sırtında hüküm sürenler,
bir gün o kaplana yem olmaktan kurtulamazlar.
Uğur Mumcu
*****
Sanat, 
insan zihninin gelişmesi, ilerlemesi doğrultusunda gelişerek, ilerleyerek insana tarih boyunca yoldaşlık etmiştir. Bunun için sanat boş zamanları dolduracak bir oyalanma, başıboş bir haz kaynağı ya da sırf estetik açlığın doyurulması aracı olamaz.
Gerçekçiliğin Tarihi - Suçkov
*****
ERİMEK
Erimek belirsizce her şeyde,
Karışmak sulara yıldızlara,
Sinmek kokusuna mor menekşenin,
Yanmak damar damar, nefes nefes,
Yaşamak tükene tükene.. 
Bedri Rahmi Eyuboğlu
*****
NAFİZ ZORLU
“Farklı Yollardan Doğruya Ulaşmayı Briçten Öğrendim”
Nafiz Zorlu, bugün Mazhar Zorlu Holding’in yönetiminden çekilmiş olsa da holdingi yıllarca ağabeyi Kemal Zorlu ile beraber başarıyla büyütüp, şirketlerini en üst noktalara taşıdı. Ayrıca Altay Spor Kulübü’ne yıllarca başkanlık yaptı. Bugün İzmir’in en güzel otellerinden Ege Palas’ı yönetiyor. Nafiz Zorlu’nun en önemli özelliği ise Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi briç oyuncularından biri olması. Hayatını adadığı briçle 19 yaşında Boğaziçi Üniversitesi’nde tanışan Zorlu, gerçek bir şampiyon. Zorlu, “Briçte mutlak doğruya ulaşmanın farklı yolları var. Çok farklı değişkenler var. Dolayısıyla hayatla briçi çok bağdaştırıyorum” diyor ve ekliyor: “İşte bu yüzden hayatın ta kendisi…”
*
1979 ile 2004 yılları arasında tam 25 yıl boyunca briçte Türkiye’yi milli takımda temsil etti. Briçin “spor” olarak kabul edilmesinde en büyük emek yine ona ait. Türkiye Briç Federasyonu’nun da hem kurucu başkanlığını hem yıllarca başkanlığını yürüttü. Türkiye şampiyonluklarının sayısını hatırlamıyor. Dünya ve Avrupa şampiyonalarına ise tam 13 kez katılarak rekor kırmış.
*
Bu rekorları birlikte kırdığı “briç eşi” olan Salvador Assael ile Türkiye'nin dünya klasmanındaki yerini 2000’li yıllarda 30’unculuktan 12’nciliğe çıkarmış. Ancak 2004 yılında briçin en rekabetçi kategorisi olan “açık seri”de Zorlu ve Assael’in başarısına rağmen takım halinde bir türlü gelmeyen başarı, Zorlu’nun briç heyecanını bir süre yitirmesine neden olmuş. Aradan geçen 6 yıldan sonra İstanbul’da Hoşgörü Briç Kulübü’nde bir araya geldiğimiz Nafiz Zorlu, yeni bir Türkiye şampiyonluğunu kutluyordu.
*
Son 2 yılda Türkiye’nin dünyada ve Avrupa’da elde ettiği başarılar onu yeniden umutlandırmış. Milli takıma dönmeyi düşünmeye başlamış. Henüz kararını vermemiş olsa da Nafiz Zorlu, briçin en rekabetçi kategorisi açık seride Türkiye’nin şampiyonluğa ulaşması için sahalara dönebilir.
İşte Nafiz Zorlu’nun briç serüveni…
Boğaziçi’nde Başladım
Briçle 19 yaşımda tanıştım. 1972’de Boğaziçi Üniversitesi hazırlık sınıfına başladım. O yıl Robert Kolej’in Boğaziçi Üniversitesi’ne dönüşüm yılıydı. Okulda sadece 870 kişiydik. Bir kantinimiz vardı ve orada pek çok kişinin briç oynadığını gördüm. Kart oyunlarına aşinalığım vardı ve bunu bilmediğimi fark ettim. Sonra İzmir’deki arkadaşlarımın da briçe başladığını öğrendim ve briçe böylece merak saldım. Kısa zamanda da öğrendim. İlk 2 yılımı üniversitenin içinde geçirdim. Briç öğrenmek için o dönemde biz çok şanslıydık. Boğaziçi Üniversitesi’nin ciddi şekilde bir briç kulübü vardı. Üstelik müsabakalar yapılıyordu. Sonra dışarıdaki briç turnuvalarına giden arkadaşlarım sayesinde de yarışma briçiyle tanışmış oldum. 1975 yılından beri büyük turnuvalara gidiyorum.
