1 Aralık 2014 Pazartesi

Sınırlı Seçim İlkesi

Kötülerin baltayı kırdıkları taş olmayı sürdüreceğim.
Mine G. Kırıkkanat
*****
En bilginler,
en aydınlar,
her zaman en ölçülü olanlardır.
Jean-Jacques Rousseau 
*****
görsel: googleimages
*****
ASTROLOJİ SAÇMALIĞI
Türkiye’de fal bakımının yaygın olması kadar astrolojinin kendisine de ilgi duyulmaktadır. Öyle ki bazı insanlar ciddi bir şekilde karşılarındaki kişileri burçlarına göre yorumlayabilmekte ve hatta olası eş arayışında burçları da göz önünde bulundurabilmektedirler.

“Astroloji” (Astrology) kelimesi “Yıldızların Hesabı” anlamına gelen “Astrologia” kelimesinden türemiştir. Astrolojiden bahsederken genellikle 12 burçtan bahsedildiği düşünülmektedir ancak tek bir astrolojik sistem bulunmamaktadır

Yüzlerce sözde “astrolog” ve milyonlarca astrolojiye inanan insanlarla belirli testler yapıldığı halde, günümüzde astrolojinin doğru olduğunu gösteren herhangi bir bilimsel kanıt bulunmamaktadır.

Evren hakkında yeterli bilgilere sahip olmayanların zamanındaki inançlara dayanan bu sistem yine de birçok kişinin ilgisini çekmeyi başarmıştır. Ancak farklı astrologlara danıştığınızda ve farklı yayınlara baktığınızda, aralarındaki farklılıkları, tutarsızlıkları, çelişkileri ve hepsinde rastlanan bilimsel hataları bariz bir şekilde fark edebilirsiniz ve bu bize astrolojinin güvenilir bir bilgi kaynağı olmadığını ve bilimsel bir temeli olmadığını göstermektedir.

Astrolojide inanılan bazı şeyler de kendi içerisinde tutarsızdır. Burçlar Kuşağı olarak bilinen Zodyak 12 değil 13 Takım Yıldızından oluşmaktadır (13. Takım Yıldız “Yılan” olarak adlandırılmıştır).

Astrolojinin hiçbir bilimsel dayanağı olmadığını ve içeriğinin bütün olarak hatalı olduğunu, doğruluk payı olanlarınsa her zaman tesadüfi benzerliklerden kaynaklandığını söyleyebiliriz.

Başkalarının hayatınızı nasıl yaşayacağınızı ve nasıl hissedeceğinizi söylemesi yerine siz “siz” olun  ve  hayatınızı dürüstçe yaşayın. Bununla beraber araştırın, düşünün ve daima şüphe edin.
Hazırlayan: Arsel Acar (Kısaltılmıştır)

****
BİLİNÇALTI

Komayın beni bu ellerde-gayrı durmam
Bu yol kavşağında susmuş gözler senin
Beni kıskıvrak saran kollar senin kolların
Tutamam ellerini- yanımdasın.

Rüzgar gibi bakıyorsun - saçlarım uçuşuyor
Ellerimi örtüyorum yüzüme - gözlerine bakamıyorum
Sen bir çiçeksin yavaşça açarsın
İncecik belin salınırsın- ilk çiçeksin baharda

İşte uzat ellerini- ben gözlerimi yumuyorum
Yeni yetme bir sürgün gibi kuruyorum olduğum yerde
işte bu benim yüreğimdir- atmıyor
İşte kar düşüyor gözlerime

Hiçbir şey güçlü değil bu dünyada seni sevmek kadar
Senin yüreğin kadar aydınlık değil
Hiç bir şey ölümcül değil bu koku bu renk kadar
Vücudun kadar alımlı değil hiçbiri çiçeklerin

Neden bu güzelliği dudaklarının
Gözlerinin bu koyu karanlığı
Bir şey var yüreğimde kuş gibi uçarı
Gözlerinin şavkı çiçeklerden
Yağmur yağar telli pullu
Biliyorum- ellerin gibisi yok.
E.E. Cummings

*****

SINIRLI SEÇİM İLKESİ
Briçte kağıt oyunu sırasında, rakiplerin elini tahmin ederken kullanılacak ilkelerden biridir. Temel iddiası "rakip bir kağıt oynadığında, onun bir seçim yapmış olduğunu değil başka bir seçeneği bulunmadığını kabul etmeliyiz" şeklindedir.

Hemen hemen bütün briç oyuncuları, bu ilkeyi ilk duyduklarında mantıksız bulurlar. Bu nedenle önce başka bir alandan örnek verelim.
(örnek a'dan z'ye briç kitabından):

"Birinin elinde iki bilardo topu bulunduğunu ve bunların ikisinin de kırmızı olabileceği gibi birinin kırmızı, öbürünün beyaz olabileceğini düşünün. Size rasgele bir top vermesini istediniz ve verdiği topun kırmızı olduğunu gördünüz. Öbür topun rengini bilmiyorsunuz, ama onun da kırmızı olması olasılığı beyaz olma olasılığından fazladır, Çünkü adamın bir kırmızı, bir beyaz topu olsaydı size belki de beyazını verirdi!"

Bu ilke briçte şöyle bir kombinezonla karşılaştığınızda size yol göstermelidir:
Diyelim ki yerde bir renkten
7-4-3-2 var
ve elinizde de
as-rua-10-6-5 bulunuyor.

Ası çektiğinizde batıdan dam (ya da vale) düşüyor.
Onlu  empası yapmak, diğer onörü düşürmek için oynamaktan (yani ruayı çekmekten) daha doğrudur.

Batının elinde en baştan tek parça onör olabileceği gibi iki parça dam-vale olması da muhtemeldir. Ancak elinde dam-vale olsaydı damı oynayacağına valeyi veya valeyi oynayacağına damı oynayabilirdi. Dolayısıyla tek parça dam ya da vale ile başladığını kabul etmek gerekir.

Bu tuhaf ilke ilk olarak Terence Reese tarafındanT
he Expert Game adlı kitabında ortaya atılmıştır.

1 yorum:

gülsen VAROL dedi ki...

Sevgili Alizafer, eminim bu ilgimi fazlasıyla çeken yazıyı yazan, 13. burçta doğmuştur!!! :)