30 Ocak 2014 Perşembe

El Değerlendirme

Jazz Trumpet Solo
http://www.youtube.com/watch?v=kcNv3qaGagE
*****
Yalanlar insanı ileri götürür
ama bir daha geri getirmez.
Rus Atasözü
****
ÖNEMLİ OLAN ŞARKICI DEĞİL, ŞARKI
Folk dünyasının eşsiz bestecisi Pete Seeger, yaşamı boyunca
“müzik yararlı olmalı”ilkesini savunanlardandı.

Bestelediği halk şarkılarını, toplumsal bilincin, sol düşüncenin, savaş karşıtlığının, ırkçılığa direnişin, insan haklarının, sendikal hakların, grev hakkının, emek savunmasının, doğa tahribatını önlemenin hizmetine verdi.

“Önemli olan şarkıcı değil, şarkıdır” diyordu. Açtığı yoldan niceleri geçti.
Arkadaşım Joan Baez ve tüm 68 kuşağı biraz daha öksüz kaldık.
“Çiçekler nereye gitti?” diye sorduğunda aslında ne zaman akıllanacağız diye soruyordu: Çiçekleri genç kızlar kopardı. Genç kızlar delikanlılara kaçtı. Delikanlılar askere gitti. Askerler savaşta ölüp mezara girdi. Mezarlarında çiçekler açtı... Ne zaman öğreneceğiz savaşa karşı durmayı. Ne zaman akıllanacağız!

“Eğer elimde bir çekicim olsaydı... Gece gündüz vururdum, tehlikeyi ve tehditleri yok etmek, aşkı yüceltmek için... Eğer elimde bir çan olsaydı, gece gündüz çalardım tehlikeyi ve tehditleri yok etmek, aşkı yüceltmek için... Eğer dilimde bir şarkım olsaydı, gece gündüz söylerdim tehlikeyi ve tehditleri yok etmek, aşkı yüceltmek için...” diyordu.

Elinde çekici vardı: Adalet çekici... Çaldığı çan, özgürlük çanıydı... Söylediği şarkı da aşkın ve direnişin şarkısıydı... Bütün topraklarda..
Zeynep Oral – 30 Ocak 2014 – Cumhuriyet
*
What Did You Learn In School?
Bugün okulda ne öğrendin, benim sevgili oğlum?
Washington’un hiç yalan söylemediğini öğrendim.
Askerlerin nadiren öldüğünü öğrendim.
Herkesin özgür olduğunu öğrendim.
Polislerin benim arkadaşım olduğunu öğrendim.
Adaletin asla bitmeyeceğini öğrendim.
Devletin güçlü olması gerektiğini,
Devletin her zaman haklı olduğunu, asla haksız olmadığını,
Liderlerimizin en iyi insanlar olduğunu,
Bizim onları tekrar ve tekrar seçtiğimizi öğrendim.”
* 
Pege Seeger’den:
****
ZAMANLA PİŞER
Bir operatör düşünün. Hastanızın böbreğindeki taşı alacak. Taşla birlikte böbreği, böbreğin yanı sıra da karaciğeri, safrakesesini, mideyi alıyor. Hastanız sizlere ömür. Biri, kalkıp, "Canım, bu daha ilk ameliyatı. Yavaş yavaş alışacak," derse ne yaparsınız? Doktora da, bunu söyleyene de bir 'ameliyat teşebbüsü'nde de siz bulunmaz mısınız?

Lüks bir lokantaya gitmişsiniz. Balık söylüyorsunuz. Önünüze bir balık geliyor, kaçak kömür yeseniz daha iyi! Şef garson, "Bizim aşçı bugün başladı işe. Zamanla öğrenecek," diyor. Ne yaparsınız? Tabağı şef garsonun kafasına geçirmez misiniz?

Peki, onlara gösteremeyeceğimiz hoşgörüyü başkalarına neden gösteriyoruz? Sözgelimi, birdenbire mantar gibi biten yeni televizyon kanallarının ekranları çiçeği burnunda sunuculardan geçilmiyor. Bunların çoğu iki lafı bir araya getiremiyorlar.

"Mazeret" hazır:
 "Canım, zamanla pişer."
Pişsin de öyle çıkarın karşımıza.
Berberliği bizim başımızda mı öğreteceksiniz? 
08.02.2003  Ülkü Tamer
****
İLK BUZ
Telefon kulübesinde titriyor bir kız
Büyük mantosunun içine gizlemiş
Gözyaşlarının dudak boyasına
Karıştığı yüzünü.

İncecik avuçlarına hohluyor
Parmakları buz tutmuş.
Bir başına dönecek evine
Buzlu sokaklarda.

İlk buz. Buzun ilk tutuşudur
Telefon cümlelerinin ilk buzu.

Donmuş yaşlar parlıyor yanaklarında
Gönül kırıklığının ilk buzları.
*
Andrey Voznesenski - Türkçesi: Ülkü Tamer
***
 EL DEĞERLENDİRME

Briç oyununda kartlar dağıtıldıktan sonra konuşmalar başlar. İlk konuşmayı kartları dağıtan oyuncu yapar. Oyunculardan birinin ‘Pas’ dışında bir şey söylemesi halinde oyun açılmış olur. Oyunu açan kişiye ‘’Açıcı’’, ortağına ‘’Cevapçı’’ adı verilir. Açıcıdan sonra konuşan rakip ‘pas’ dışında bir şey söylediği takdirde üste konuşmuş (Overcall) olur ve ‘’Araya giren’’ veya (Müdahaleci) ismini alır, ortağına da ‘’Yükselten’’ denir. Bu oyuncuların hepsi konuşmadan önce ellerindeki kartlara bakarak bir değerlendirme yapar.  Değerlendirme, eldeki kartların gücü ölçülerek yapılır.
*               
Oyuna yeni başlayanlara, değerlendirme yöntemi olarak ‘’ Puan sayma’’ sistemi öğretilir. 1915 yılında matematikçi Milton WORK tarafından ortaya atılıp, büyük usta Charles GOREN tarafından geliştirilen (4-3-2-1) kavramı esas alınarak uygulanan çeşitli puan sayma sistemleri mevcuttur.
                                 
(A)=4 puan  (R)=3 puan  (D)=2 puan  (V)=1 puan
                
Bunlara onör puanları (OP) denilir ve eğer NT oyunu düşünülüyorsa, sadece (OP) puanları dikkate alınır.