Milli Takımda 25 Yıl
Öğrendikten sonra briçte hızlı bir ilerleme elde ettim. İlk şampiyonluğumu 1976’da yaşadım. Gerek eşli oynanan ikili kategoride gerek 6’şar kişiden oluşan takımlar halindeki müsabakalarda Türkiye şampiyonu olmaya başladım. 1979 yılında ilk defa milli takıma seçildim. 2004’e kadar da toplam 13 kez Avrupa ve dünya şampiyonalarında Türkiye için oynadım. Ben ve ortağım takımımızın önde gelen çifti konumundaydık ve son 5-6 şampiyonada takımı üst seviyelere taşıyacak kadar önemli dereceler elde etmiştik. Fakat takım olarak sınırı aşamadık. Hep yüzdük, yüzdük kuyruğuna geldik. Dünya Şampiyonası’nda çeyrek finale kaldık, çeyrek finali geçemedik.
Avrupa Şampiyonası’nda ilk 6 dünya şampiyonası için oynuyordu ama biz 7’nci olduk. Bu eşikleri takım halinde geçemeyince 2004’te heyecanımı yitirdim. 1979’dan 2004’e 25 yıl boyunca briçe ciddi bir mesai verdim. Kendimce bu kadar vakit ayırıp pek çok fedakarlık yapınca bir hedefe ulaşmak gerektiğini düşünüyordum. Buna ulaşamayacaksam neden uğraşıyorum diye düşündüm. Türkiye’nin briç potansiyelini daha ileriye taşıyamamamız nedeniyle 2004’te milli takımdan ayrıldım.
Açık Seride Başarı Zamanı
Bugün yeniden milli takıma dönmeyi değerlendiriyorum. Çünkü, Türkiye briçte oldukça başarılı hale geldi. Bunu takım sonuçlarına yüzde 100 yansıtamadı ama bazı kategorilerde önemli sonuçlar elde etti. Briç bayanlar, 60 yaş ve üzeri, gençler ve açık seri kategorilerinde oynanıyor. Açık seri cinsiyet, yaş ayrımı olmaksızın oluşturulan bir grup. Ben açık seride oynuyordum.
Türkiye 2008’de 60 yaş ve üzeri kategorisinde Avrupa 1’incisi oldu. Bu, çok önemli bir başarı. Geçen yıl bireysel olarak da bazı oyuncularımız Avrupa Şampiyonu oldu. Dünya gençler şampiyonasında çeşitli kategorilerde 3 gencimiz dünya şampiyonu oldu. Ama bu işin en rekabetçi en önemli kısmı olan açık seride Türkiye hala madalyaya ulaşamadı. Şimdi açık seride de başarı zamanı…
Ortaklık Oyunu
Briç tamamen bir ortaklık oyunu… Dolayısıyla bireysel başarı söz konusu değil. Çünkü, siz bir karar alırken, ortağınıza kendi aklınızı, kendi bilgilerinizi ulaştırıyorsunuz ve buna göre ortak bir karar veriyorsunuz. O nedenle ortak düşünme ve müşterek çalışmayı öğretiyor. “Ben düşündüm, ben yaptımla” olmuyor. Karşı tarafın sizin mesajlarınızı algılayabilmesi için de akıl yürütmeniz gerekiyor.
Ortağınızın nasıl düşündüğünü de algılamak zorundasınız. İkincisi briç için bilgi çok önemli. Briçin lisanını ortakların her ikisinin de iyi bilmesi, doğru kelimeleri doğru zamanda kullanmaları gerekiyor. Tabii bu da çalışma gerektiriyor.
Bilimsel çalışma briçin lisanını en iyi şekilde anlamaya yarıyor. Bundan sonra da yorum aşaması geliyor. Elde ettiğiniz bilgileri yorumluyorsunuz. Briçte mutlak doğruya ulaşmanın farklı yolları var. Çok farklı değişkenler var. Dolayısıyla hayatla briçi çok bağdaştırıyorum.
