24 Nisan 2017 Pazartesi

Bricimizi Nasıl İlerletebiliriz?

S. Rachmaninov - V. Gryaznov. Italian Polka
*****
Konuştuğun zaman sadece bildiklerini tekrar edersin ama
dinlersen yeni şeyler öğrenebilirsin.
Dalai Lama
*****
Yağmuru seviyorum diyorsun,
yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun.
Güneşi seviyorum diyorsun,
güneş açınca gölgeye kaçıyorsun.
Rüzgarı seviyorum diyorsun,
rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun.
İşte bunun için korkuyorum;
beni de sevdiğini söylüyorsun.
W.SHAKESPEARE
Siyah-beyaz/ ölüm-yaşam’dan
*****

Lİ  PO 
Ve Li Po da sarhoşken ölmüştü.
Sarı Nehir’de bir ay vardı,
Kucaklamaya çalışmıştı.

Ezra Pound (1885-1972, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
*****

BRiCİMİZİ NASIL İLERLETEBİLİRİZ?
H.W.Kelsey
Çeviren: Şiar Yalçın

1. Bricimizi nasıl ilerletebiliriz? Yanlışlarımızı azaltarak.
a. Kazananlar en keskin tekniğe sahip olanlar değil, basit durumlarda en az hata yapanlardır. En iyi oyuncular bile seans başına 2-3 hata yapar.
b. Yanlışlar oyun sonunda büyüteçle incelenmeli, ayrıntılı ve eleştirel bir analizden geçirilmelidir. Yanlışları kabullenme ve ders alma isteği briçte başarının gerçek sırrıdır.
2. Tüm gelişmelerini bilmediğimiz konvansiyonları kullanmamalı, konvansiyon oyuncağı ile oynama isteğimize yenilmemeliyiz.
Konvansiyonlar düşünmenin yerini tutan bir araç sayılmamalıdır.
3. Blackwood'un tek amacı iki as eksik olduğu zaman şlem ilanına engel olmaktır.
On şlemden dokuzu Blackwood'a gerek kalmadan bulunmalıdır.
4. Kötü bir alışkanlık, kısa renklerden büyük onörleri olan ellerle 'Alışılmamış Sanzatu' konvansiyonuna başvurmaktır.
5. Kumar 3NT, sık sık yanlış kullanılır. Konvansiyon kapalı altı ya da yedi kağıtlı bir minör ve yanında en çok bir rua gösterir.
6. Zayıf iki açılışı altılı iki onörlü tek renkli ellerle yapılmalı, elin oynama gücü yüksek, defans gücü düşük olmalıdır.
7. Özellikle NT oynanırken, uzun rengin bütün alıcı kağıtlarını çekmenin çok yararı vardır. Rakipleri elini zayıflatmaya zorlar ve defosları değerlendirmemize yarar.
8. Ortağın basit desteği üzerine altı oyun lövesi ile manş denemesi, yedi oyun lövesi ile manş ilanı doğrudur. Önemli olan kontroller ve dağılımdır.
9. Yüksek seviyede koz kontratları söz konusu olduğunda as ve rualar dört ve üç puanın üzerinde değer taşırlar. Tek ve ikili onörler için bir puan çıkarılmalıdır. Assız ellerden de bir puan çıkarılmalıdır.
10. Genel olarak iyi ara kağıtları ve ikinci keserleri olan el, sanzatuya oynar.
Kuvvetli kontrolleri olan elleri ise koza oynamak daha iyi sonuç verir.
11. Olasılık yasalarına göre, dokuzludan büyük kağıt olmayan el (Yarborough) bulunma olasılığı 1827'de birdir.
12. İyi bir koz fiti bulunduğu zaman konuşmaları sonuna kadar zorlamak çoğu kez iyi sonuç verir.
a. Misfit durumunda tek sağlıklı eylem misfit belli olur olmaz susmaktır. 
En iyi kontratı bulamamış olabilir ama daha büyük bir zarardan korunmuş oluruz.
b. İki renkli misfit daha da korkulacak bir şeydir.
c. Misfitten kuşkulandığınızda eli rakiplere oynatmaktan mutluluk duymalısınız.
d. Rakip renginden uzunluk misfitin ilk işaretidir ve iyi oyuncuları araya girmekten caydırmak için yeterlidir. Bir el bir taraf için misfitse, öbür taraf için de misfittir.
e. Rakip renginden uzunluğu olan 17 onör puanına kadar dengesiz ellerle en doğru karar pas geçmektir.
13. Fazladan konuşmalar daha iyi kontratlara değil daha iyi defansa yol açar. Yolda papatya toplamak tehlikelidir. 1556 dünya şampiyonluğu eli incelenmesi sonucunda en başarılı kontratların en az konuşmalarla ulaşılan kontratlar olduğu saptanmıştır.
14. Dağılım 4-3-3-3 ise Stayman kullanılmamalıdır.
15. İyi oyuncular empas yapmayı sevmezler. Yüzde elli bir şansı ustalar için yeterli değildir. Onlar empası son çare olarak saklayıp daha emin yollar ararlar.
Usta oyuncu genellikle vasat oyuncudan bir eksik yapar.
16. Yüklü ceza sayıları manş ve şlemleri batırmaktan değil, rakiplerinizi misfit olan elerle düşük seviyede yakalamaktan kaynaklanır. Rakipler isteyerek manş ilan ettiklerinde kontur tehlikelidir. Çünkü konturunuz dekleranı kötü bir dağılım konusunda uyarabilir, kötü kontratttan daha iyi bir kontrat buldurabilir. Yeterli koz olmadan yüksek seviyedeki kontratlara kontur çekenler pişman olurlar. Böylece hem oyunu hem de ortaklarını kaybederler.
17. Bir defans oyuncusunun eli onör puanları bakımından güçlü ise koz çıkışı iyidir.
18. Oyun sırasında kısa dinlenmeler işe yarar. Ortağınız oynarken onunla birlikte oynamayıp dinlenin. Ortağınızı seyretmeyin.
19. El bağışlamak deklaranı yanıltabilir. Keserleri ilk fırsatta kullanan savunma oyuncuları deklaranın işini kolaylaştırır. 