Kozlu oyun oynanacaksa, renklerin uzunluk ve kısalık durumları dikkate alınarak kartlara ek puanlar verilir. Bazı sistemlere göre ek puan vermek için kart adedinin en az 6 olması gerekir, altıncıdan sonraki her kart için ayrı puanlar verilir. Standart sistemde, renk uzunluğu 5 adet olursa, o renk 1 puan daha değerlenir. Beşinciden sonraki her bir kart +1 puan olarak hesap edilir. Örneğin (ADVxx) şeklinde olan bir renkte 7 (OP) vardır. 5 kartlı olduğu için +1 puan eklenerek, değeri 8 puana çıkartılır. Eklenen puana uzunluk puanı   (UP) denilir. Eğer bu renk 6 kartlı olsaydı +1 puan daha eklenecek, değeri 9 puana çıkacaktı. Onör puanları ile uzunluk puanlarının toplamına Onör Dağılım Puanı(ODP) adı verilir (ODP=OP+UP) Oyun bir renk ile açılacaksa (ODP) puanları dikkate alınarak deklere verilir. Bazı sistemlerde kısalık puanları da (KP) dikkate alınır. Ancak standart sistemde ilk değerlendirme aşamasında kısalık puanları dikkate alınmaz.

Örnek:        Pik: Ax.          Kör: Dxxxx.          Karo: RVxxx .        Trefl: x
Bu dağılımda toplam 10 OP vardır. (Pik A: 4+Kör D: 2+Karo R: 3+Karo V: 1)=10 OP
Uzunluk puanları ise 5 kartlı kör için (+1), 5 kartlı karo için (+1); Toplam: 2 UP
Dağılım puanı ODP=(10 OP+2 UP)=12 Renk konuşmaları ODP, NT konuşmaları ise OP ile yapılır.

Konuşmalar sürerken fit bulunursa (Ortaklar herhangi bir rengi koz yapmak üzere anlaşma sağlarlarsa), Bu sefer kısalık puanları da (KP) eklenerek el yeniden değerlendirilir. Kısalık puanlarının eklenmesi ile bulunan değere Destek Puanı (DK) adı verilir. DK=ODP+KP

Kısalık puanları (KP):   Şikan: 3 puan,  Singleton: 2 puan, Doubleton: 1 puandır. Yukarıdaki örnekte ortaklar kör rengini koz yapmak üzere anlaşırlarsa (Kör fiti bulunursa), KP puanları da eklenerek el yeniden değerlendirilir. Pik doubletonu için (+1), Trefl singletonu için (+2). Toplam 3 KP. Bu durumda elin değeri 15 DK olur. Fit bulunduktan sonra konuşmalar DK puanı üzerinden yapılır.
DİKKAT! Fit bulunmadan kısalık puanları hesaplanmaz.

FİT KAVRAMI: Ortağınızla birlikte, herhangi bir renkten iki elde toplam 8 kart bulunmasına fit adı verilir. Fitler karşılıklı olarak (4-4), (5-3), (6-2), (7-1), (8-0) şekillerinde olabilir.
Deklere verilirken, amaç renk ve seviye yönünden en uygun kontratı bulmaktır. Öncelikle bir majör fiti bulmağa çalışırız.          
Ortağımız 1 majör renkle oyunu açmışsa, o renkten elinde en az 5 kart vardır. Bizimde elimizde o renkten 3 kart varsa fit bulunmuştur.        
Bazen ortaklar 8 kartlı fit bulamaz ve mecburen 7 kartlı bir renk üzerinde anlaşmak zorunda kalabilirler. 7 kartlı fite mini fit denilir. Pek istenmeyen bir durumdur.
          
İyi fit 9+ kartlı olandır. Ele değer katan şey, puandan daha çok fittir. Fit rakamı büyüdükçe elin değeri daha da artar. 
Aşağıdaki örneğe bir göz atalım:
Açan                                               Cevapçı                                                     
Pik: ADT8642                                 Pik: RV9753
Kör: xxx                                          Kör: -
Karo: -                                             Karo: xxxxxxx
Trefl: xxx                                        Trefl: -

Pikler koz olduğunda Grand şlem garanti. Ellerindeki kartları sadece puan sayma sistemi ile değerlendiren oyuncular, buradaki oyunu bulmak için çok zorlanırlar. Usta briççiler elerini değerlendirirken sadece puanlara bakmazlar. Ustalar puan sayma sisteminin esiri değildirler. Çünkü aynı puana sahip bütün eller eşit sayılmazlar.

PUAN SAYMAYI ETKİLEYEN KRİTERLER

Kalite          
Standart Briçte büyük şlem oynamak için 37 puan, küçük şlem oynamak için 33 puan, kozlu oyunu 5 seviyesinde oynamak için 28/30 puan, 3NT ve 4 seviyesinde koz oyunu için 25/26 toplam puan olması gerektiği öğretilir. Fakat ustalara göre bu bilgi yeterli değildir. Şimdi aşağıdaki örneğe bir göz atalım,

A  ……………………   B   ………….……… C                                                                 
Pik    Axx …………..    Pik   ADx…………  Pik    xxx
Kör    Rxx …………     Kör   RVx ………..  Kör   xxx
Karo  Dxx ………....    Karo xxx ………… Karo xxx
Trefl  Vxxx…………    Trefl xxxx ………..Trefl ARDV

Her üç elde de toplam 10 OP var ve hepsinde de dağılım (3-3-3-4) şeklindedir. Sadece Puan sayma sistemine göre değerlendirme yaparsak, her üç elde aynı değerdedir. Fakat tecrübeli bir oyuncu bir bakışta bu ellerin değerlerinin farklı olduğunu görür.

A Örneğindeki elde As bir el kazanır. Rua nın el kazanma ihtimali % 50, Dam ve Valenin kaderi belli değildir. Bu el için bir buçuk el kazanabilir diyebiliriz.

B deki elde Dam, Asın yanında olduğu için % 50 ihtimalle bir el kazanabilir. Rua ve Vale  yan yana olduğu için belki bir, beklide iki el kazanabilirler, ortalamasını bir buçuk olarak kabul edersek bu el için toplam üç el alabilir diyebiliriz.

C deki elde As, Rua, Dam ve Vale yan yana oldukları için tam 4 el kazanırlar.

Örnekteki  gibi el değerlendirme açısından sadece puan saymak yeterli olamamaktadır. Aynı onörler, dağılıma göre farklı el kazanma gücündedirler. Bu nedenle puan sayarken elimizdeki kartların kalitesini göz önüne alarak değerlendirme yapılması gerekir.

İkincil onörler: Sizin ve ortağınızın rengindeki ikincil onörler (D,V,T) altın değerindedir. Aksine rakiplerin renginden olan korunmasız ikincil onörleriniz ise değersizdir, oyun gücünüzden hariç tutulmalıdır. Bu gibi değersiz onörler yine puan olarak hesaplanırlar ancak kritik kararlar aşamasında bunlara güvenilmez. İdeal destek eli, ortağın konuşmadığı renklerden birincil onörlere (A,R), ortağın konuştuğu renkten ikincil onörlere (D.V.T) sahip olan eldir.

Kapama kartları (Cover Cards): Ortağın elindeki kayıp (Loser) kartlardan birini veya birkaçını kazanabilecek dolayısıyla kayıpları ortadan kaldırabilecek olan kartlar kapama kartı olarak tanımlanır. ( (A) ve (RD) kombinasyonları). Kapama kartları yönünden zengin el iyidir.

