20 Nisan 2014 Pazar

Briç Dersi Meraklılarına

Wolfgang Amadeus Mozart - Piano Concerto No. 21 - Andante
http://www.youtube.com/watch?v=df-eLzao63I&index=63
******
Dağın tepesine 
hangi yoldan çıkarsan çık 
manzara aynıdır.
Ancak çıkarken gördüğün manzara farklıdır.
Çin sözü
*****
Bir sona geldiğin için ağlama,
onu yaşadığın için gülümse.
Gabriel Garcia Marquez
*****
Kendinizi 
çoğunluğun yanında bulduğunuzda,
durup düşünme vaktidir.
Mark Twain
****

ELIPS VI
Bana bir türkü söyle
yolları açan,
atı dörtnala süren
senin peşinde ateş,
benim peşimde su
biz iki yolcu
karşımızda tek ayna
Yollar boyunca hey
acılar ve büyük sular
gümüşten uy bakırdan
yüksek dağlar dövüyor
derin pınarlar açıyor,
yeşil gözlüm.
Radovan Pavlovski - çeviren: Suat Engüllü
*****
1. KONFERANS  MERAKLISI BRİÇÇİLERE  BİR ÖĞÜT:
Öğrendiklerini bir saat gibi cebinde taşı...
İkide bir, saati olduğunu göstermek isteyen insanlar gibi ortaya çıkarma.
Eğer birisi sana saati sorarsa söylersin, ama her saat başında sorulmadan saat kulesi gibi ötme.
Söylediklerini duyurmak için hiç kimseyi kolundan tutma, çünkü insanlar seni dinlemeye istekli değillerse, onları tutacağına çeneni tutsan daha iyi olur...
Lord Chesterfield 
***
2. KONFERANS  MERAKLISI BRİÇÇİLERE  BİR SÖZ:
Yalnızca kültürlü insanlar öğrenmeyi sever,
Cahiller ders vermeyi tercih eder.
Edouard Le Berquier
***
3. KONFERANS  MERAKLISI BRİÇÇİLERE  BİR ŞİİR:
Öğretmen Öğren
Haklı olduğunu çok sık söyleme, öğretmen!
Bırak öğrencilerin kendileri görsün!
Gerçek
Haddinden fazla sıkılmaya gelmez
Konuşurken dinle, öğretmen!
Bertolt Brecht, çeviren: İsmail Haydar Aksoy
*** 
4. KONFERANS  MERAKLISI BRİÇÇİLERE  BİR ÖYKÜ:
Bakırcı Ustası ve Çırağı
Bakırcı ustası yanına on yaşlarında bir çırak almış.
Gün boyu çalışmışlar.
Ertesi gün çırak ortalarda yok.
Bakırcı merak edip çocuğun evine gitmiş.
Kapıyı çalmış,  pencereden çırağın annesi görünmüş.
-  Bizimki nerede? demiş bakırcı, yoksa hasta mı?
-  Bir şeyi yok, artık işe gelmeyecek demiş annesi.
-  Niye?
-  Mesleği öğrendi, kendi dükkanını açacak.
-  Anlamadım.
-  Anlamayacak bir şey yok. Bakır parçasını  alıyorsun. Döve döve şekil veriyorsun, tamam.
-  Vay kerata demiş bakırcı,
kendisi öğrenmekle kalmamış annesine bile öğretmiş.
*
Geçmiş zamanın çırağı yine de alçakgönüllüymüş.
Sanatı annesine öğretmiş sadece.
Şimdikiler ustalarına bile öğretiyorlar.
“Ülkü Tamer, Cumhuriyet,  15 Eylül 2012”
 ***
5. KONVANSİYON  MERAKLILARI İÇİN BİR ANI:
Konvansiyonların Yararı
TAŞ
Hasırcızâde Mehmet Ağa, bir gün Fuat Paşa'nın yanında iken paşanın pırlanta yüzüğüne dikkatle bakmağa başlamış.
Fuat Paşa sormuş.
"Yüzüğüme mi bakıyorsun?"
"Evet Paşam... Taşını merak ettim."
"Elmastır."
"Güzel, ama yararı nedir?"
"Hiç..."
"Peki, ne gelir getirir?"
"Hiç."
"Yazık. Benim de babadan kalma bir çift taşım var; bana senede elli altın getirir."