1 Mart 2017 Çarşamba

J Puanları

görsel. pinterest
*****
Serenade de Schubert, Nana Mouskouri
*****
Unutmazsan senin, 
affetmezsen onun canı acıyacaktır.
Unutma, affetmek ve unutmak iyi insanların intikamıdır.
SENECA
*****
Aptallar ne affeder ne unutur, 
Saflar affeder ve unutur, 
Akıllılar ise affeder; ama asla unutmaz.  
Thomas Szasz
*****
BİR GÜLÜMSEME

Efsanevi hikaye Küçük Prens’in yazarı Antoine de Saint-Exupery, ikinci dünya savaşında Nazilerle savaşırken hayatını kaybetmiş bir savaş pilotuydu. Dünyayı algıladığı eşsiz bakış açısını paylaştığı hikayelerinden biri; İspanyol iç savaşı sırasında yaşadığı bir anısını anlattığı ‘Le Sourire’ yani ‘Gülümseme’…

‘Naziler beni tutukladığında, hapishanedeki hücremde beklerken beni idam edeceklerini biliyordum’ diyor yazar.
‘Öldürülecektim. Üzerimi ararken gözlerinden kaçmış bir sigara bulabilmek umuduyla ceplerimi yokladım. Sigarayı buldum ama kibritim yoktu.

Gardiyana baktım, benimle göz teması kurmuyordu bile. Kim bir ölüyle göz göze gelmek isterdi ki? Ateşiniz var mı? diye seslendim. Bana baktı ve sigaramı yakmak için bana doğru yürümeye başladı. Yaklaşıp kibriti çaktığında kısa bir süre göz göze geldik. O an gülümsedim. Nedenini bilmiyorum belki endişelerim sebep oldu buna, belki de birine çok yaklaştığınızda gülümsemekten başka bir seçenek yoktur.

Gülümsediğim an sanki bir kıvılcım sıçradı iki kalp, iki ruh arasında.. Biliyorum direniyor, istemiyordu, ama benim dudaklarımdaki gülüş aramızdaki demir parmaklıkları aştı ve gardiyanımın dudaklarına ulaştı, gülümsediğini gördüm. Sigaramı yaktıktan sonra gitmedi, yanımda kaldı, gözlerimin içine bakıp gülümsemeye devam etti. Ben de ona gülümsüyordum ve sadece bir gardiyan değildi artık benim için bu kişi…

O da bende farklı bir şey görmüş olacak ki, Çocukların var mı? diye sordu.
Evet dedim. Cüzdanımı çıkarıp ailemin fotoğraflarını gösterdim. O da çıkarttı cüzdanını, çocuklarını gösterdi, onlar için kurduğu hayalleri, yaptığı planları anlatmaya başladı. Gözlerim yaşlarla doldu. Ailemi tekrar görememekten çok korkuyorum dedim. Çocuklarımın büyüdüğünü görememekten çok korkuyorum..
Gözlerinden yaşlar süzüldü onun da.. Birden bire, başka bir söz söylemeden hücremin kilidini açtı. Sessizce dışarı çıktım.

Hayatım bir gülümseme sayesinde kurtulmuştu.’
İki insanın, gerçekten birbirini görebildiği, nadir ve sihirli bir anın hikayesini anlatıyor Saint-Exupery .

Öyle sihirli bir anki bu; itibar, ünvan, rütbe, sınıf, statü gibi ardında durduğumuz daha pek çok örtünün artık görünmez olduğu, insanın insanla bir tebessümde buluştuğu..
Gülmek bulaşıcı, dudaktan dudağa yayılıyor, sınırları yıkıyor, iz bırakıyor. Peki ya biz, gerçekten görebiliyor muyuz birbirimizi, gülümsüyor muyuz birbirimize, göz göze geldiğimizde?
Tuğba Kıraç

*****
UÇURTMA 
Göğün ipini tutmuş koşuyor çocuk
savura savura denizi, al yeşil mor, kıyı boyunca.
Kapılardan içeri yaz doluyor döne döne
keskin bir adaçayı, reçine, kekik
kokusuyla, baş döndürücü
bir çingene çergisi çığrışmasıyla, gün günden uzun,
gün günden deli.
Dilimizde zaman av etleri tadında.

Akşamları kıyıda, demlenirken altında salkım söğüdün,
başı dizimizde uyuyor deniz, yorgun, güler yüzlü, güvenli.
Sait MADEN
*****
J PUANLARININ DEĞERİ

Şilem oynamak için 33 puan gerekir. İki ortaktan biri, koz rengini öğrendiği ve şilem olasılığı belirince elini J puanlarına göre yeniden değerlendirmelidir.

J PUANLARI:
1. Onör puanlarından
2. Dağılım puanlarından
3. Koz puanlarından oluşur.

1. Birden çok asınız varsa, ortağınızın kozunu desteklediğinizde ya da ortağınız sizin kozunuzu desteklediğinde normal puanlarınıza 1 puan ekleyin. Kaç as olursa olsun sadece 1 puan.
2. Ortağınız ruanızın rengini konuşmuşsa 1 puan ekleyin.
3. Yanında as ya da rua olmadıkça izole bir dam ya da valeye, (dam için 2, vale için 1 P) ancak o renk ortak tarafından söylenmişse, ya da ortak NT demişse puan verin.
4. Singleton için, bilinen toplam 8 kozla 2J puanı, bilinen toplam 9 kozla 3J puanı verin.
5. Dablton için, konuşulmuş olan bir rengin dabltonu için 1 J puanı, iki dablton için yine 1J puanı verin.
6.Uzun renkler için, iki büyük onörlü beş kağıt için 1j puanı ekleyin. Üç  büyük onörlü ARD  beş kağıt için 2J puanı ekleyin.
7. Şikan için, şikan deklerandaysa 3J puanı, cevapçıdaysa koz sayısına göre 3-5J puanı.
8. İki oyuncu için de dokuzuncudan itibaren her koz için 1J puanı ekleyin.
9. Onör puanları, dekleranın ortağındaki bİr büyük onöre ARD için 1J puanı ekleyin.
“Şlem, Pierre Jais, Michel Lebel”

28 Şubat 2017 Salı

Olasılıklar

Sürüden ayrılın.
Sürüden ayrılın.
Sürüden ayrılın.
Sürüden...
Arkanıza bakmadan...
Süratle...
Ayrılın.
Mine Söğüt - Cumhuriyet
*****
*****
SÜRÜLEŞME
Ergen yaştaki gençlerde görülen bir toplumsal etki var:
‘Balık sürüsü davranışı’.  
Birileri bir şey yaptığı zaman hepsinin onu yapmaya koşuştuğu bir davranış kalıbı. Ancak sürüleşme etkisi yalnız gençlere özgü değildir. Kimi zaman toplumlar da sürüleşir.
Bu davranışı en iyi keşfedenler pazarlamacılar. Gençleri sürü davranışına iten şifreleri çözerler. Bir ayakkabı markası, bir kahve, bir cep telefonu, Facebook, toplu gidilen bir mekan, bir içecek.
Bunlardan birisi bir gençlik tutkusu oluverir, gençler de ‘balık sürüsü’ etkisiyle oraya koşarlar.
O, artık neyse bir ürün değildir, bir ‘kimlik’tir. Pazarlamacı da bundan yararlanır.
Sürüleşme etkisi yalnız gençlere özgü değildir. Kimi zaman toplumlar da sürüleşir.
Neden mi?
*
Sürüleşme ‘ortak kimlik’ kazandırır.
Ortak kimlik, kişiyi bireysel sorumluluktan kurtarır.
Bireysel sorumluluk, taşınması zor bir süreçtir.