Koltuk altı (Onside) prensibi: Sağınızdaki rakibin (Right Hand Opponent) renginde güçlü kartlara sahip olmak değerli bir el göstermesi yönü ile iyidir. Aksine elinizdeki As haricindeki diğer onörler solunuzdaki (Left Hand Opponent) rakibin renginde ise değerleri azalır.

Onörlerin savunma gücü: Elinizdeki Rualar ve ikincil onörler rakiplerin rengindeyse savunma oyununu düşünmelisiniz. Ortağınızdaki (xxx) şeklindeki değersiz kartlar karşısındaki ikincil onörleriniz, oyunu siz oynadığınızda büyük bir olasılıkla işe yaramayacaklardır. Ama savunmada iseniz bu onörler rakiplerin korkutucu rüyası olacaktır.

Ölü kartlar: Elinizdeki (xx) şeklindeki değersiz ikililer yarışmalı ihalelerde felaketin habercisi olabilirler. Çok dikkatli olmak gerekir. Özellikle savunmada iken, eğer ortağınız bu rengi deklere etmemişse, bu şekildeki ikili kartlardan atak yapmayın. 

Onörler: Eldeki onörler, sahip oldukları puan güçleri yanında Negatif ve pozitif değerlere sahip olmaları yönü ile incelenmelidir.

Onörlerin negatif değerleri;
Aşağıdaki durumlarda onörlerin etkinlikleri azalır.
a- Ortağın rengi dışında (DV), (Dx), (Vx) gibi ikil olmaları
b- As hariç tekli olmaları (R), (D), (V)
c- Ortağa destek vermeği düşünürken, eldeki onörlerin rakiplerin renginde olması
d- Araya girmeği düşünürken, onörlerin koz rengimizde değil yan renklerde olması
e- Onörlerimizin soldaki rakibin (LHO) renginde olması.

 Onörlerin pozitif değerleri;
Aşağıdaki durumlarda onörlerin değerleri artar.
a- Onörlerin uzun renklerde toplanmış olması
b- Onörleri uzun renklerde bol (2-3 adet) olması
c- Uzun renklerde bitişik onörler olması
d- Araya girmeğe karar verirken, onörlerin araya giriş renginde olması
e- Onörlerin yanında ortanca kartlar (8-9) bulunması
f- Onörlerin sağdaki rakibin renginde olması    

Gövde kartları ve kart örgüsü: (T) ve (9) lular gövde kartları (Body Cards) olarak tanımlanır. Bunların yanında (8) lide varsa daha iyi olur.

Renkteki kartların peş peşe geliyor olmaları kart örgüsünün iyi olduğuna işaret eder. El değerlendirmesi açısından (DVT98x) şeklindeki bir renge sahip olmak, (RVxxxx) şeklindeki bir renge sahip olmaktan daha iyidir.

Elin şekli: Şekilden kasıt, elin dengeli (Balanced) ya da dengesiz Unbalanced) olduğunu ve elde uzunlukları açısından kaç renk olduğudur.

Dengeli el, hiçbir renkte kısalığı (Tekli ya da çakası) olmayan eldir.(4-3-3-3), (4-4-3-3), (5-3-3-2) şeklindeki ellere primer dengeli eller denir.
(5-4-2-2), (6-3-2-2), (7-2-2-2) şeklindeki ellere de sekonder dengeli eller adı verilir.
Dengeli eller ile, puan gücünün de uygun olması halinde NT oyunu oynamak daha uygundur. Dengesiz eller ile daha ziyade kozlu oyun düşünülmelidir.

Renk uzunlukları yönünden ise; Tek renkli, İki renkli ve Üç renkli el şeklinde sınıflandırma yapılır.

Tek renkli eller 5+ uzunlukta tek rengi olan ellerdir. Uzunluk arttıkça gücüde artar.
İki renkli eller, 5+/5+ uzunlukta iki farklı rengi olan ellerdir.
Üç renkli eller, (4-4-4-1), (5-4-4-0) şeklindeki dağılımlara sahip ellerdir. Bu gibi eller ile (4-4) koz fiti bulma ihtimali daha yüksek olduğu için değerli kabul edilirler.  

Sağlam eller(Quick Tricks): Büyük onörlerden oluşan kart kombinasyonlarına (kesin eller) sağlam eller denilir. Partnerin durdurucu (Preemtive) bir deklere yapması durumunda elimizdeki kartlar puandan daha çok, kesin eller yönünden değerlendirilmelidir.

Aynı renkte (A) ve (R) -----------------------2 kesin el;
Aynı renkte (A) ve (D)------------------------1,5 kesin el;
Aynı renkte (R) ve (D)------------------------1 kesin el;
Bir (A)----------------------------------------------1 kesin el;
Aynı renkte (R) ve (x)-------------------------0,5 kesin el. 

Zon durumu: Zon durumunun lehte veya aleyhte olması elimizdeki puanları etkilemez. Ancak lehte zon durumunda atak, aleyhte zon durumunda ise temkinli olmak gerekir.                                  
“mehmet özyeşilbaş” a teşekkürler.
görsel: deviantart

28 Ocak 2014 Salı

Briç Tarihi


S. Rachmaninov - V. Gryaznov. Italian Polka
http://www.youtube.com/watch?v=YmSDDslA__M
*****
Yenilgiye yol açan 6 neden vardır.
Chen Hao:
1. Açık bir ceza ve ödül sisteminin eksikliği
2. Rakamların değerlendirilmesinde yanılgı
3. Yetersiz eğitim
4. Mantıksız aşırı heyecanlanma
5. Kanun ve düzenin yetersizliği
6. Güçlü ve sebatkar olanı seçmede yetersizlik. 

“piktobet” ten alındı.
*****
BU RÜZGAR
Bu rüzgar her vakit böyle esmeyecek.
Gökte bulut, suda yelken, dalda çiçek.
Bir gün, bir gün var ki, günden güne gerçek,
Çatır çatır servi, çıtır çıtır böcek.
Çek ciğerlerine, bir nefes daha çek,
Bu rüzgar her vakit böyle esmeyecek...
Ziya Osman Saba


*****
BRİÇ TARİHİ

Bricin kökleri 16. yüzyıl başları İngiltere’sine kadar uzanır. Brice değinen ilk kayıt, 1529 yılında yılında Latimer isimli bir piskoposun yayınlanmış vaazidir. Takibeden yüzyıllarda, Whist’in prototipleri sayılan Triumph, Trump, Ruff, Slam, Ruff and Honours, Whisk and Swabbers, Whisk ve nihayet son adıyla Whist oynandı. Whist ismini (pşşt ya da sus anlamında), sessiz olunması için yapılan ikazdan ya da eli kazandıktan sonra kartların masadan süpürülürcesine toplanmasından alır. Bu prototipler 17.yy. ortalarında modern Whist’e kadar popüler oldular. Buna rağmen, konuyla ilgili ilk kitabın yayınlanması ancak 1742 yılında olmuştur: Edmond Hoyles’ın “Whist Üzerine Kısa Tezler” kitabı. Kitap çok kısa süre için en çok satanlar arasına girmiş ve bir çok korsan baskısı yapılmıştır.
*
Whist yaygın bir eğlence aracı olarak popülerliğini korudu ve 1834 yılında Lord Henry Bentnick ilk apeli kullandı. Bu, oyunla ilgili arkasından gelecek olan araştırmaların ve yayınların bir öncüsüydü. Bu konuda James Clay, Cavendish ve Deschappelles önde gelen isimler arasında sayılabilir.