Hayatın ta Kendisi…
Hayat da böyle… Yani zamanına göre, size göre doğru olan başka bir yerde çok büyük bir yanlış olabiliyor. Siz o an için bir rekabet içine giriyorsunuz. Bu rekabet içinde rakibiniz sizden en yüksek skoru almaya çalışıyor. Dolayısıyla bir çekişme içindesiniz. Bu bilgi akışında gizli hiçbir şey yok. Briçin temel kuralı oyun esnasında yapılan konuşmaları rakiplerin de duyması ve buna göre kendi değerlendirmelerini yapmaları…
Briç ayrıca çok hızlı karar vermeyi gerektiriyor. Elde ettiğiniz bilgileri bir süzgece tabi tutuyorsunuz bir sentez yapıyorsunuz. Analitik düşünmeyi de gerektiriyor. Kararı ortağınıza da bırakabilirsiniz siz de alabilirsiniz. İş yaşamı da böyle değil mi? Daha bilgili veya elinde daha çok bilgi olduğuna inandığınız ortağınıza sizdeki bilgileri aktarıp kararı onun vermesini istiyorsunuz. Hangi elde kararı ortağa bırakmak, hangi elde inisiyatif alıp kendinizin konuşması daha doğru? Buna karar vermek bile büyük ustalık istiyor.
Anlık Heyecana Yer Yok
Briçin ucunda mutlaka matematik var. Ama matematik briçin çok önemli bir kısmı değil. Kartlar açıldığı zaman yüzdesel olarak ihtimalleri hesaplıyorsunuz. Prensip olarak uzun vadede kazanacağınız ihtimali seçmeniz gerekiyor. Briç zeka işi değil ama zekası olmayanların, zekası düşüklerin işi de değil.
Briçte gelişmeye müsait milyarlarca ihtimal var. Arayış hiç bitmez. İkincisi psikolojik bir oyun. Kişinin anlık karar verebilme ve o andaki ruh halini, duygularını kontrol edebilme yeteneklerinin gelişmiş olması gerekiyor. Yoksa anlık heyecanlarla çok yanlış kararlar verilebiliyor. Bazı briç oyuncularının en büyük problemi de bu. İyi bir briç oyuncusunun mutlaka sakin bir ruh haline ve duygularını bastırabilme yeteneğine sahip olması gerekiyor. Akıl ve mantık neyi gerektiriyorsa o şekilde davranmak gerekiyor.
24 Yıl Aynı Partnerle
24 yıldır aynı partnerle oynuyorum. Partnerim Salvador Assael ile dünyadaki en büyük başarımız 5-6 şampiyona üst üste o şampiyonanın en iyi derecesini yapan ilk 5 çift arasında yer almamızdı. Bunu bir kereye mahsus yapsak farklı olabilir ama 5-6 şampiyona üst üste bu kategoride yer almak çok önemli bir başarıydı. Ve 2002 yılında ABD’deki büyük bir turnuvada da şampiyon olduk. O da çok önemliydi. Asgari 7 Türkiye 2’li birinciliği, 8-9 tane Türkiye takım birinciliği gibi sayısız Türkiye şampiyonluğum var. Geçtiğimiz günlerde karışık kategoride birinci olduk.
Salvador Assael, ben milli takımı bıraktıktan sonra 2004’ten itibaren başkasıyla da oynadı. Yeni dönemde briçe devam edip etmeme milli takıma dönme kararını henüz vermedim.
Briç ilerleyen yaşlarda ve emeklilik döneminde de muazzam bir oyun. Bir kere sizi koruyucu bir özelliği var. Briç oynayan Alzheimer olmaz. Ayrıca yaşamınızı bedensel olarak çok rahatsız olmadan ama sosyal olarak insanlarla bir arada zevk alarak geçirebilirsiniz.
Asillerin Oyunu mu?