Sorgulamaya dayanan zorlu bir süreci göze alacaksınız. Soracaksınız.
Duraksamadan soracaksınız. Tabularınız olmayacak.
Sorularınıza kişisel yanıtlar vereceksiniz. Onaylanmamayı göze alacaksınız.
Bu yanıtların sorumluluğunu üzerinize alacaksınız. Bu sorumluluğun gereklerini yapacaksınız. Bedeli varsa -ki her zaman vardır- ödeyeceksiniz.
Kazancınız ‘özgürlüğünüz’ olacaktır. Özgürlüğün bedeli budur. Oysa, sürünün özgürlüğü yoktur. Ama sürünün kendi başına ödediği bir bedel de yoktur. Elle gelen düğün bayramdır. Bireysel özgürlüğünü isteyenler, sürüleşmeye karşı çıkarlar, bedelini de öderler. Birey olmanın ya da sürüden biri olmanın ayrımı budur.
*
Toplumlar ne zaman sürüleşir?
Soru sormaktan korktukları zaman. Soru sormaktan vazgeçtikleri zaman.

Kendi olmanın bedeli ağırlaştığı zaman. Ortak kimlikleri bireysel kimliklerinden daha güçlü olduğu zaman. Bilincin yerine inancı koydukları zaman. Bireysel sorumluluktan vazgeçtikleri zaman. Günümüze bakalım. Toplumların sürüleşme sürecine bakalım.
*
Kapitalist pazar ekonomisi toplumları sürüleştirir.
Uluslararası markalar, uluslararası ürünler, aynı standartta hizmet biçimleri. Tek tipleşme.
İnsanları sürüye katma yöntemleridir. Birey sürüye katılır. Toplum da sürüleşir.
Korkuya dayalı yönetimler de toplumu sürüleştirir.
Nazi Almanya’sı sıradan insanları böyle nazi yapmıştır.
Mussolini İtalya’sı sıradan İtalyanı böyle faşist yapmıştır.
İdeolojisi inanca dayalı sistemler toplumu sürüleştirir. Onlara ortak kimlik kazandırır.
Onları kitlesel gücün bilinçsiz bir parçası yapar. Bütün çağların büyük tehlikesi budur.
*
Çözüm mü?
Bilinçli yetkin birey. Bilince dayalı örgütlü toplum. Birey sorumluluğuna dayalı, ortak değerler demokrasisi. Bilime dayalı toplum yönetimi. Dünya ne yazık ki kapitalist küreselleşmeyi göremiyor.  Biz görebiliyor muyuz?
Hiç sanmıyorum…
Erdal Atabek
*****
LA SOLEÂ
Kızlar karalar giyinmiş,
düşünüyor, dünya ne kadar küçük
ve yürek ne kadar geniş.

Karalar giyinmiş.

Düşünüyor iç-çekişler, çığlıklar
nasıl da yitiyor rüzgârda.

Karalar giyinmiş.

Açık kalmış balkonundan
şafak vakti,
gökle dolmuş içeri.

Ay! Ah!
Giyinmiş, ya, karalar giyinmiş!

Federico Garcia LORCA
Çeviri: Sabri ALTINEL

*****
OLASILIKLAR HESABI
Derleyen: Dr. Tanju Akmanlar, Briç Dünyası, sayı.4

Rakiplerdeki kart sayısı       Rakiplerdeki dağılım        Yüzde
            2                                        1-1                                   % 52
            2                                        2-0                                   % 48
            3                                        2-1                                   % 78
            3                                        3-0                                   % 22
            4                                        3-1                                   % 49.7
            4                                        2-2                                   % 40
            4                                        4-0                                   % 9.6
            5                                        3-2                                   % 67.8
            5                                        4-1                                   % 28.3
            5                                        5-0                                   % 3.9
            6                                        4-2                                   % 48.5
            6                                        3-3                                   % 35.5
            6                                        5-1                                   % 14.5
            6                                        6-0                                   % 1.5
            7                                        4-3                                   % 62.2
            7                                        5-2                                   % 30.5
            7                                        6-1                                   % 6.8
            7                                        7-0                                   % 0.5
            8                                        5-3                                   % 47.1
            8                                        4-4                                   % 32.7
            8                                        6-2                                   % 17.1
            8                                        7-1                                   % 2.9
            8                                        8-0                                   % 0.2
            9                                        5-4                                   % 58.9
            9                                        6-3                                   % 31.4
            9                                        7.2                                   % 8.6
            9                                        8-1                                   % 1.1
            9                                        9-0                                   % 0.05

27 Şubat 2017 Pazartesi

Michael Cuebid

Bir sona geldiğin için ağlama,
onu yaşadığın için gülümse.
Gabriel Garcia Marquez
*****
Napoliten Song - Rejans 2
*****
ISPANAK
12 Eylül döneminde bir kadın kocasını ıspanak almaya gönderiyor. Adam ıspanağı alıp geri dönerken gerekçesiz içeri alıyorlar. İşkence, dayak ve iki yıl içeride kalıyor. “Hiçbir örgütle bağlantısı saptanamadığı” için serbest bırakılıyor. Fakat adam gitmek istemiyor, “Ispanağımı isterim” diye tutturuyor. “Defol git” diye bağırıyorlar, adam gitmiyor. İlle de ıspanak! Sonunda manavdan alıp veriyorlar adama ıspanağı.
Karısı soruyor niye ıspanak diye tutturduğunu. Adam şöyle diyor:
“Ispanaktan başka geri alabileceğim hiçbir şey kalmamıştı!”

Ispanaktan fazlası var geri alabileceğimiz.
Vicdanımız, insanlığımız, insanlık hesabımız, hıncımız.
Enis Rıza’nın  Birgün gazetesindeki yazısından bir hikâye (Kısaltılmıştır)
*****
BAĞIŞLA
Bağışla! Unut o yıkım günlerinin
Hüzünlerini, tasalarını, kızgınlıklarını,
Fırtınaları unut, unut gözyaşlarını,
O kıskançlığın gözdağlarını unut!

Ama aşk yıldızının
Üzerimize sevgiyle doğduğu
Ve bir yol açtığımız günleri coşkuyla,
Kutsa ve anımsa!
Nikolay Alekseyevich Nekrasov - Çeviri : Arif Berberoğlu
*****
MICHAELS CUEBID
Michaels Cuebid 2 renkli el gösterir.
1C…..2C   : 8+ puan ve majörler
1D…..2D   : 8+ puan ve majörler
1H…..2H   : 10+ puan, pik ve bir minör
1S…..2S   : 10+ puan, kör ve bir minör
*
Not 1: major renk üstüne yapılan cuebid sonrası 2NT cevabı partnerden minör ‘ünü söylemesini ister.
Not 2: Rekabet durumunda, eğer 2NT konuşmak mümkün değilse, cevapçı partnerin minörünü öğrenmek için, 4 C (non-forsing) veya 4NT (forsing) deklare edebilir. 3NT her zaman oynamak içindir.
Not 3: Michaels Cuebid yapılırken gerekli olan kuvvet, Alışılmamış NT üstte konuşması için gereken kurallar ile aynıdır. HCP’den çok elin şekli/dağılımı önemlidir ve her iki deklarede defansif konuşmalardır.
Not 4: Michaels Cuebid tipik olarak en azından 5/5 dağılım gösterir, fakat minor açışı üzerine, 4 kartlı majörün uygun kuvvette olması şartı ile majörlerde sadece 5/4 kartlı dağılım ile de Michaels Cuebid yapılabilir.
Not 5: Yeni oyuncular Michaels Cuebid 'i sadece majör 'ler üzerine uygulama yolunu seçebilirler (''yüksek renk cuebid'i''). Bu durumda rakip 1 minör açtığında yapılan minör cuebid'i en azından 5-5 majör gösterir.
Örnek :
1C…..2C   : 8 puan ve 5-5 majör
1D…..2D   : 8 puan ve 5-5 majör
"albabridge"
**
MICHAELS CUE-BID
Briç yazarı, öğretmeni ve iyi bir oyuncu olan Mike Michaels tarafından icat edilmiştir. Rakibin açış rengini direk cue-bid etmek geleneksel olarak güçlü cue-bid olarak uygulanır ve zona kadar forsingtir. Ancak bu eller o kadar nadir görülür ki birçok oyuncu cue-bidi daha iyi kullanım alanlarında uygular. En popüler anlaşma iki renkli el vaat eden michaels cue-biddir.
*
Rakibin 1 Trefl  açışı üzerine 2 Trefl  : 2 majör rengi,
Rakibin 1 Karo açışı üzerine 2 Karo:   2 majör rengi,
Rakibin 1 Kör açışı üzerine 2 Kör:  pik ve belli olmayan bir minör renk,
Rakibin 1 Pik  açışı üzerine 2 Pik:  kör ve belli olmayan bir minör renk, gösterir.
Michaels cue-bid tipik olarak en az 5–5 renk gösterir.
3 tane sınır vardır.
Zayıf :       12 veya daha az puan,
Orta :        13–16 puan,
Kuvvetli : 17 ve fazla puan.
Bir renk açışına michaels cue-bid ya zayıf ya da güçlü ellerle yapılmalıdır.
Yani 13–16 puanlık ellerle michaels cue-bid yapmayın.
“bornovabric”

15 Şubat 2017 Çarşamba

Briçte Sinyaller

görsel. pinterest
**
Hiçbir insan rastlamadım ki, onda öğrenilecek bir şey bulunmasın.
Alfred de Vigny
*****
Mozart KV 545, Piano Sonata No 16 in C Major
*****
OKU, ÖĞRENECEKSİN
"Anne, rüzgârın esmesini ne sağlıyor?"
"Oku, öğreneceksin, çocuğum."
"Dünyanın diğer tarafında kimler yaşıyor?"
"Oku, öğreneceksin."
"Gökyüzü neden bu kadar mavi?"
"Oku, öğreneceksin."
"Anne, her şeyi öğrenmek istiyorum."
"Her şeyi hiçbir zaman öğrenemezsin çocuğum. Ama kitaplardan birçok şey öğrenebilirsin."
"Evet, anne okuyacağım ve öğreneceğim."
Çok küçük bir çocuktu; ancak daha üç yaşına bile girmeden epey iyi okuyabiliyordu. Sekiz yaşında Harrow'daki ünlü okuldaki en iyi öğrenciydi. Her zaman okuyor, öğreniyor ve merak ediyordu.
"Oku, öğreneceksin." diyordu annesi. "İçinde gerçekler olan kitapları oku. Güzel ve iyi olan şeylerle ilgili oku. Bilge biri olabilmek için oku."
"Saçma sapan kitaplar okuyarak vaktini boşa harcama. Seni kötü etkileyecek kitapları okuma. Seni daha iyi ya da bilge yapmayan hiçbir kitap okumaya değer değildir."
Böylece William Jones okumaya ve öğrenmeye devam etti. Dünyadaki en ünlü bilim adamlarından biri haline geldi. İngiltere kralı ona şövalyelik unvanı verdi ve kendisi Sir William Jones adını aldı.
Sir William Jones yaklaşık iki yüz yıl önce yaşadı. Çoğunu kitaplardan edindiği bilgisiyle tanınır. Kırk dil konuşup yazabildiği söylenmektedir.
matematiksel.org

*****
BEŞ GÜL

Sizin için tuttum beş gül getirdim Sevgili,
durup dururken beş kırmızı gül getirdim, kan.
Beş beyaz gül süt, beş sarı gül altın yaprak,
tuttum beş pembe gül getirdim Sevgili, tan.

Başka bir el koparmış onları, benim elim
bunca korkak: Bir dikmeyi bilirim, bir de
dokunmayı: Tepeden tırnağa teniniz yangın
beldem, sizin için beş siyah gül parmaklarım.

kömür. Toprak, temas, sahi bir de ak kâğıt,
seçtiğim kelimelerin arasında nedense mağrur,
ilerlerim karda bıraktığım izler birer ağıt,
ayırdım dikenleri: Sizin için bu beş arı gül.
Enis  BATUR

*****
DEFOSLAR İÇİN EN ÇOK KULLANILAN SİNYALLER

Standart (direkt) defos
Bu yöntemde, büyük defos ederek defos ettiğimiz rengi istediğimizi, küçük defos ederek ise o rengi istemediğimizi belli ediyoruz.

Up-Down-Count-Attitute (UDCA)
Standart defosların tersi gibidir: Büyük attığımız rengi istemiyoruz, küçük attığımız rengi istiyoruz.

Lavinthal (Preferansiyel)
Büyük atarak kalan renklerin büyüğünü, küçük atarak kalan renklerin küçüğünü istiyoruz.

Roman Defos (odd/even)
Hem direkt hem de preferansiyel defosların birlikte uygulanmasıdır. Tek sayıda bir kart oynadığımızda o rengi direkt istiyoruz. Çift sayılar ise preferansiyel oluyor: Büyük çift kalan renklerin büyüğünü, küçük çift ise kalan renklerin küçüğünü istiyor.