İlk turnuva Whist’i sayılabilecek oyunun, 1857 yılında Londra’da Cavendish’in gözetiminde oynandığı sanılmaktadır. Bu oyunun amacı, oyun becerisinin gücünü ortaya koymaktı. Tabii karşılaşma bir takım maçı şeklinde aynı eller oynanarak yapıldı. Bu amaçla iyi bir takım özellikle kötü bir takıma karşı oynatıldı ve iyi takım rahatça kazandı. Cavendish bu yöntemin şans faktörünü ortadan kaldırdığını gördü, ancak bu öncü deneme yaklaşık çeyrek yüzyıl boyunca uygulamaya konulmadı.

Aslında ABD bu yöntemi geliştirmekte İngiltere’nin biraz önündeydi. İlk turnuva Whist’i karşılaşmaları, 1880 yılında Chicago’da özel bir oyunda ve daha sonra 1882 yılında New Orleans’da bir kulüpte yapıldı. İlk kulüplerarası karşılaşma 1883’de Philadelphia’da oynandı. ABD dışında ilk takım maçı ise, İskoçya’nın Glasgow şehrinde 1888 yılında gerçekleşti.

Turnuva oyunu mantığı, özel oyunların yerini yaygın turnuvalara bırakmasına sebep olacaktı. Bu amaçla 1891 yılında büyük adımlar atıldı: Amerikan Whist Ligi kuruldu; ilk “duplicate board” sayılabilecek “Kalaamzoo tablası” kullanıldı ve turnuva yönetmeliğiyle ilgili ilk kitap yazıldı. John T. Mitchell tarafından yazılan bu kitap, yazarının kendi adıyla anılan ve bugüne kadar gelen “Mitchell” yer değiştirme sistemini de içeriyordu.
 *
Amerikan Whist Liginin 40 yıl boyunca sürekli gelişmesine rağmen, gerilemesine ve çöküşüne sebep olacak oyun, yani Briç, 1890’ların başında Amerika’da ve hemen hemen aynı zamanda İngiltere’de kendini göstermeye başladı. J. B. Elwell ver R. F. Foster’ın kayıtlarına göre, Briç 1893 yılında New York’a kadar ulaştı. Bu, kendi özel “Briç Kuralları” notlarının 1892 tarihini taşıdığı Henry Barbey sayesinde oldu. Londra’da Portland Kulüpte, aralarında Brici Hindistan’da bazı subaylardan öğrenmiş olan Lord Brougham’ın da bulunduğu bazı oyuncular Briç oynamaya başladı. (W. Dalton, 1927 Eylülünde yayınlanan “Auction Bridge Magazine” adlı bir dergide, Lord Brougham’ın oyunu Kahire’de öğrendiğine değinmiştir). Ancak 1932’de yayımlanan “Bridge Magazine” dergsindeki bir mektupta, ilk Briç oyunun Frank J. Nathan tarafından 1892’de Hanover meydanındaki St. George’s Kulübünde oynandığı belirtilmiştir. Aynı mektup, Bricin Studdy soyadlı bir albay tarafından 1877-1878 Rus-Türk savaşı esnasında Plevne’deki siperlerde öğrenilerek İngiltere’ye getirildiğini belirtmiştir. (Bu şahıs muhtemelen Kırım savaşı esnasında yüzbaşı olan, Kraliyet Topçusuna bağlıAlb. T.C.J.A. Studdy idi).
*
Bricin orjiniyle ilgili, hem tarihsel hem de türk veya rus kaynaklı olduğu konusundaki tahminler, 1974-75 yıllarında Robert H. True tarafından bulunan delillerle daha da güçlendi. Robert H. True “Notes and Queries”in 1904 sayısında, A.M. Keiley adlı milleyeti tespit edilemeyen bir şahsa ait bir mektuptan yaptığı bir alıntıya değinmiştir.

“1886 yılında Kahire’de Khedival Kulübünün bir üyesiydim. Kulübe katıldığım zamanlarda Briç kulübün en önemli kart oyunuydu ve üyelerin bana söylediklerine epeydir de öyleydi. Büyük ihtimalle oyuncuların Kahire’de buluşması yüzünden, Bricin bölgede tanındığı ilk isimlerden biri Khedive idi. Mısır 16.yy. başlarından 1. Dünya Savaşı’na kadar kesintisiz olarak Türk egemenliği altındaydı ve Khedive aynı zamanda Mısır Valisinin resmi ünvanıydı.”
*
Oyunun çıkış tarihi ve levanten (Doğu Akdeniz) kaynaklı olduğuna dair dair yeni deliller Bob van de Velde tarafından Hollanda’da IBPA bülteninin 222. sayısında yayımlandı. (Bu delillere ait kaynaklar: Daily Telegraph-İngiltere, Kasım 1932; La Revue du Bridge-Fransa, Aralık 1932; ve Bridge-Hollanda, Şubat 1933). Ana kaynak olan Daily Telegraph, İstanbul’da 1879-80 yılları arasında yaşayan O.H. Van Millinghen adlı bir şahsın hatıralarıyla ilgili bir makale yayınlamıştır. Bu şahıs, Britch (Briç okunur) olarak adlandırılan çok ilginç bir oyunun, o yıllarda çok popüler olduğunu ve Whist’i tahtından indirdiğini söyler. O.H. van Millinghen aynı zamanda, Edouard Graziani adlı, İtalyan elçiliğinde tercüman olarak çalışan ve Cercle d'Orient’in en iyi briç oyuncularından biri olan bir arkadaşının, 7 Ocak 1922 tarihli bir mektubunu da makaleye eklemiştir. Ağustos 1873’de Graziani, “Bank of Constantinople”un müdürü olan Georges Coronio ile ilk defa evinde Briç oynar. Boğazın yukarı kısımlarında Büyükdere sahilinde oynanan bu oyuna Eustache Eugenidi, ve Romen bir maliyeci olan ve aynı zamanda dörtlüye oyunun esaslarını öğreten Serghiadi adlı bir kişi daha katılmıştı. Graziani’nin yazdığına göre Briç, İstanbul’dan sonra ilk önce Kahire’ye, oradan da Paris, Londra ve New York’a yayıldı.
*
Oyunun daha da erken zamanlarda varlığına işaret eden iddialar 1901 yılında Londra’da Slam tarafından yayınlanan “Modern Bridge” kitabında ortaya konmuştur. Buna göre Türkiye’de zaten Briç olarak bilinen bu oyun, 1860’ların başlarından beri Güneydoğu Avrupa’da oynanmaktaydı. Hatta, 1854-55 yıllarına kadar bile gidilebilir. Metin Demirsar adlı bir İstanbullu, Osmanlı Tarihi ve Mimarisi dersinin bir parçası olarak, Briç oyununu Kırım Savaşında görev alan İngiliz askerlerinin bulduğunu öğrendiğini belirtmiştir. Hatta oyun adını, askerlerin şehrin eski ve yeni kısımlarını Haliç üzerinden birbirine bağlayan ve bir kahveye oyun oynamaya gitmek için her gün üzerinden geçtikleri Galata Köprüsünden (Bridge=Köprü) almıştır.