Ben briçe başladığımda çok az insan oynuyordu. Geçmişte briçin İngiliz aristokrasisinin oynadığı bir oyun gibi bir imajı vardı. Bugün böyle bir durum yok. Sosyal anlamda briç çok fazla oynanıyor. Ama bir briç turnuvasına gidebilmek için belli imkanlar da gerekiyor. Ama iyi oynayan gençlerin turnuva masraflarına imkanları olanlar katkı yapabiliyor. Briç Türkiye’nin her yerinde oynanıyor, her yerde briç kulüpleri var.
Briçin zor tarafı tek başına öğrenilemiyor olması.
2 kızım var. 19 yaşındaki küçük kızımdan briç konusunda çok ümitliyim. Briçe çok düşkün olan insan prensipte oyun sever. Hiç oyun sevmeden briç sevilmez. Briçin tek kötü yanı oturarak masa başında oynanıyor olması. Bu hareketli iş yaşamı içinde zaman istiyor. Düşünce sistematiği açısından briçin çok faydalı olduğunu düşünüyorum.
İş Dünyası Briç Oynuyor
En ünlü briç oyuncuları arasında Erdal İnönü, Orhan Pamuk’un babası IBM eski genel müdürlerinden rahmetli Gündüz Pamuk da var. Toprak Holding’in eski genel koordinatörü Ergun Korkut geçenlerde 60 yaş ve üzeri turnuvasında Avrupa şampiyonu oldu. İyi briç öğrenmek 3-4 yıl alabilir ve geliştirme de bitmez. Ergun Ağabey’in pozisyonunu düşünün. O iyi briç bilerek hayatının büyük kısmını çok mutlu olarak geçirebiliyor. Büyük turnuvalara gidebiliyor, buralarda Türkiye’yi temsil edebiliyor. Muhtemelen dolu ve çok daha iyi yaşıyor.
Briçi çok iyi oynamak, büyük tecrübeler edinmek için çok zaman ayırmak gerekebilir. Bu da vaktin yetmediği iş hayatında zor olabilir. Ancak bir işadamı iyi seviyede briç öğrenirse, bunu geliştirmeyi ileri yaşlarına saklarsa bundan büyük mutluluk duyabilir. Bir anlamda tatmin de bulabilir.
Briç, İş Yaşamında Risk Hesabını Geliştiriyor
Uyum Şart
Bricin en önemli hususu ortakla uyum ve iyi anlaşma. Oyunda yöntemlerin geliştirilmesi, bunların süratle değerlendirilmesi ve üstelik bunu iki kişinin birlikte yapması gerekiyor. Bu oyunun her aşamasında geçerli. En doğruya giderken eşiniz size katkıda bulunuyor. Hatta size öyle bir kart veriyor ki sizi ikaz edebiliyor. Briçte inatlaşma, partnere aykırı davranma söz konusu bile olamaz. Eşe saygı göstermek zorundasınız.
Risk Tayini
Oyuncu ilk aşamada riski tayin eder. Bunu da prensip itibariyle matematik gerçeklere dayandırmaya çalışır. Bugün iş hayatında karar alan insanların durumu da bu değil mi? Yani ellerinde veriler, geçmiş deneyimleri, hisleri ve içgüdüleri var. Bunlara dayanarak iş yaşamında da en az riski getirecek en sağlam kararları almaya çalışıyorlar. İşte iyi bir briç oyuncusu da tamamen aynı şekilde davranır. Elindeki veriler yeterli gelmediği noktada da işe gerekirse duygularını ve deneyimlerini katabilir.
Doğru Karar Alma
Dolayısıyla doğru karar alma stratejisi bakımından briç çok iyi bir oyun. Örneğin bir yatırım kararı alacaksınız gelecekteki şartların analizini yapıyorsunuz. Elinizde veriler var. O verileri baz alıyorsunuz ve doğru kararı vermeye çalışıyorsunuz. Bazen elinizdeki veriler karar almanızı zorlaştırabiliyor. Yine de o kararı vermek zorundasınız. Mantıklı bir briç oyuncusunun elinde her zaman bir veri vardır ve o verileri matematik gerçekleri hiçbir zaman göz ardı etmeden değerlendirir.
Özlem Aydın Ayvacı, capital.com