*
Standart veya UDCA defos sinyalinin üstünlüğü, “istemiyorum” diyebilmekten geçer. İki bilgi verebilmek çok önemlidir: İstiyorum, istemiyorum.
Standart ve UDCA gibi direkt defos sinyal sistemleri, hem isteme, hem de istememe bilgisi verebilirler. 
Romen Defos, preferansiyel defos sinyal sistemidir ve bir rengi istemeye dayanır. Bir rengi istemediğinizi bildirmek, çoğu zaman daha önemlidir.
Standart ve UDCA defos, şampiyonların tercihidir. Odd/Even Defos oynayan iyi bir ortaklık göremezsiniz.

http://www.politikbric.com/
http://www.ethbridge.com/

22 Ocak 2017 Pazar

11 Kuralı

Son mahkemeyi bekleme,
kendini her gün yargıla.
Albert Camus
*****
AY IŞIĞI SONATI
Ludwig Van Beethoven "Ay Işığı Sonatı" Sonat No:14 Op.27 No:2

Beethoven, bir arkadaşı ile birlikte viyana sokaklarında dolaşmaktadır. Bir apartmandan piyano sesi geldiğini duyar ve kafasını kaldırıp bakar. Apartmanın ikinci katındaki cam açıktır ve ses oradan gelmektedir.

Arkadaşına, çalan kişinin muhteşem çaldığını ve onu görmesi gerektiğini söyler. İkisi birlikte ikinci kata çıkıp kapıyı çalarlar.

Kapıyı açan kadın, Beethoven’ı hemen tanır ve şok olur. Beethoven, piyano sesine geldiğini ve muhakkak çalan kişiyi görmek istediğini söyler.

Kadın, piyanoyu çalanın kızı olduğunu ve tanışmaktan mutlu olacağını belirterek onları içeri alır. Beethoven, piyano çalan kızın olduğu odaya girer. Annesi kıza, Beethoven’ın geldiğini söyler. Kız çok heyecanlanır, hemen ayağa kalkar, fakat kız kördür. Bunu gören Beethoven, “lütfen benden bir şey isteyin” der, maddi bir şey isteyeceklerini düşünerek.

Kızın cevabı şu olur; “ben hiç ay ışığı görmedim, bana ay ışığını anlatır mısınız?”

Bunun üzerine Beethoven piyanonun başına geçerek, ay ışığı sonatını, doğaçlama olarak besteler.
**
İkinci Hikâye:
1770-1827 yılları arasında yaşadı. Bonn'da doğdu ve Viyana'da öldü. Onun büyük dehasını çok önceden gören Haydn onu Viyana'ya Mozart'ın yanına göndermek üzereyken Beethoven'in annesi ölmeseydi bu iki büyük deha birbirlerini görebileceklerdi.
Burada yazacağımız her ne kadar ayrıntılarda tartışmalı olsa da genel olarak kabul edilendir. Beethoven hayatı boyunca bir tek kadını sevdi; Elis. Kimileri çok yakın bir arkadaşının, kimileri de abisinin eşi olduğunu yazıyor. Daha da dramatik olan bu ilişkiden bir çocukları olmasıdır. Hikâyenin her tarafı trajedi; Beethoven yaşadığı sürece bu çocuktan baba kelimesini duyamayacaktır.

Beethoven, tek aşkım dediği Elis ile mektuplaşmaktadır. (Bu mektuplar olmasaydı bunları öğrenemeyecektik).Ona olan aşkını FÜR ELİS adlı o güzelim eserinde anlatmıştır. Beethoven ve Elis bir gün kaçmaya karar verirler. Çok tehlikeli bir şeydir göze aldıkları. Buluşma yeri ve saati kararlaştırılır. Elis zamanında gelir ama Beethoven gelemeyecektir çünkü onu ve yanındakileri taşıyan fayton yağmakta olan yağmurdan dolayı çamur deryasına dönen yolda bir çukura saplanır.

Hemen inerler. Beethoven geç kalmak üzeredir. Faytonu çukurdan çıkarmak için ilk önce o atılır ve tekerlerin altına yatar. Bütün uğraşılara rağmen faytonu çukurdan çıkaramazlar. Beethoven'in başka çaresi yoktur, koşmaya başlar. Çok geç kalmıştır.
Ancak buluşma yerinde bekleyen Elis'in dayanacak gücü kalmamıştır, sevgilisinin gelmeyeceğini düşünür. Halbuki gitmek için odanın kapısını açtığı sırada Beethoven binanın dış kapısından içeri girmişti bile. Ne yazık ki Elis gitmek için, Beethoven da biricik sevdiğine kavuşmak için iki yönlü merdivenin farklı taraflarına yönelir ve birbirlerini göremezler.

Beethoven o gece çektiği acıyı ay ışığı sonatında ölümsüzleştirir. Her ne kadar dinlerken farkında olmasak da Beethoven o güzelim ezgide, koşarak Elis'e ulaşmaya çalışmaktadır. Bu iki aşık birbirlerine kavuşmak için yaptıkları bu hamleyi bir daha denemediler. Hayatları boyunca da bir araya gelemediler.
**
Bir Diğer Hikâye:
Beethoven bu eseri, 1801'de aşık olduğu İtalyan Giulietta Guicciardi'ye ithaf etmiştir. Genç kız, babası tarafından, Beethoven'dan daha zengin bir adamla evlendirilince Beethoven bunalıma girmiş ve duyduğu derin üzüntüyle bu şaheseri yaratmıştır.
Kaynak:
*****
UNUTMA DOSTUMSUN
Unutalım mı şimdi kente indiğimiz o ilk günü
Sabahlara kadar okuduğumuz o kitapları
Sabahlara kadar düşüncelerimizde yaşattığımız hayallerimizi
Kar adınlığında yürüdüğümüz o yolları
Sen dostumdun benim gülünce güneşler açan
Bulutlara rüzgara asarım suretini her akşam
Her akşam mektup yazarım dağlar kadar
Kayıp bir adresten geliyor sesin şimdi, üşüyorsun
Unutma dostumsun sen, neredeysen orda ölmek isterim!
Ahmet Telli

*****
11 KURALI
1890 yılında Foster tarafından ortaya konulmuştur.
Ortağımız açılışını bir rengin dördüncü kartından yapıyorsa, açılış kartının üzerinde yazan sayıyı 11’den çıkarttığımızda, geriye kalan sayı, diğer üç eldeki açılış sayısından büyük kartların toplam sayısını  verir. Kendi elimizde ve yerdeki kartlarda, açılış sayısından büyük sayıdaki kartların toplam sayısını, daha önce bulduğunuz farktan çıkardığımızda,  rakibin elindeki büyük kart sayısını buluruz.