Bu bilgi, oyunun çıkışı ile ilgili makul verilere işaret eder. Bununla beraber, buna dayanarak oyunun İngilitere’de neden daha erken ortaya çıkmadığı şaşırtıcıdır. Belki de oyunun yaratıcıları Balaklava veya Inkerman’da öldürülmüş, ancak buluşları oynadıkları yerde devam ederek daha sonra olgunlaşmış ve dünyaya yayılmıştır.

Londra Milli Askeri Müzesinden Bn. Marion Harding, 1854 yılında İstanbul civarında 14.000 civarında İngiliz birliğinin olduğunu ve bazı subayların bölgede çok uzun süre kaldığını teyid etmiştir.
 *
Kayıtlara geçen daha erken bir tarih de vardır. Bir İngiliz doktor olan Sir James Paget, 1843 tarihli bir mektubunda Briç oynadığına değinir. Ancak bu çok zayıf bir veri olup, mektupta oynanan oyunun bir kart oyunu olup olmadığına dahi değinilmemiştir.

Bu alandaki modern otoritelerden biri, Parisli Thierry Depaulis’dir. Kapsamlı “Histoire du Bridge” adlı eserinde, Bricin İstanbul’daki diplomat çevreler tarafından geliştirildiği sonucuna varır. Oyunun adını Hırvatça-Sırpça bir kelime olan Brc’a (bol) bağlar. Daha sonraları ise görüşlerini değiştirerek oyunu Rusyaya, sibirya karışımı anlamına gelen “sibirski iyeralaş” olarak adlandırılmasına bağlamıştır. Oyunun Vint gibi, Whist-Preferans ailesinden olduğuna inanmıştır. Oyun 1860-65 yıllarında İstanbul’a yayılmış ve biriç ya da briç şeklinde adlandırılmıştır. British Museum’da 1886 tarihli “Biriç veya Rus Whist’i” isimli bir kitapçık bulunmaktadır. Kelime Hırvat veya Ukrayna kökenli olabilir. Oyun muhtemelen Rusya ve Türkiye’ye seyahat eden varlıklı Yunanlılar tarafından Batı Avrupa’ya sokulmuştur.

Whist’den Brice geçişte en önemli ve ilk değişiklik, 3 kişiyle oynanan Dummy Whist’de olduğu gibi Dekleran ve Yer kavramının getirilmesi olmuştur. Yine popüler bir teoriye göre, fikir ilk defa Hindistan’da 4. oyuncu bulamayacak kadar ıssız bir bölgede yaşayan İngiliz subayları tarafından bulunmuştur.

Diğer önemli bir yenlik oyuna Kontur ve Sürkonturun eklenmesidir. Başlarda sınırsız olan ve kısa zamanda Kontrat Brice geçişle kaldırılan Sürkonturlar oyuna bir kumar havası vermiş ve Whist tutkunlarının Brice karşı kullandıkları en büyük argüman olmuştur.
*
Prototip Bricin, veya Whist-Bricin ömrü kısa olmuştur. Brice giden en büyük adım, 1904 yılında Hindistan veya İngiltere’de oyuna Deklarasyon prensibinin eklenmesiyle atılmıştır. Kontrat Briç 1927 yılına kadar gittikçe artan popülarite kazanmış, fakat Kontrat Briç turnuvaları ancak bu dönemin sonlarında oynanmaya başlanmıştır. Her nedense Whist oyuncuları arasında uzun zamandır yaygınlaşan turnuva Bricinin, Briç için uygun olmadığı düşünülmüştü.
 *
Bir sonraki önemli gelişme, Fransa'da Plafonun (fr. tavan) 1918 ve belki de daha önce oynanmaya başlanmasıyla oldu. S.A.C.C. isimli benzer bir oyunun Hindistan’da 1912’de icat edildiği Sir Hugh Clayton tarafından bildirilmişti; benzer oyunlar da ABD’de 1915 öncesi denenmişti. Bütün bu tip oyunlarda taraflar plafonlarını yani tavanlarını deklare ediyorlardı ve oyun sonunda deklare edilen kadar elin alınması gerekiyordu. Bu varyasyon kısa sürede standart bir Fransız oyunu oldu, ancak münferit denemeler dışında çok başarılı olmadı. Briç oyununu çok ciddye alan Somerest Maugham’ın oldukça kurgusal olan ve “Ashenden” adını taşıyan 1. Dünya Savaşı hatıratında İsviçre’de oynanan bir oyuna değinilir. “Oyun çok aşina olmadığım kontrat türü bir oyundu”. 1920’lerin başlarında “Kontrat Briç” isimli 2 kitapçık yayınlandı ve Knickerbocker isimli bir kulüpte kontrat kurallarını oluşturmakla ilgili başarısız bir deneme oldu.
*
Bu zamana kadar Whist, Briç, Deklare ve Plafon oyunları, başka yaygın kart oyunu olmadığı için gelişmeye devam etmişlerdi. Yer, kontrat, Deklare veya Plafondaki tavan kavramlarının keşfi ile ilgili belirli şahısları ilişkilendirmek mümkün değildir. Fakat 1925 yılında Harold S. Vanderbilt yeni bir oyun geliştirdi. Plafon (tavan) kavramını kullanarak, fakat aynı zamanda Zon diye yeni bir kavramı oyuna dahil ederek, bir skor tablosu da yaratıp Plafonun temel eksiklerini düzeltti. Bu o kadar başarılı oldu ki, bu yeni kontrat briç oyunu her yerde kart oyunlarının vazgeçilmez gözdesi oldu.