15 Kasım 2012 Perşembe

Konvansiyon Kartı

Arkadaşlık aşktan daha zordur.
Çünkü daha uzun sürer…
Harry Truman
****
MERHAMET
Sana yolculuğu anlattım
Geliyorum dedin.
Ölümü anlattım sana
Kurban olurum sana dedin.
Senin için şiir yazmaya
kalemim yok dedim,
al uzun süredir dudaklarımı boyamadığım
rujum burada işte dedin.
Kağıt nerede? diye sordum
çantanı aralayıp baktın
ve yok dedin.
Ceplerimi aradım
ve yok dedim!
Bir şey demedin… sessizce
uzattın ağzını
ve dudaklarını
senin için iki dize yazdım.
Hîwa Kader (d.1964, Süleymaniye), çeviren: İsmail Haydar Aksoy
*****

KONVANSİYON KARTI (CONVENTION CARD – CC) 


Rober bricinde olduğu gibi, duplike briçde de eşler arasında değişik deklarasyon stilleri kullanılabilir ve bazı deklarelerin özel manaları olabilir. Rakipleriniz arasında böyle özel manalı deklareler varsa, sizin onlardan haberdar edilmeniz gerekir. Bu bilgi alışverişini kolaylaştırmak için her duplike briç çifti kendi deklarasyon sistem (ve özelliklerini) özet olarak açıklayan bir “Konvansiyon Kartı” doldurmak zorundadır.

Konvansiyon Kartının asıl amacı, rakiplerinize ortağınızla kullandığınız deklarasyon sistemini açıklamak olmakla beraber, turnuvadan önce ortağınızla oturup böyle bir kartı hazırlamanız sizin içinde iyi bir turnuva öncesi hazırlığı olacaktır. Oyun sırasında, rakiplerinizin herhangi bir deklaresinin ne anlama geldiğinden emin olamazsanız, konvansiyon kartlarına bakabilirsiniz. Örneğin 1NT’yi kaç puanla açtıkları (normalde 16−18, ama bugünlerde 15−17 daha popüler oluyor gibi), zayıf veya kuvvetli 2 açış tercihlerini, negatif Kontr vs. gibi konvansiyonlardan hangilerini kullandıklarını kartlarında görebilirsiniz.