Örnek :
Ortak               Yer            Siz (oynayan)
Q 10 9 2        K 6 4         J 5 8 3

Ortağınız 4. kart olan 7’liyi açıldığında 11 – 7 = 4
Bu sayıyı geçen kart diğer üç oyuncudaki kart sayısı 4 demektir. Yerde ve sizde 7’liyi geçen toplam 3 kart (A, K, J) var. 4 – 3 = 1.  Oynayan rakipte 7’liyi geçen sadece 1 kart var demektir.
Zafer Ulusakarya'ya teşekkürler

14 Ocak 2017 Cumartesi

Viyana Darbesi

Birinin kötü olduğu hissi uyanırsa, onu terk etme.
Onu sözlerinle uyandır, hareketlerinle cesaretlendir, onun verdiği zarara nezaketle karşılık ver.
İnsanı terk etme, onun kötülüğünü terk et
Tao Te Ching
*****

- Deniziniz çok güzelmiş hanımefendi.
+Kendim diktim. Teşekkür ederim.
- Terzi misiniz acaba?
+ Hayır. Ben maviyim.
- Memnun oldum. Ben de sessizlik
+Bir sessizliğe göre fazla konuşkansınız.
- Susmaya değecek bir şeyler elbet bulur insan. Ama konuşmaya değecek güzellik her zaman bulunmuyor.
Tagore
*****
GENÇLİK
Gençliğin bakış açısından bakıldığında hayat sonsuz derecede uzun bir yolculuktur: yaşlılıktan bakınca çok kısa bir geçmişe benzer. Gemiyle uzaklaştığınızda kıyıdaki nesneler daha küçük, tanınması ve ayırt edilmesi daha zor hale gelirler.  Aynı şekilde olaylar ve etkinliklerle dolu geçmiş yıllarınızı da tanıyamazsınız.
Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar,  Arthur Schopenhauer

*****
KIYIYA VURAN İÇİN SONE

Beni sev denizkızı, beni gözle, tanı,
kurgula, kendine çevir ve aç, bir de
beni ıslat, düğümlerimden çöz, bırak
uzaklaşayım açıklara doğru, bana ulaş

ve dokun, bana dik dalgaların verebileceği
özgürlüğü ver, içine al, içinde tut ve sal,
el değmemiş bir kıyı bulursam, kimsenin
ayak basmadığı bir ada, döner seslenirim.

Ben ve sen: Bir ten karmaşası kuralım,
tuzundan kaskatı kesilsin dilim,
hızımdan tutuş ve alevlerin ucundan uç,

gece gökyüzünde bir anlığına ağalım,
sessizliğimizden tiz bir boşluk kalsın:
Beni sev deniz kızı, beni bağla, bağışla.
Enis  BATUR
*****
SQUEEZE (skuiz / sıkıştırma)
*****
VİYANA DARBESİ 
Doğunun sıkıştırılacağını varsayalım. Tehditler ister istemez ayrı ayrı ellerde olmalıdır. Skuize ulaşıldığı zaman kuzeyin işe yaramayan bir kâğıdı kalmış olmalıdır, yoksa kuzey doğudan önce sıkışır.
Örnek (a)


(a) örneğinde pikleri hemen oynarsanız, ikincisine kuzey karo 4’lüsünü ya da trefl 5’lisini atmak zorunda kalır ve her iki halde de doğu karo veya trefl keserini terk edebilir. Doğu trefl ruasını tek bırakabilir, çünkü güneyin tehdidi artık blokedir. Bu akıbete uğramamanın çaresi kolayca bulunabilir: trefl asınızı çeker ve pikle ele geçerek rakibinizi dağıtırsınız. Kuzeyin trefl 5’lisi şimdi işe yaramayan bir kâğıttır ve doğu çaresizdir. İşte bu oyuna Viyana Darbesi denilmektedir.
Viyana Darbesi, dekleranın tehdit renklerinden birindeki bütün alıcı lövelerini, tehditin bloke kalmasını önlemek için, skuiz kâğıdından önce çektiği bir oyundur. Diğer bir deyişle, viyana darbesi dekleranı kendi kendini skuize getirmekten kurtarır.

Şimdi de (b) örneğine bir bakın: aynı durum, yalnız sıkıştırılacak olan rakip batı… Burada kuzey batıdan önce kâğıt yediğine göre, pikler şimdiden çekilse de skuiz gerçekleşir; ama batının hileli defosları hangi tehdidin sağlandığını kestirmeyi imkânsız kılabilir. Çare yine aynıdır: kuzeyin güneyin rengindeki alıcı lövelerini skuiz kâğıdından önce çekin. Bu oyuna yalancı viyana darbesi denilebilir.
AYRINTI İÇİN

13 Ocak 2017 Cuma

Briç Notları

La Macarena (Sax solo: Sam Hsiao
*****
Annem hep şöyle derdi:
 ”Hayata devam edebilmek için geçmişi arkada bırakmak gerekir.” 
Forrest Gump
*****
CAHİL
Hz. İsa  bir gün ormana doğru koşuyormuş. 
Onu  bu şekilde koşarken görenler, 
- Ya İsa, nereye koşuyorsun böyle? diye sormuşlar.  
- Bir cahilden kaçıyorum demiş İsa.  

Bu cevabı duyanlar şaşırarak sormuşlar: 
- Sen ki hastaları iyileştiren, savaşları bitiren İsa’sın, bir cahilden mi kaçıyorsun?
İsa hiç tereddüt etmeden cevap vermiş: 
- Evet  hastaları iyileştiririm, savaşları bitiririm ama bir cahille baş edemem. 
redaktif

*****
TAM ÖĞLE VAKTİYDİ GİTTİN
Tam öğle vaktiydi gittin
Güneş ortalığı yakıp kavuruyordu
Balkonda bir başımaydım gittin
Ilık rüzgarlar esti ardından
Güvercinler uçuştu gökyüzüne
Baktım. Bir arı odamda oraya buraya uçtu
Köy öğle sıcağıyla uyuyordu baktım
Adını yazdım gökyüzünün maviliğine
Saçlarımı örmeyi unutmuştum
Irmak usulca aktı gölgeli kıyıdan
Tembel beyaz bulutlar bana mısın demedi
Saçlarımı örmeyi unutmuştum
Tam öğle vaktiydi gittin
Köy öğle sıcağıyla uyuyordu. Soluk soluğaydı tarlalar
Güvercinler gökyüzüne uçmuşlardı
Balkondaydım. Yalnızdım. Bir başımaydım
Tam öğle vaktiydi gittin…
Rabindranath Tagore
(Çeviri: Tarık Dursun K)


*****
BRİÇ NOTLARI
Erhan Yamut  - Aslında Briç  kitabından notlar

1. Nerede hata yaptığınızı keşfedin ve oyununuzu değiştirin.
2. Rönonsun peşine düşmeyin. (Bir renge uymamak veya yasa tarafından emredilen ya da bir usulsüzlüğün düzeltilmesi için bir seçeneğin uygulanması sırasında bir rakip tarafından belirtilen bir rengi veya kartı, imkan varken, çıkmamak ya da oynamamak rönons teşkil eder)
3. Gergin oyuncular rekabet edemez. Bu handikabınızı yenin.
4. Briçte intikam diye bir duyguya yer yoktur.
5. Matematiğe inanın ve cesur olun.
6. Dünyanın birçok yerinde acı çeken, zor koşullarda yaşayan insanlar var. Briç oynuyor olabilmeniz inanılmaz bir şey. Bunun için şükran duymalısınız.
7. Oyun NT oynanacaksa beşinci kartlara 1 puan eklenir.
8. Kozlu oyunda uzunca bir süre düşünüp atak eden oyuncuda herhangi bir renk tek olamaz. Konuşulmamış renk atak edilmemişse o renkte ası olabilir.
9. Bu oyun beyaz – kırmızı oyunudur. Beyazda kolayca yaptığın birçok şeyi kırmızıda yapamazsınız.
10. En büyük suç, ortağın deklere vermesini istediğinizde kısa bekleme yapmak, pas geçmesini istediğinizde hızlı pas veya bitirme konuşması yapmaktır.
11. Etik Hesitasyon – Yasal Bekleme: Her zaman otuz saniye beklerseniz sizi suçlayanları başarısızlığa uğratabilir ve vicdanınızı rahatlatabilirsiniz. Hakemlerin en çok masaya çağrıldığı durumlardan birisi bekleyerek konuşma veya oynamadır. Çoklukla bekleme yapanın aleyhine karar çıkar. “Beklemeden bir yarar sağlandı mı?” sorusu hemen her zaman “Evet” olarak cevaplanır. Atak edenin ortağı iseniz yer açıldığında ilk eli oynamadan önce 30 saniye beklemelisiniz.
12. Gereksiz ve olumsuz yorumlar yapmayın. ( Pik dönseniz batardı, doğrusu 2 NT demenizdi, kötü oynadınız vs)
13. İyi bilenlerin tavsiyelerini dinleyin ve her zaman tek kartınızı çıkın.
14. İki löve kuralı: Ortağınız rakibin baraj konuşmasından sonra araya girmişse 2 lövenizi veya yaklaşık buna denk gelen 6- 8 puanınızı yok sayın. Ortağınızın sizde  bu kadar puanı veya löveyi varsaydığını unutmayın. 2 löve kuralının dezavantajı rakibinize baskı oluşturur ve çok güçlü bir elle sizin tarafınızı çok yükseğe çekebilir.
15. İkili turnuvada yüzdesi düşük zona gitmek, takım maçına göre çok yanlıştır.  Çünkü takım maçında söylediğiniz zonu yaparsanız ödül büyüktür.
16. Yer oyunu tecrübeniz çok artmadıkça yukarıdan oynamayın ve zonda / zonda değil durumunu iyice anlayın.
17. Apel anlaşmaları ilk önce geliştirmeniz gereken husustur.
18. Bir elin gücü başlangıçta onörler sayılarak bulunur. Sonrasında, ana ve yan rengin kalitesi, çifte fit, ara markaların yerleri, asların fazlalığı puandan daha etkilidir.
19. Birini yenmenin en kolay yolu o birini yenerken onu seyretmektir. Rakibin nasıl kazandığını öğrendiğinde, ona karşı nasıl kazanacağını öğrenirsin. Kazanan, “İyi kaçış planı” yaptığı için kazanır. İyi oyuncuları seyredin.
20. Siz beyaz, rakip kırmızıdayken her şeye hazırlıklı olun. Günümüzde briç artık yapmaya değil yıkmaya yönelik. Rahat bırakmıyorlar, sıfır puan ile ilk oyuncu zayıf iki açabiliyor. Bunlarla yarışabilmek için iki silahınızın muhakkak olması gerekir. İlki çok etkili bir sisteminiz; ikincisi üç NT’yi doğru taraftan oynayabilme yeteneğiniz.
21. Naturel briçten asla vazgeçmeyin.
22. Briç ahlakı: Küçük bir anı
1999 yılında Cumhuriyet turnuvası oynuyorduk. İki bayanın masasına gittik. Üç karo oynayıp bir battık. Bayan bizim tarafımıza yüz sayı yazdı. Ben ikaz edip skoru düzeltmesini söyledim. Gülümseyerek teşekkür edip düzeltti. Sonuç açıklandığında binde bir ile Zorlu- Assael’i geçip birinci olduk. Kupamızla platformdan inerken bayan yanımıza gelip “Siz o kupayı çoktan hak ettiniz dedi.

12 Ocak 2017 Perşembe

Nasıl Oynamalı?

The Be Good Tanyas - Waiting Around to Die
http://www.youtube.com/watch?v=-0SmXVrLlZ4
*****
Kimse kimseyi
küçümseyecek kadar büyük değildir bilmelisin.
Küçümsediğin her şey için gün gelir,
önemsediğin bir bedel ödersin.
Tolstoy
*****
Herkes ay gibidir
ve herkesin hiç kimseye göstermediği
bir karanlık tarafı vardır.
Mark Twain

*****
HEPİMİZ SENİZ
2001 yılında, Treviso ve Cenova takımları arasındaki futbol maçı sürpriz bir olaya sahne oldu.

Treviso’nun Nijerya kökenli Afrikalı oyuncusu Akeem Omoladé’ye yönelik olarak İtalyan tribünlerinden hiç kesilmeyen ıslıklar, alaylı seslenişler ve ırkçı tezahüratlar yükseliyordu.

Ama ikinci yanda ortalığı sessizlik kapladı, zira Trevisolu diğer oyuncular sahaya yüzlerini siyaha boyayarak çıktılar. 
(Eduardo Galeano – Ve Günler Yürümeye Başladı)
*****
YILDIZLARDAN SÖZ AÇAN GERÇEKÇİ ŞİİR
Balkona çıktığımda, gecenin bu saatinde,
gözüme ilişen ilk yıldıza bakarken
aynı anda aynı yıldıza dünyanın bir yerinde
birinin daha baktığı geçerdi içimden.
 