Sadece Whist ailesi oyunları değil, dünyadaki popüler oyunlardan hiç birinin icadı ve ilk defa oynandığı tarihler bu kadar kesin bir şekilde kayıtlara geçmemiştir! Yakın zamanda yapılan araştırmalara göre Finland gemisi Balboa limanına 31 Ekim 1925’de, ne kanal boyunca devam etmenin ne de yolcuların karaya çıkması için uygun olmayan bir tarihte vardı. 1975’de Vanderbilt’in gemideki dörtlüsünün o zaman hayatta kalan tek ferdi olan Francis Bacon III, “zonda olma” terimini öneren genç bayanın o gece Plafona davet edildiğini, ancak bir zamanlar Çin’de oynadığı bir oyundan esinlenerek bazı tuhaf ve pratik olmayan değişiklikler önermeye çalıştığını nakleder. Bu durum Vanderbilt’i o kadar sinirlendirir ki, ertesi gün gemi Kanaldan geçerken Vanderbilt kendini skor tablosunu tamamlamaya verir. Bu tablo, o zamanlar 35 puan verilen Sanzatu kontratları dışında hiç bir değişikliğe uğramamıştır. O 1 Kasım gecesi, oyun Vanderbilt’in yeni kurallarıyla puanlanan Kontrat Briç adını alır.

Takibeden 2 yıl içinde 3 yeni kural kitabı tasarlandı. 1927’de Robert F. Foster ve Knickerbocker Whist Kulübünün hazırladığı 2 kural kitabı, New York Whist Kulübü tarafından hazırlanmış olanın lehine geri çekildi. 1928’de oyun artık önde gelen New York kulüpleri tarafında benimsenmişti, aynı yılın sonlarında ise Vanderbilt Kupası ödüllü ilk milli şampiyona gerçekleştirildi.

1929 yılında Amerikan Kontrat Briç Ligi resmi ünvanından “Kontrat” kelimesini çıkardı, böylece Kontratın Deklarenin (eski isimleriyle iki oyun) yerini aldığı artık açıkça ortaya konmuş oldu. Eski Auction’ın önde gelenleri Kontrat konusunda uzmanlaşmaya çalıştılarsa da genelde başarılı olamadılar. Yeni oyunda liderlik, 1929’da ilk “Kontrat Dergisi”ni kuran Ely Culbertson’daydı. “Bridge World” dergisinin ilk sayısı uluslararası Kontrat Briç Kurallarının yürürlüğe konmasını savunuyordu. Sonrasında ABD, İngiltere ve Fransa’yı temsil eden komisyonlar kurularak, ilk uluslararası Kural Kitapçığı 1 Kasım 1932’de yürürlüğe kondu.

1930 Eylülünde Culbertson “Kontrat Briç Mavi Kitabı”nı yayınladı. (“Mavi Kitap”, İngiliz Kabinesinin basılı resmi raporu için kullanılan bir terimdir). Kitap en çok satılan kitaplar arasına girdi ev 4 yıl boyunca yıllık revizyonlar arasında yer aldı. Bu devrimsel eser, modern sistemlerin çekirdeğini oluşturan deklarasyon temellerini ortaya koydu. Oyunun hızla kazandığı bu itibarın ardında Culbertson’un yazıları, kişiliği, dersleri ve örgütlenmesi vardır.

1931’deki meşhur Culbertson-Lenz maçı ve 1930,1933,1934 yıllarındaki Anglo-Amerikan maçlarının getirdiği uluslararası tanıtım, Kontrat Brici artık herkesin bildiği bir terim haline getirdi.

Culbertson’inki Kontrat Bricin yaygın olarak kabul edilen ilk sistemi olmasna karşın, o günden bugüne bir çok deklarasyon sistemi ortaya çıktı ve Culbertson sisteminin önüne geçti. 1950’den sonra ABD’de standart olan ve puan hesabına dayanan Goren sistemi, çok sıkı bir biçimde Culbertson’ın attığı temellere dayanmaktaydı. Turnuva bricinin gelişimi, 1930’larda Amerikan Briç Ligi, Amerikan Whist Ligi ve ABD Briç Birliği’nin eşzamanlı aktiviteleriyle sekteye uğramıştı. Fakat 1937’den sonra meydan tamamen Amerikan Kontrat Briç Ligine kaldı ve MasterPoint uygulamasıyla da heyecan bulan sürekli bir gelişme dönemi başladı. Daha önce bir çok yarı-resmi uluslararası turnuva yapılmasına rağmen, ilk resmi Dünya Şampiyonası 1935 yılında yapılmıştı. Uluslararası alanda daha sonraki kilometre taşları 1950’deki ilk savaş sonrası Dünya Şampiyonası, 1950’de Dünya Briç Federasyonu’nun kurulması ve 1960’daki ilk Takım Olimpiyatları olmuştur.

Kontrat Bricin ilk 40 yılındaki en önemli yenilik, 60’ların başlarında bir çok kulüpte geleneksel Rober Bricin yerini alan Chicago sisteminin ortaya çıkışıydı. Fakat bu da, Kontrat Bricin kendisi gibi, aslında yapısal bir değişiklikten ziyade bir puanlama değişikliğiydi.
Kaynak : Dünya Briç Federasyonu resmi sitesi
http://www.bricdostlari.com/

26 Ocak 2014 Pazar

Lightner Konturu

                                                                                                          fineartamerica
İnsanları ikna etmenin en iyi yollarından biri 
onları dinlemektir.
Dean Rusk
 
***
SEYİRCİ  İYİDEN ANLAR 
Adam bir sinema filmi ya da bir televizyon dizisi yapmış.
Çok iyi olduğuna inanıyor. Ama seyirci yapıtını beğenmemiş.
Filmi sinemada bir haftayı zor tamamlamış, dizisi üçüncü bölümden sonra yayından kaldırılmış.
"Seyirci iyiden anlamıyor" diyor.
Televizyon kanallarının yöneticileri de aynı şeyi söylüyor:
"Ne yapalım, seyirci iyi şey istemiyor."
Kimse "Be kardeşim, senin yaptığın gerçekten iyi mi, gerçekten nitelikli mi, gel şunu bir konuşalım" demiyor. Herkes kuzu kuzu kabulleniyor bunu. 

İyi diye karşımıza çıkarılanların çoğu, gülünçlükle berbatlığın sınırları arasında mekik dokuyor. Bunu görmek için ince beğenili olmak bile gerekmez. Birazcık nitelikli olmak yeter. Ama o filmleri, o dizileri yapanların ya da pazarlayanların nitelikleri de, beğenileri de en alt düzeyde. Yaptıklarını iyi sanıyorlar. İşin kötüsü, buna içtenlikle inanıyorlar. 

Kimse kuşku duymasın, seyirci iyiyi anlar, sever. Tutar da.
Yeter ki önüne iyi sandığınız bir çöp tenekesi değil, gerçekten iyi bir şey koyun.
'İkinci Bahar' gösterilirken televizyon karşısına geçenler Japonya'dan mı gelmişlerdi!
17.11.2001 Ülkü Tamer
***
IŞIK VAR ORADA VE BEKLİYOR BİRİ 

Işık var orada ve bekliyor biri.
Ama benim bekleme sürem dolmadı henüz.
Eğer verdiysem şimdi sana,
Boştu ellerim.

Yağmurun arasından düşer yüzüme
Güzelim damlalarca evrenin ışığı –
Ne ki döner geri bütün duyular yeniden
Çağıran bir sese doğru.

