19 Şubat 2015 Perşembe

Ataklar: As Ruadan As

TRENİN ARKASINDAKİ KIRMIZI IŞIK
“Bir insan, ilk gurbete çıkışını hayatı boyunca unutmaz. Ailesinden, anne kokusundan, baba güvencesinden ayrılışı bir de trenle olmuşsa..  ne zaman trenin sesini duysa ürperir .. içindeki o çocuk ağlamaya başlar. Tesellisi de yoktur üstelik.”
Gülen Varol
*****
İnsanlar sana hakaret ettiklerinde,
onlara yanıt vermezsen bu da zorlarına gider.
Sen sadece, “teşekkür ederim” diyerek yoluna devam edersin.
Bunu hazmetmek zordur…
Çünkü, o kişinin egosunu derinden incitir.
O seni aşağı, çamurun içine çekmeye çalıştığı halde sen bunu reddettin.
O, şimdi orda tek başına kalmış oldu…
Yani bazen bazı insanları umursamamak en yerinde cevaptır.
Osho
*****
CAZ
Doğaçlama çalan bir caz grubu, açık şekilde bir senfoni orkestrasından farklıdır; çünkü genel olarak her üye kendisini, istediği gibi özgürce ifade eder. Fakat bunu diğer müzisyenlerin kendilerini ifade etme performanslarını kavrayıcı bir duyarlılıkla gerçekleştirir. Biçimlendirdikleri karmaşık uyum, ortak bir partisyona dayanarak çalmaktan değil, her müzisyene ait özgür müzikal ifadenin diğerlerinin özgür ifadesi için de bir kaynak oluşturmasından gelir.

Her bir çalgıcı müzikal olarak daha belagatli ve etkileyici hale gelirken diğer müzisyenler bundan feyiz alarak daha yükseklere çıkmaya sevk edilir. Burada özgürlük ile " bütünün çıkarı " arasında bir çelişki yoktur, ama görüntü bütüncül olanın tersidir. Her çalgıcı " bir bütüne " katkıda bulunsa da bunu ketum bir fedakarlıkla değil, yalnızca kendini ifade ederek yapar. Kendini gerçekleştirme vardır; ama yalnızca müziğin bütünlüğünde kendini kaybetme yoluyla. Başarı vardır ama bu, kibirli bir başarı konusu değildir. Aksine başarı, yani müziğin kendisi, müzisyenler arasındaki ilişkinin bir dolayımı olma vazifesi görür. Hem bu sanatsal nitelikten elde edilen bir haz vardır hem de yetenekler özgürce gerçekleştirildiği için serpilip gelişme duygusu içinde mutluluk. " Terry Eagleton, Hayatın Anlamı
“bisgen.blogspot’ a teşekkürler”

*****
TİNDARİ’DE RÜZGÂR

Tindari, biliyorum seni
ılıman arasında geniş tepelerin, sularının üstünde asılı duran
tanrının tatlı adalarının.
Bugün karşı koyarsın bana
ve zorla girersin içine kalbimin.
*
Havadar tepelere, uçurumlara tırmanırım,
rüzgârı izleyerek çamların içindeki,
ve onların kalabalığı, hafifçe eşlik ederek bana,
buhar gibi uçup gider havaya,
aşkın dalgası ve ses,
ve sen beni götürür sana,
sana ondan haksız yere çektiğim
kötülüğü, ve sessizliğin korkusunu, gölgeyi,
- bir zamanlar emin, tatlılığın sığınacak yeri -
ve ruhun ölümünü.
*
Bilinmez sana, o ülke
gittiğim her gün derin
gizemli heceleri beslemek için.
Değişik bir ışık soyar seni, arkasında pencerelerin
giydirilen içinde gecenin,
ve bir başka sevinç benimkinden
yatar yaslanarak sana.
*
Haşindir sürgün
ve araştırma, ahenk için, sende sona ermiş olan
değiştirir bugünü
erken büyümüş bir endişelenişe ölüm için,
ve her aşk bir kalkandır üzüntüye,
sessiz bir merdiven kederin içinde,
beni tayin ettiğin yerde
acı ekmeğimi koparmaya.
*
Geri dön, huzur dolu Tindari,
kıpırdat beni, tatlı dost,
kendimi kayadan göğe kaldırmaya
korkuyu şekillendirebileyim diye, onlar için bilmeyen
hangi derin rüzgâr araştırmıştı beni.
Salvatore Quasimodo, çeviren: Vehbi Taşar

Not: 1959 da Nobel Edebiyat ödülünü kazanan Quasimado İkinci Dünya Harbi sırasında İtalya’da Faşistlere karşı yapılan bir isyan hareketine karıştı. Bu yüzden Faşistler tarafından yakalanıp Sicilya adasının kuzeyinde Messina şehrine yakın Tindari isimli çok küçük bir kasabada sürgüne gönderildi. Çocukluğu Messina ve Tindari’de geçen Quasimado’nun Fizik ve Matematikten üniversite diplomaları olup uzun süre İtalyan hükümetinde inşaat mühendisi olarak çalışmıştır.
*****
ATAK
AS-RUADAN AS
A-K ve K-Q kombinasyonlarından “Standart Açılış” olarak kabul edilmiş bulunan Ruanın açılması, üçüncü el oyuncusunu, asın ya da amın görünürde olmadığı durumlarda tereddüde düşürebilir. Bu belirsizlik, AK kombinasyonunun olduğu ellerde asın, KQ kombinasyonunun olduğu ellerde ruanın açılması ile ortadan kaldırılabilir.
A. Anlaşma sadece kozlu oyunlarda uygulanır.
B. Anlaşma sadece ilk kartın açılışlarında uygulanır.
C. Kozsuz oyunlarda as açılmasının ifade ettiği özel anlam (Kuvvet gösterimi ve onörün boşaltılması isteği) yürürlüktedir.
 *
Bu anlaşma ile üçüncü el, ilk kartın açılışını yapan oyuncudaki kombinasyonu tam olarak bildiği için eşdeğer onör sinyalini daha rahat verecektir. As açıldığında uanın varlığı bilindiği için, eşdeğer onör dam, rua açıldığında eşdeğer onör vale ya da as olacaktır.
Üçüncü el oyuncusu eşdeğer bir onörün yokluğunu bildiren, caydırıcı bir sinyal vermesine rağmen, açılışı yapan aynı rengi oynamaya devam ederse, o renkte A K Q ya da A K Q x x ya da A K Q J x x gibi kapalı bir kombinasyona sahip olduğu anlaşılır. Tabii ki, bu şekilde devam etmek ya da etmemek kararı duruma göre değişebilir. 
Bu anlaşmanın tek bir dezavantajı ilk kartın açılışını yapan oyuncu ruası olmaksızın as açılmak kararını verdiğinde, ortağının benzer bir tereddüde düşmesidir. Böyle bir durumda 3 ncü el oyucusunun vereceği sinyal yanıltıcı olacaktır. Ancak kozlu oyunlarında as açılmasını gerektiren haller çok nadir olduğu için bu mahzur pek önemli sayılmayabilir.
Standart açılışta kozsuz oyunlarda as ile başlamanın AQTxx, AKJTX, AKTxxx gibi çok kuvvetli bir renk gösterdiği ve varsa onörün atılması istediğini belirmiş idik. Bu husus aynen yürürlüktedir.
AK kombinasyonunda Ruanın açılması aşağıdaki dört halde daha iyidir ve uygulanmalıdır.
1.  As ve Rua ikili (doubleton) ise ve bu renge oyunun devamında çakmak isteğiniz varsa, ruayı açılın ve as ile devam edin.
2.  As ve Ruanın olduğu renk ortağınız tarafından konuşuldu ise, ruayı açılın, yeri görün ve savunma planınızı gözden geçirin. Ortağınızın sinyaline bakın ve gerekiyor ise as ile devam edin.
3. Artırma 5 ya da şlem seviyesinde ise ruayı açılın ve ss ile devam edin. Bu durumda üçüncü el, tavır sinyali değil, sayı sinyali vermelidir.
4. Dekleran 3 ya da 4 seviyesinde bir baraj açışı (preempt) yaptıysa.
“eminyaykın, ozur ortak”
görsel: flickr

1 yorum:

gülsen VAROL dedi ki...

Ne büyük bir mutluluk .. keşke anlatabilsem. Çok beğenerek ve hayranlıkla izlediğin bir blogta kendi adını ve karaladığın satırları görmek nasıl gurur veriyor insana keşke anlatabilsem sevgili Alizafer.. Şuna inanıyorum ki herkes okuduğu bir yazıdan, kendisini kendisine hatırlatan satırları varsa etkilenir. Teşekkür ediyorum.
Geçen gün "ne zaman sayfanı ziyaret etsem, CAZ dinlediğimi düşünüyorum" diye yazacaktım.. birbirinden bağımsız hür ve muhteşem bölümler içerdiği için. Şimdi cazı tarif eden satırları ve "tanrının suların üstünde asılı duran adaları" nı okurken aklıma geldi.
Hiç bilmediğim ve de ilgimi hiç çekmeyen BRİÇ üstadı hocam SAYFAN'a gerçekten hayranım ben..