Bir yıldızda buluşması gözlerimizin
yeterdi bana, daha ötesini istemezdim;
hangi kaygılar var yüreğinde, hangi düşüncenin
rüzgârıyla alevleniyor alnı, şimdi hepsini bilmeliyim.
Kemal Özer
*****

NASIL OYNARSINIZ?
A. 4 KÖRÜ NASIL OYNARSINIZ?
Kuzey
Pik.    K742
Kör.   AQ4
Karo.  K32
Trefl.  A32

Güney
Pik.    63
Kör.   KJ1065
Karo.  A65
Trefl.  K64

Nasıl oynarsınız?
1) Rakibin herhangi bir dekleresi yok. Batı Trefl Q atak ediyor.
2) Rakibin herhangi bir dekleresi yok. Batı Pik Q atak ediyor.
3) Doğu 1Trefl oyun açıyor. Batı Trefl 10’lu atak ediyor.
Cevaplar:
1) İçinizde güçlü bir his yoksa (birisinin elini göstermesi gibi), PikK’sına doğru bir Pik oynamalısınız. Pik As’ı Batı’da ise kazanırsınız.
2) Ataktan Pik As’ının Doğu’da olduğu çıkarımında bulunuyorsunuz, bu nedenle Pik Q’nı büyütmeniz size löve kazandırmayacaktır. Ancak Doğu’da iki veya üç parça ise, küçük oynayarak ve ya bu rengin üçüncü oynanışında kozlayarak bir Pik lövesi yapabilirsiniz.
3) Bu kez Doğu’nun oyun açması Pik As’ının nerede olduğunu gösteriyor. Doğu psişik açmamışsa Pik As’ı Doğu’dadır, bu nedenle Pik K’sını kaçırmaya oynamak yanlış olur. 2nci şıkta olduğu gibi Pik As’ının Doğu’da Ax veya Axx gibi olmasını umarak oynamak doğru
oyun tarzı olacaktır.
**
B. 4 KÖRÜ NASIL OYNARSINIZ?
Kuzey
Pik.     KQ93
Kör.    863
Karo.  A76
Trefl.  Q52

Güney
Pik.     862
Kör.    AKQJ104
Karo.   K10
Trefl.   84

Değişen durumlara göre bu oyunu nasıl oynarsınız?
1) Rakibin herhangi bir dekleresi yok. Batı Kör 9’lusunu atak ediyor.
2) Doğu 1Trefl oyun açıyor. Batı Trefl As’ını çekip, Trefl 3’lüsü oynuyor. Üçüncü Trefl çakıyorsunuz, Batı Trefl uyuyor.
3) Rakibin herhangi bir dekleresi yok. Batı Pik J atak ediyor, yerin Pik R’sı ilk eli kazanıyor.

Cevaplar:
1) Hiçbir ipucu yok, Pik As’nın Batı’da olduğunu umarak yere doğru iki defa pik oynamanız gerekir.
2) Doğu oyun açtığı için Pik As’ının Doğu’da olduğunu varsayarak ilk turda Pik 9’lu ile empas yapın. Pik R veya Pik Q’ı oynarsanız, Doğu Pik As’la alır ve kesin bir Pik  kaybınız daha olur.
3) Batı’nın Pik J atağından; Pik 10’sunun Batı’da, Pik As’ının Doğu’da olduğu çıkarımını yaparsınız. Doğu’nun Pik As’ını koymaması Pik As’ının Doğu’da olmadığını göstermez. Bu rengi ikinci kez oynarken Batı’nın Pik JT’den atak ettiğini varsayarak Pik 9’luyu koyarak empas yapın.
Bu oyunlarda deklerasyondan ve ataktan elde ettiğiniz çıkarımların sonucuna göre  farklı bir oyun tarzı uygulayınız.
**
C. 4 PİKİ NASIL OYNARSINIZ?
Kuzey
Pik.     AK8
Kör.    K102
Karo.  J42
Trefl.   A765

Güney
Pik.      J10973
Kör.     AQ6
Karo.   953
Trefl.   K10

Belirtilen durumlara göre nasıl devam edersiniz?
1) Rakibin herhangi bir dekleresi yok. Batı Trefl Q atak ediyor.
2) Rakibin herhangi bir dekleresi yok. Batı Pik 6 atak ediyor.
3) Doğu 1Trefl  oyun açıyor. Batı Trefl Q atak ediyor.

Cevaplar:
1) Belirli bir ipucu yok, Pik As’ını oynarak Pik Q’ının tekten düşüp düşmediğine bakın. ♠Q’ı düşmezse, Batı’da Pik Qxx olduğunu umarak empas yapın.
2) Pik Q Batı’da ise ve Batı Pik atağı yapıyorsa çok alışılmadık bir durumdur. Bu nedenle, Pik As ve Pik K oynamak ve Pik Q’ın Doğu’da tek veya ikili olmasını ummak doğru oyun tarzı olacaktır.
3) Doğu ve Batı’nın toplam 15 Onör puanı bulunmaktadır. Batı’nın Trefl Q atak etmesi, Doğu’da maksimum 13 Onör puanı olduğunu gösteriyor. Pik Q Batı’da ise, Doğu’nun en fazla 11 Onör puanı ile oyunu açmış olması gerekiyor. Eğer Doğu, çok zayıf oyun açan birisi olarak tanınmamışsa, Pik As ve Pik K’yı oynayarak Pik Q’ını düşürmek için oynamak gerekir.
**
D. 3  NT KONTRATINI NASIL OYNARSINIZ?
Kuzey
Pik.     A32
Kör.    543
Kato.   KJ74
Trefl.   643

Güney
Pik.     KQ65
Kör.    AQ6
Karo.  AQ103
Trefl.   J9

Aşağıda belirtilen durumlara göre neler düşünürsünüz?
1) Rakibin herhangi bir dekleresi yok. Batı ♦ atak ediyor.
2) Rakibin herhangi bir dekleresi yok. Batı ♠9 atak ediyor.

Cevaplar:
1) Herhangi bir ipucu yok, bu nedenle üç tur Pik oynamak mantıklı bir oyun tarzıdır.  Pik’ler partaj ise, 9 löveye ulaşırsınız ve fazla löve yapmak için Kör empası yapma riskini alıp, almayacağınıza karar verirsiniz.  Pik’ler partaj değilse, kontratı yapabilmek için Kör empası yaparsınız. Kör empası tutmazsa bir veya iki fazla batabilirsiniz, ancak kontratı yapmak için en büyük şansınız Kör empası tutmasıdır.
2) Pik 9’lu ile atak eden Rakibe karşı aynı yukarıda belirtildiği gibi oynamalısınız. Bu ilginç atak, çok iyi bir ekstra imkân sağlıyor. Ataktan anlaşıldığı kadarıyla, Pik J- Pik T Doğu’da olduğu çıkarımında bulunabilirsiniz. Bu çıkarımın doğru olduğuna inanıyorsanız, yerden oynayarak Doğu Pik J veya Pik 10’luyu koymazsa, Pik 8’liyi oynayın. Doğu Pik J veya Pik 10’luyu koyarsa, yere geçip tekrar Pik oynayarak Pik 8’li ile empas yapın.

Rakiplerinizin  Kartlarını  Nasıl Okursunuz?
Mike Lawrence
Briç Kaynakçası Grubu’na ekleyen Muzaffer Mutcuoğlu’na teşekkürler