"Amma yaptın ha! Ne taşı ki bu?"
"Değirmen taşı. Zira bu taş sayesinde hem nafakamı çıkarıyorum, hem hayır hasenat yapıyorum hem de insanlara bu taş sayesinde hizmet ediyorum..."
***
6. KONVANSİYON  MERAKLILARI İÇİN USTADAN BİLGİ:
Konvansiyon Nedir?
Konvansiyon: Anlaşmayı güçlendirmek ve çeşitli anlaşma problemlerine çözüm bulmak amacıyla, doğal anlamı dışında anlamlar içeren ve özel olarak düzenlenmiş konuşmalardır.
Bir konvansiyonu kullandığınızda, karşılığında natürel bir deklareden vazgeçiyorsunuz demektir. Ne kadar çok konvansiyon kullanırsanız kullanın, masada karşılaşacağınız durumların hepsini kapsamasına imkan yoktur. Ortağınızla ne kadar detaylı konuşursanız konuşun, briçteki el dağılımlarının çokluğundan dolayı, mutlaka daha önce konuşmadığınız durumlarla karşılaşırsınız. Bu gibi hallerde genel briç mantığı devreye girer ve iyi muhakeme yürüterek çözüme ulaşmaya çalışırsınız. 
Briç baştan sona muhakeme oyunudur. Hangi sistemle oynarsanız oynayınız, uyguladığınız konvansiyonların içine muhakemenizi katmanız gerekir. Sağlıklı muhakemenin yerini hiçbir şey tutamaz.
*
Bütün gelişmeleri konusunda tam bir bilgiye ve ortaklık anlaşmasına sahip olmadığınız hiçbir konvansiyonu kullanmayınız ve natürel deklareye öncelik veriniz. Hatta buna transfer ve Stayman’ı da dâhil edebilirsiniz. Kırk yılda bir gelen eller için konvansiyon kullanmayınız. Çünkü ya siz unutmuşsunuzdur ya da ortağınız.
Konvansiyonlar dakiktirler, çok net bilgi verirler. Ancak;
Rakiplere de bilgi verirler (Üstelik ortak da unutmuş olabilir.)
Konvansiyonların, bütün durum ve olasılıkları kapsadıkları da söylenemez ve de mümkün değildir.
*
Akılda tutulmaları da oldukca zordur. En büyük ustalar bile, en azından 5x5=25 gibi refleks haline gelmedikten sonra, artifisiyel sistemlere yönelmeyin diyorlar.
Ayrıca brici zevkli kılan şey; çok değişik durumları kendimizin keşfetmesi, yaratıcılığımızı brice katmamız ve nasıl bir konuşma yapacağımıza kendimizin karar vermesidir. Muhakeme yapabilme yeteneğimizi geliştirmemizdir. Doğru muhakeme yapacağız ve nasıl bir konuşma yapacağımıza kendimiz karar vereceğiz.
Briçte: Konvansiyonların suistimali kadar ortaklıkların başını belaya sokan başka bir şey yoktur. Ancak natürel deklare derdimizi yeterince anlatamıyorsa, artifisyel deklare de bir ilaç gibidir.
*
Briçte her eli anlatabileceğiniz bir deklare sistemi yoktur. Bu nedenledir ki hiçbir konvansiyon ya da ortaklık anlaşması muhakemenin yerini tutamaz.
“ergun cuhadar”
***
7. BRİÇ DERSİ MERAKLILARINA!
İnsanlar,
etraflarında kendilerinden çok şey bilen birilerinin olmasından hoşlanmazlar.
Bu onları kızdırır.
Sen konuşuyorsun diye de değişmezler.
Kendilerinin istemesi gerekir bunu.
Öğrenmek istemedikleri zaman  çeneni tutmaktan
ya da onlar gibi konuşmaktan başka bir şey yapamazsın.
Harper Lee - Bülbülü Öldürmek, felsefe kulübü

Hiç yorum yok: