30 Kasım 2012 Cuma

Kompetisyonda (yarışsallıkta) Doğru Karar

                                                              saner özdilek'e teşekkürler
TÜKETİM ÇILGINLIĞI
"Son nehir kirlenip son balık tutulunca insanlar paranın yenmeyeceğini anlayacaklar."
Dünya Doğal Hayat Fonu, dünyada tüketimin aynı hızda sürmesi halinde 2050 yılında yaşamak için iki gezegene daha ihtiyaç duyulacağı uyarısında bulundu.Araştırma raporları, günümüzdeki tüketim çılgınlığının dünyanın sonunu hazırladığını gözler önüne serdi. Son otuz yılda dünya üzerindeki doğal kaynakların üçte biri insanlar tarafından tüketildi.

Uzmanlar doğal kaynakların bu kadar hızlı tüketilmesinin en önemli nedeninin Batılı ülkelerdeki yüksek tüketim oranları olduğunu belirtiyor. Rapora göre ortalama bir ABD vatandaşı bir İngiliz' in iki katı, bir Afrikalı' nın ise 24 katı doğal kaynak tüketiyor.

En çarpıcı sonuçlardan biri de makyaj, parfüm gibi şeylere harcanan paranın eğitim, sağlık harcamalarına kaynak azaltması. 

Doğum günü, yılbaşı, sevgililer günü, anneler günü, babalar günü, şu günü, bu günü; bir sürü hediye al, onu da al, bunu da al, tüket, harca...
**
SUDA YİTEN AYIŞIĞI
Kırk sevginin baygınıyım - belki de yüzkırk -
yine de yalnızlık yalazlanır kırık kalbimde.
*
Otların tutuklusu,
haylazı ağzım
şimdi tutuklusu kara suların.
*
Her şeye yeniden başlayabilseydim eğer
aşkımı acıyla anmazdım artık.
*
Ben ki delisiyim suların, oysa bu sular
çöl rüzgarı kadar bulanık.
*
Akar gibi geçiyorum dünyadan, ısınıp bakınmadan,
sarhoş,
sıkılgan,
sırılsıklam..
*
Kırk diyarda kırkbin öpüşün bitkiniyim,
dudağında kırkbin kekik tadı kamaşır,
yine de kalbim ısırgan mı ısırgan.
*
Eşini çağlayana kaptırmış balığıyım bu nehrin;
aydır, geceden beri dişlenmiş kelebeğin
her sabah ağzımda ölümüyle buluşan...
Nihat Behram
**
KOMPETİSYONDA DOĞRU KARAR
Doğru Kararı Vermemizi Sağlayan Faktörler          
Kompetitif deklareler yani her iki takımın da açık arttırmaya katıldığı deklareler oldukça sık yaşanır. Rakibin deklare verdiği durumlar içinde en çok problem yaratan iki durumdan bir tanesi iki ekibin part-score oynama gücü varken yarışmaya devam edip etmeme kararı, diğeri ise takımlardan biri diğerinin zon ya da şlem kontratına baraj yaptığında yine daha yukarıda teklif verip vermeme kararıdır. İster oyun açan ekip olun ister araya giren ekip olun kompetisyona devam edip etmeme kararını duygularınızla değil çeşitli prensiplerle vermelisiniz.
*
Kararınızı etkilemesi gereken faktörler şunlardır:
A) Zon durumu. Kompetisyon seviyesi ne olursa olsun (düşük ya da yüksek seviye) kompetisyon yapmak pazarlık yapmaktır. Pazarlığa girdiğinizde kendinizi kaptırıp ödeyemeyeceğiniz meblalar için söz verebilirsiniz. Böyle bir durum olduğunda karşılık olarak bir ceza ödersiniz. Briçte de işleyiş aynıdır. Hiçbir şekilde kontratınızın sonucunu düşünmeden yükselmeye devam ederseniz çoğunlukla bir ceza ödemek zorunda kalırsınız. Fakat bricin gerçek hayattan bir farkı vardır, zon durumu. Zondayken ödediğiniz ceza daha ağır olur.
 *          
Kompetisyonu düşük seviye ve yüksek seviye olarak ikiye ayırmak gerekir. Çünkü düşük seviyede yapılan yarışmalarda kazanç kayıp oranı daha düşüktür. Bu sebeple zon durumunun düşük seviyeli yarışmalara etkisi daha az olur. Yine de zonda olduğunuzda düşük seviyeli yarışmalara katılırken dikkatli olmanız ve diğer faktörlere daha çok önem vermeniz gerekir.
Yüksek seviyeli yarışmalarda ise rakibin zon kontratına baraj yapma olasılığı vardır ve zon durumuna göre kazançlar oldukça büyüyebilir. Baraj yapmak için en uygun zon durumu sizin zonsuz rakibin de zonda olduğu durumdur.  Tabii ki bahsedilen uygun zon durumu olduğunda çoğunlukla baraj yapmalıyız yaklaşımı doğru değildir. Öncelikle rakibin zon kontratını gerçekleştireceğinden oldukça emin olmak gerekir. Emin olsanız bile kendi takımınızın en çok iki batacağına inandığınızda baraj yapmalısınız. Eşit zon durumunda barajdan çok neredeyse kontratınızı yapacağınıza inandığınızda üste konuşursunuz. Ters zon durumunda ise kontratınızı yapacağınıza inanmanız gerekir.  
B) Toplam koz sayısı. Briç ellerini iki ana sınıfa ayırabiliriz. Defansif ve ofansif. Yani kontratı siz oynadığınızda ve defansta kaldığınız durumlar arasında aldığınız el sayısı  çok farklı ise eliniz ofansif, birbirine yakın ise eliniz defansif değerde demektir. Tabii ki ofansif eller kompetisyon yaparken üste konuşmayı hakederler. Bir elin ofansif mi yoksa defansif  mi olduğunu birkaç özelliğe bakarak anlarsınız. Bunlardan bir tanesi fitiniz olan kozdaki kart sayınızdır. Eğer sizde herhangi bir renkten çok kart varsa rakiplerde o renkten az kart  var demektir. Rakiplerin de elinde 13 kart olduğuna göre kalan üç renkten çok kartları olduğu aşikardır. Yani sizin bir renkten çok kartınızın olmasının doğal sonucu rakibin kalan üç rengin birinden çok kartı olmasıdır. Böylece sizin takımın elleri ofansif ise rakip takımın elleri de ofansiftir. Sizin elleriniz defansif ise onların elleri de defansiftir. Bu bilgi ile siz ofansif elinizle kompetisyona devam etmelisiniz çünkü eğer rakibin kontratı oynamasına izin verirseniz onların da ofansif eli olduğu için vaadettikleri kontratı çoğunlukla yapacaklardır. Sizde defansif eller varsa kompetisyondan vazgeçmeli ve onların kontratlarına batma ihitmalleri artar çünkü onlarda da defansif değerler vardır.
C) Dağılım.  Bir elin ofansif veya defansif olmasını etkileyen diğer önemli faktör elin dağılımıdır. Bir el ne kadar dengesizse o ölçüde ofansiftir tabii ki ortada fit olduğunda. Zaten bizde bu yüzden fit olunca kısa renklerimiz için puanlar veriyoruz. Eğer elimiz dengeli ise defansta kalmak bizi rahatsız etmemelidir çünkü büyük kartlarımız defans yaparken de el alacaktır. Sonuç olarak kompetisyona devam edip etmemeyi düşünürken kararsız kaldığınızda dağılımınız size yol gösteren önemli faktörlerden biridir.
D) Onörlerin yeri: Elimizdeki onörlerin defansta iş yapıp yapmayacağı önemlidir. Böylece elinizi daha iyi değerlendirebilirsiniz. Bu yüzden onörlerin hangi renklerde olduğu önemlidir. Temel prensipler vardır.
As her zaman değerlidir, ister oynarken ister defansta. Rua eğer löve olacaksa sizin için iyi rakip için kötüdür, eğer löve olmayacaksa sizin için kötü rakip için iyidir. Bu sebeple Ruanın değeri her zaman aynıdır. Dam ve Vale ise farkı yaratan onörlerdir.
            A R x x x                             x x x
            x x                                       D V x
                                  
            A R x x x                             D V x
            x x                                       x x x         karşılaştıralım
İlk örnekte kontratı biz oynarsak kozumuz Pikten bir löve vereceğiz. (iyi şartları hesaba katıyoruz) Rakip renk olan Körden ise iki löve vereceğiz yani toplam üç kayıbımız var. Eğer kontratı rakip oynarsa onlar da kendi kozları olan Körden bir löve ve Pikten iki löve toplam üç löve verecekler. İkinci örnekte ise kontratı biz oynarsak sadece iki Kör, kontratı onlar oynarsa sadece iki Pik verecekler.
 *          
Gördüğünüz gibi Dam ve Vale onörlerinin rakip renkte olması kontratı oynayanlar için zararlıdır. Bu yüzden bu durumda kompetisyona devam etmek tehlikelidir. Eğer Dam ve/veya Vale bizim rengimizde olursa o el kontratı alan takım için çok yararlı olur. Bu yarar rakip takım için de geçerli olduğundan kompetisyonu mümkün olduğunca kaybetmemeye çalışmak gerekir.
E) Forsing Pas: Adından da anlaşılacağı gibi forsing Pas, Pas geçmenin forsing olması yani ortağı konuşmaya zorlamasıdır. Pasın gerçek anlamında kullanılmamasının sebebi güçlü takımın bizim takım olduğunu bilmemizdir. Böylece deklarasyon nasıl olsa bir şekilde devam edecektir. Pas deklaresine forsing anlam yükleyerek ortaklar arasındaki iletişim genişletilir ve hemen deklare vermekle Pas geçip ortağın vereceği deklareyi beklemek arasındaki farkın getirisini elde etmek amacı güdülür. Hangi amaçla kullanıldığını öğrendiğimiz forsing Pasın, ortağı konuşmaya zorladığını düşününce rakibin bir kontratı kontrsuz oynaması imkansız demektir. Takımımız diğer takımdan daha güçlü olduğu için rakibin batacağı neredeyse kesindir ve rakibin bir kontratı kontrlu oynamasında hiçbir problem olmayacaktır.
“erdincerbil”

5 yorum:

yildiz dedi ki...

Insanoglu bu kadar bencil olmasaydi
bireysel sonunu düsününceye kadar Dünyanin sonunu düsünebilseydi yaaaa,kimbilir belki birgün hepimiz kacirdigimiz birseylere tekrar baslayabiliriz....
sevgiyle ve dostca kalin

aysema dedi ki...

Ahh, neleri neleri bilinçsizce tüketiyoruz...
Paylaşım için teşekkürler.

Gulsen dedi ki...

şiir çok güzeldi...

Mehmet Osman Çağlar dedi ki...

Bence hepsi güzeldi ama şu söz iyice belleğime kazındı:
"Son nehir kirlenip son balık tutulunca insanlar paranın yenmeyeceğini anlayacaklar."
Teşekkürler... dostlukla

Sabahattin Gencal dedi ki...

Merhaba,
Seçtiklerinizin hepsi, her zamanki gibi çok güzel.Ayrıca ders verici, uyarıcı...
Hayırlı günler dileğiyle.