31 Ekim 2016 Pazartesi

Uyandırma Konturu

Bazen herkesi aldatabilirsiniz.
Bazı insanları her zaman aldatabilirsiniz.
Ama herkesi her zaman aldatamazsınız.
Emre Kongar
*****
AŞKIN ÇİÇEK HALİ
“Bir gün...” diye başlıyor efsane... “Okeanos’un kızı Klytie, Işık Tanrısı Apollon’la bir nehir kıyısında karşılaşır,” diye devam ediyor.

“Narin yapılı, güzel Klytie’nin kalbine kolayca giren Apollon onu deli gibi sevmeye başlar. Fakat Apollon kızdan bıkıverir. Klytie’nin fazla sevgisinin Apollon’u usandırdığı söylenir. Zavallı Klytie şaşırır, ağlar, inler ve acıya dayanamaz ölür.

Apollon kendi yüzünden toprağa giren ve güneşin parlak ışıklarını göremeyecek olan Klytie’yi ‘Heliotrope-Gün çiçeğine’ çevirir. Gün çiçeği Apollon’a olan fazla sevgisini hâlâ gösterir, o ne tarafa giderse yüzünü o tarafa döndürür.”

Efsaneye göre Klytie şimdi bir ayçiçeği... O artık güneşe bağlı yaşamı nedeniyle güneş ülkelerinin çiçeği... Koşulsuz ve tutkulu sevgisini, çiçeğinden çekirdeğine kadar geçiren deli sarı bir çiçek, deli kara bir çekirdek o.
Aşkın çiçek hali...
*
AYÇİÇEĞİ
Türkçe adı : Ay çiçeği, güne bakan, gündöndü.
İngilizce adı: Sunflower
Almanca adı: Sonnenblume
Fransızca adı: Tournesol
Botanik adı: Helianthus annuus

Güneş gün boyu döndükçe o da güneşe döner yüzünü, bu yüzden olmalı birileri “Gündöndü” diye seslenir ona. Gün bitene kadar güneşe bakar durur. Bazıları “Günebakan” diye çağırır onu... Ya biz? Neden ‘güneş çiçeği’ değil de ayçiçeği deriz ona? Güneşe olan aşkını gece ay ışığında büyüttüğü için mi yoksa?
*
GÜNDÖNDÜ
Sarmaşık gündöndüye aşıkmış, gündöndü de güneşe; sarmaşık her gün gündöndü ona baksın diye ona sımsıkı sarılırmış ama gündöndü başını güneşten çevirip sarmaşığa bakmazmış hiç.

Sarmaşık gün geçtikçe hırsından, aşkından gündöndüye daha çok sarılmaya başlamış. Bir sabah bakmış ki gündöndü güneşe değil kendisine bakıyor. Büyük bir sevinçle gündöndüye sarılmış ama fark etmiş ki gündöndü çok sıktığı için nefes alamaz olmuş ve ölmüş.

Sarmaşık yaptığından çok pişman olmuş ama artık çok geçmiş. Kendisi sevdiğinden olduğu gibi, gündöndü ile güneşin aşkını da engellemiş istemeden ve sevdiğini öldürmenin ıstırabını yaşamış...
Sevdiklerimize ayçiçeği göndermek: "Benim için vazgeçilmezsin, sana tapıyorum" demektir.
 *****
YERYÜZÜNDE YİTİRDİĞİM BİR YAĞMUR İZİ
" diriyiz. yeryüzüne bırakılmış bir iz.
yağmurun vuruşkan sesi: kuşdiliyle bir öykü.
yağmurun kırılgan sesi: teni yanık toprak.
karşılıklı gülüşür geçer gideriz.
*
çentikliyiz. nasıl da aldatılmış. anlaşılmaz
yeryüzündeki yaşımız. kimden düştük?
kimin izi... bir unutuşun başlangıcı mı?
yoksa bir anımsayışın kemendi mi?
*
gövdeyiz. yarılınca görülür içimiz.
görmediniz mi? ustaca hazırlanmış bir yitiriliş.
özünde dilsizlik olan şu yağmur neden susar? "
*
toprağa düşen damla!
Sakın taşma
Ve ömrümüzü sorma:
*
"Zaten yalanımız kadar ömrümüz ."
Tuğrul Asi BALKAR
*****
UYANDIRMA  KONTURU
Uyandırma konturu, daha önce kendisine deklare verme sırası gelmişken
pas demiş bir elin, daha sonra ortağına da güvenerek attığı kontura denir. 

Özel ve konvansiyonel deklarelere atılan konturlar hariç, ‘uyandırma konturlarının’
iki seviyesinden yukarıda olamayacağını belirtelim.
Toplam puanların, yaklaşık yarı-yarıya olduğu anlaşılmıştır.
Rakipler, deklarelerini 1 veya 2 seviyesinde sonlandırmışlardır ve artık siz de pas derseniz, deklareler sonlanacaktır.
İşte, bu aşamada ‘uyandırma konturu’ atılarak part-scorun kazanılması  hedeflenmektedir.

Part-scoru alma uğruna, konturlanarak pahalıya mal olacak maceralardan kaçınmak gerekir. Deklarelerin pozisyonu, puanlar ve kartların dağılımı iyice hesap edilerek, uyandırma konturu yapılmalıdır.
“Yusuf Ziya Serifoglu”
***
Not:
Uyandırma durumlarını üç ana grupta toplayabiliriz
- Solunuzdaki oyuncu 1 seviyesinde oyun açıp herkes pas geçip sıra size geldiğinde,
- Rakipler bir fit bulduktan sonra siz uyandırma pozisyonunda kaldığınızda,
- Rakipler bir fit bulamadıktan sonra siz uyandırma pozisyonunda kaldığınızda. 

1 yorum:

Abdülkadir Bekçi dedi ki...

Güzel bir yazı olmuş, elinize sağlık.