Ve çağırır o ses - ve bağırır,
Ve yağmurun arasında kaybolmuştur senin ışığın.
Kaybolmamışçasına yapayalnız olmalıyım daha
Bir özlemle.

Işık var orada ve bekliyor biri.
Yapayalnızım bir sesle birlikte boşlukta.
Bekleyen acımasızdı bana karşı,
Gelirsem eğer bekleme sürem dolmadan daha.

Morten Nielsen (1922-1944, Danimarka)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

***
LİGHTNER  KONTURU
Lightner konturu, ikaz, sinyal konturu demektir.
Amacı, ortağına deklare verme doğrultusunda değil, rakibin oynadığı kontratı batırmak için ipucu, sinyal verme ve bu doğrultuda ortağının atağını yönlendirmektir.

Oynadığımız sistemde kural şudur:
Lightner konturu; rakibin oynadığı kontratta,
yere açılacak rakibin ilk deklaresi atak edilmesini ister.

Şilem düzeyinde, bu talep daha da geniş kapsamlı olarak uygulanmaktadır.
Şileme atılan kontur, batıran lövelere sahip olan-olmayan defans için ortağına mesaj iletme isteğidir. Bir bağımsız defans lövesine ve yine başka bir renge ilk çıkışta kup (çaka) yapılacağının ortağa iletilmesidir.

Ayrıca, sanzatu oynanırken, hiç renk konuşulmamış ise, yani,
1 NT…..3 NT olmuş ise, buna atılan kontr Pik atak edilmesini ister.

Lightner konturu etkili ve sonuç alıcıdır. Biçim ve yöntemi farklı olabilir.  
Ancak, mantığı defans yapan ortaklara büyük kazanımlar sunmaktadır.
“Yusuf Ziya Serifoglu”

24 Ocak 2014 Cuma

Bir Majör Açışına Cevaplar (2.1)

Shostakovich - Spanish Dance
*****
Adaletsizliklerin en büyüğü 
adil olmayıp adil gibi görünmektir.
Platon
*****
GARSON
Garson Zekeriya, "Ne içeceksin?" diye sordu. "Gazoz," dedim. 
Ocağa doğru "Gazoz biiir!" diye bağırdı Zekeriya.
Sonra gitti, tezgahın altından bir gazoz alıp getirdi. 
O arada Kemal de geldi kahveye. Kemal Özer. 
"Bana da bir çay." 
"Çay biiir! Demli olsun!" diye bağırdı Zekeriya.
Çayı doldurmak için ocağa yöneldi. 
Kahvede kendisinden başka çalışan yoktu.
08.03.2003 Ülkü Tamer
***
ANAHTAR
Bulsam bir sihirli anahtar bulsam,
Açsam göğün mavi kapılarını.
Bir Samanyolu’ndan geçip dolaşsam
Yıldızların altın yapılarını!

Dolansa boynuma ışıktan kollar,
Açsa esrarını gök perde perde.
Kayıp sesleri duysam yeniden,
Kaybolan yüzleri görsem göklerde!

Bulsam, bir sihirli anahtar bulsam,
Toprak kilidini açsam dünyanın,
Çözsem düğüm düğüm muammasını
Ölüm denen sonsuz, büyük rüyanın!

Gelse bahçe bahçe mevsimler dile,
Ağaçlar, çiçekler konuşsa biraz.
Kimdir şu dallarda kızıl gülleri
Böyle alev alev yakan sihirbaz!

Bulsam, bir sihirli anahtar bulsam,
Ne yıldızlar için, ne güller için!
Alnı eşiğinde bekleyenlere
Açılmak bilmeyen gönüller için!
Yusuf Ziya Ortaç
***
BİR MAJÖR AÇIŞLARINDAN SONRAKİ 2/1 SEKANSLARI

Forsing NT uygulamasında, 1 majör açışına karşı 2 seviyesinde (sıçramadan) yeni renk cevabı, prensip olarak 13+ OP gösterir. Buna rağmen açıcı elini limite eden bir konuşma yapmalıdır.
1 majör açışına cevapçının 2  deklaresinde (tabii ki 1pik üzerine) Kör en az 5’li olmak zorundadır. 1 majör açışına cevapçının 2Karo deklaresinde karo en az 4’lü olmak zorundadır. Ancak  trefl de böyle bir zorunluluk yoktur, yalan olabilir.

1 majör açan oyuncu 2 seviyesindeki yeni renk cevabı üzerine (açıcının rebidleri):
5332 dağılımı olan ellerle;
12- 14 OP ile rengini tekrar eder.
15- 17 OP ile 2NT der (durdurucu şart değil).
18 -19 OP ile 3NT der.

5–4 dağılımı olan ellerle;
12 -15 OP ile ikinci rengini 2 seviyesinde okur. İkinci rengini 3 seviyesinde (sıçramadan) okuması gerekiyorsa, puanı 15+ OP olması gerekir. Puan gücü yeterli değilse, açış rengi tekrar edilir (açış rengi 6’lı olmak zorunda değildir).

5–5 dağılımı olan ellerle;
12- 15 OP ile ikinci rengini 2 seviyesinde okur. Sıçramadan 3 seviyesine çıkmak için 15+OP olması gereklidir.
16+ OP ile ikinci renginde 3 seviyesine sıçrar.

6’lı majörü olan ellerle;
12-15 OP ile 2 seviyesinde rengini (basitçe) tekrar eder.
16+ OP ile 3 seviyesinde rengini (sıçrayarak) tekrar eder.
Açış majöründe 4 seviyesine sıçramak, 14 -15 OP ile cevapçının rengine uyumlu ve koz rengi kapalı bir el gösterir.

Cevapçının renginde tutuşu olan ellerle;
açıcı     cevapçı                                                            
1Pik        2 Kör
?         
3 Kör      :  3 veya 4 kartlı tutuş. Limitsiz forsing.
4 Kör      :  3 veya 4 kartlı tutuş. Minimum açış puanı ve singletonu yok.
4 minör  : splinter. Okunan renk singleton ve 14~15 OP.

Cevapçının minör rengini tutmak: İyi bir el gösterir.
Onörlü 3 kart tutuşla 15+ OP.
4 kart tutuşla 14+ OP.  Tutuş olsa dahi, kalitesiz bir elle önce açış rengini tekrar etmek gerekir.
 1Kör : 2Trefl : (2/1GF. Tutuş belirsiz, var/yok. 13+  HCP. Cevapçıda 4’lü trefl ve 5/6’lı minör varken uzun minörü ile başlayacak ve pikine ikinci konuşmasında fit arayacaktır.)