Kartlarda bir çift arasında olabilecek tüm özel anlaşmaların belirtilebileceği yerler vardır. Standart olmayan deklarelere (artificial bids) ait kısımlar kırmızı harfler ile yazılmıştır, ve bu tür deklareler verdiklerinde rakipleriniz sizi uyarmak (Alert!) zorundadırlar. Temel Goren sistemi ile oynayan çiftler, muhtemelen bu kırmızı alanları hiç kullanmayacaklardır.
Boş konvansiyon kartlarını kulüpten temin edebilirsiniz. Eğer temel Standart Amerikan sistemi kullanıyorsanız, kartın doldurmanız gerekecek olan kısımları şöyle sıralanabilir:
A. NT AÇIŞ DEKLARELERİ: 1, 2 ve 3 NT açışları için kullandığınız puan aralıklarını belirtiniz. STAYMAN kullanıyorsanız “2 Trefl forsing” kutusuna bir X işareti koyunuz.

B.  MAJÖR KOZ AÇIŞLARI: Eğer 5’li majör oynuyorsanız, “1 Kör − 1 Pik, 4’lü major” bölümünde “asla” veya “nadiren” şıklarını işaretleyiniz. Eğer ortağınızın kozunda sıçrayarak (1 Kör − 3 Kör) cevap vermeniz forsing ise “sıçrama” kısmında “forsing” şıkkını, eğer sıçrayarak verdiğiniz cevap sadece bir davet (10−11 puan) ise “limit” şıkkını işaretleyiniz.

C.  MİNÖR KOZ AÇIŞLARI: 1 Trefl ve 1 Karo açışları için 3+ şıkkını işaretleyiniz. Ortağın minör açılışını sıçrayarak yükseltmenizin “forsing” mi yoksa “limit” mi olduğunu belirtiniz. “1NT / 1 Trefl” kısmında ortağınızın 1 Trefl açılışlarına hangi puan aralığında 1NT ile cevap verdiğinizi açıklayınız (genelde 6−9 veya 10 puan).

D. 2 SİNEK, 2 KARO, 2 KÖR, 2 PİK AÇILIŞLARI: Eğer 2 açışlarınız kuvvetli ise her deklarenin altında “kuvvetli” kutusunu işaretleyiniz. Eğer zayıf 2 açışlarını tercih ediyorsanız, her renk için açış puan aralığınızı belirtiniz.

E. DİĞER KONVANSİYON ANLAŞMALARI: Ortağınızla aranızda standart konvansiyon kartında gösterilmeyen özel anlaşmalar varsa bu kısımda her birini kısaca tarif ediniz.

F.  DİREKT 1NT OVERCALL: 1NT overcall’larınızın puan aralığını belirtiniz (15−17 veya 16−18)

G. BASİT OVERCALL: Herhangi bir renkte yapacağınız overcall’ların puan aralığını belirtiniz (genelde 8−16 puan).

H.  SIÇRAMALI OVERCALL: Eğer rakip açışından sonra zayıf elle sıçramalı overcall yapıyorsanız, bu bölümde “zayıf” şıkkını işaretleyin.

I.  PRE-EMPTİF AÇIŞLAR: Bu kısımda bir çok oyuncu “hafif” şıkkını işaretler. Siz genel olarak 10−11 puandan aşağıda 3 seviyesinde açışlar yapmıyorsanız, “sağlam” şıkkını işaretleyin.

J. DİREKT CUE-BID: Bu şık rakibin oyun açtığı renkte bir seviye yükselerek (rakip 1 Kör, siz 2 Kör) verdiğiniz deklarenin anlamını açıklar. Eğer bu eliniz kuvvetli demek ise, “Kuvvetli TAKE-OUT” şıkkının karşısında “Majör” ve “Minör” kutularını işaretleyin.

L.  OYUNDA KART SEÇİMİ: Verilen her örnek için oynamayı seçeceğiniz kartı daire içine alınız (koyu harfle gösterilen kart standart seçimi gösterir; sizin seçiminiz de aynısı ise, hiç bir şey işaretlemeyiniz). En altta “4. en iyi kart” şıkkını işaretleyerek, uzun renkten açılacağınız kartı belirtiniz.
Ferudun Cangurus- ankerium
görsel: flickr