2/1 zon forsinginden sonra açıcının rebidleri:
2Karo     :  4+  Karo ve 12+  OP. Ekstra değerleri reddetmez, ancak vaat de etmez.
2Pik        :  4’lü S ve 17+  OP. Reverse eli.
2NT        :  15 - 17 OP ve 5332 dağılım.
3NT        :  18- 19 OP.
3Trefl     :  4 kart tutuş ve 15+  OP.
4Trefl     :  5 kart tutuş ve 14+  OP.
3Kör       :  Kendi kendine yetecek renk ve ekstralar. 16+ OP.
4Kör       :  7- 8 Kör, minimum el.
2Kör      :  Yukarıdaki konuşmaları yapamayan el. Kör 6’lı olmak zorunda değildir. (Puan veya dağılım şartı sağlanamadığından başka bir konuşma yapılamayan bir el ile mecburen yapılan bir konuşmadır. Başka bir deyişle böyle tarifi mümkün olmayan bütün dağılım ve puan gruplarını kapsayan bir konuşmadır. 1 seviyesinde oyun açışlarına natürel 1NT cevabı veya 2Trefl açışlarına 2Karo bekleme cevabı, örnek verilebilir.)

açıcı  …    cevapçı
1Kör      :  2Karo:  (4 Karo ve 13+  HCP. 4’lü ♠ olabilir.)
2Pik       :  4’lü Pik ve 17+  HCP. Reverse eli.
3Trefl     :  4+ ve 15+  HCP.
3Karo     :  4 kart Karo tutuşu ve 15+  HCP.
4Karo     :  5 kart  Karo tutuşu ve 14+  HCP.
“ergun cuhadar” a teşekkürler.

22 Ocak 2014 Çarşamba

Briçte Strateji

                                                                                                                        flickr
Öyle bir ölsem,
öyle bir ölsem ki
çocuklar size hiç ölüm kalmasa.
Aziz Nesin
***
AYDINLANINCA UYANDILAR 
Bazı yönetmenler işlerine çok ciddi sarılırlar. Bir oyun mu sahneleyecekler ya da bir film mi yönetecekler, oyuncuları, çevre düzenleyicilerini, ışıkçıları toplar, yapıt üstüne derin mi derin bir tartışma açarlar. 
Küçük bir seminere dönüşür bu toplantı; bazen parti kongreleri gibi günlerce sürer. 
 
Warren Beatty, yapımcılığını üstlendiği ve yönettiği Kızıllar (Reds) filminde yüzlerce figüran kullanmıştı. Çok titiz çalışıyor, filminin gerçekten iyi olmasını istiyordu. Figüranların da oyuncular gibi, filmin özünü kavramasından yanaydı.
Ama bir sorun vardı ortada: Figüranlar, ne komünizmi biliyorlardı ne de Dünyayı Sarsan On Gün'ün yazarı John Reed'in adını duymuşlardı. 

Beatty figüranları topladı. Bir kürsüye çıkıp, elinde mikrofon, uzun uzun John Reed'i anlattı onlara. Komünizm üstüne temel bilgiler verdi, sömürüden, emekten, işçi sınıfından söz etti. 

Konuşması sona erince, figüranlar kendi aralarında bir toplantı yaptılar.
Toplantıdan sonra, aralarından seçtikleri temsilciler, Warren Beatty'ye gitti. 
"Sömürülüyoruz," dediler. "Emeğimize karşı aldığımız ücret çok az.
Zam yapmazsanız işi bırakacağız." 

Aydınlanınca uyanmışlardı.
Beatty köşeye sıkışmıştı. Filmi kurtarmak için figüranların isteklerini kabul etmek zorunda kaldı. 
24.05.2003 Ülkü Tamer

***
YALI KAHVESİ
‘su ülkesi efsanesi: bozo ve aşkıya’ya’

boynun mendirek imgesi
kaç uykusuz gece
adını aradım
siz akliman dediniz
gövdemi getirdim bu şiire
sevecen sesim
balıklar toprağı çıkarıyor
koru kendini kalabalıktan
gündoğrusu kulaklarımıza
çamur adam yağmura
nasıl dayanır, aşk geçiyor
dur
kısa saçın bunları taşımakta

ömrümüz uzun kar şarkısı
uykularımız yazdı
nişanlılar bilir
kesilmemiş kurdele gözyaşı
olur ama çocuktum, sakalımda
kaldım gül tutma saatlerine

suyun içini boşalt
daralan mürekkep kokusu
ve eski dilde selam getir
aşkı önerdiğimiz tanrıdan

su kızı,
ülkeni yüzüme sür

yaz gömleğime birikiyor!
Cenk GÜNDOĞDU

***
BRİÇTE STRATEJİ
Briç çok güzel bir ortaklık oyunudur. İyi anlaştığınız bir ortağınız varsa oyunun tadına doyum olmaz. Ortağınızla anlaşamıyorsanız, güzelim briç işkenceye dönüşür. Anlaşmadan kastettiğim sadece deklereler değildir. Her konuda anlaşmak gerekir. Bazı oyuncular vardır, çok iyi briçcidir ama çok kötü ortaktır. Etrafınıza bakın, onlardan hemen birkaç tane görürsünüz.

Bu nedenle :
1.“Haydi, bugün de böyle olsun” diyerek anlaşamayacağınız oyuncularla ortak olmayınız. Hem size, hem ortağınıza, hem de bricin kendisine yazık.
2. Ortağınız dışında birisiyle oynamak zorunda kalırsanız, stayman, transfer, RKCB, Takeout ve Negatif Kontur gibi temel konvansiyonlar dışında kalanını natürel olarak oynayınız ve bu konuda anlaşınız.
3. Ortağınıza arada bir iltifat ediniz, bütün insanlar iltifattan hoşlanır.
4. Bir turnuva iyi gidiyorsa daha sağlam ve “herkes gibi” oynayınız.
5. Bir bordu oynarken oyunu kurduysanız, tempoyu hızlandırınız. Rakibin motivasyonunu bozunuz. Tersi durumda tempoyu yavaşlatınız. Tabii ki hoşgörü ve oyun kuralları içerisinde.
6.  Yine kurallar içerisinde acımasız olunuz. Merhametinizi başka alanlarda gösteriniz.
7. İkinci boarda başladıysanız, bir önceki bordu nasıl oynasaydım daha iyi olurdu diye düşünmeyiniz. Biten bordu bittiği yerde bırakınız.
8. Oyun içerisinde ortakla ve rakiple asla tartışmayınız.
9. Defansta atak yaparken mutlaka kapalı atak yapınız.
10. Deklerelerde ve oyunda bir usulsüzlük olduğunu düşünüyorsanız, direktörden yardım isteyiniz. Asla rakiple tartışmayınız.
11. Direktörün söylediklerini tam anlayınız, hakkınızı ya da cezanızı iyice öğreniniz.
12.Yorgun oyuna başlamayınız. Uzak bir yere gidiyorsanız, Turnuva başlamadan bir saat önce orada olunuz. Bir boardu oynadıktan sonra, onu hemen unutunuz. Bordun dağılımını, yaptığınız hataları düşünmeyiniz, oyuna küsmeyiniz. Enerjinizi ve dikkatinizi yeni borda yönlendiriniz.