Ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ekim 2012 Pazar

Takım Brici

Eduard Strauss - Hectograph, Polka schnell, op. 186
***
YAKLAŞIM FARKI 
Profesör, fakültenin en iyi iki öğrencisini kutlarken bir soru yöneltmiş:
- Eşkenar bir üçgenin iki köşesindesiniz. Üçüncü köşede de büyük bir ödül var. Yaklaşma kuralı ise; her hareketinizde kalan mesafenin yarısı kadar ilerleyip bir saniye durmak.
Başla komutundan sonra biri derhal harekete geçmiş ama diğeri yerinden bile kıpırdamamış. Profesör yerinden kıpırdamayana sormuş, o da:
- Bu kurala göre sonsuza kadar çabalasanız bile amaca ulaşmak mümkün  değil, diye cevap vermiş.
Bu kez hoca diğerine yönelmiş:
- Peki sen bu basit gerçeği bilmiyor musun, neden koşturup duruyorsun?
Öğrenci mutlu bir ifadeyle şöyle cevap vermiş:
- Tabii ki sonsuza kadar uğraşsam da ulaşamam, ama yeterince yaklaşabilirim.
"denizce"
***
AY
Sessiz arkadaşlığı ayın eşlik ediyor sana,
dalgın gözlerinin bugün toza dönüşmüş
bir bahçe ya da avluda onu son kez çözümlediği
-zamanın derinliğinde yitip gitmiş- o akşam
ya da geceden bu yana. Son kez mi?
Biliyorum, biri çıkıp şöyle diyebilir
günün birinde sana, tam da gerçeği söyleyerek:
Parlak ayı görmeyeceksin artık, tükettin
yazgının sana bağışladığı fırsatların toplamını.
Tüm pencerelerini açsan da dünyanın, boşuna.
çok geç artık. Onu bulamayacaksın bir daha.
Yaşamımız boyunca keşfeder ve unuturuz
o alışılmış güzelliğini gecenin. Biliriz,
göktedir hep ay. Oysa iyi bakmak gerekir ona.
Kim bilir, belki de sonuncusudur!
Jorge Luis Borges
*****
TAKIM BRİCİ
Sivil hayatta da uygulanması zorunlu bazı kavramları askerlik bize öğretir. İnsanların pek azı bu kavramları anlar ve uygular. Her zaman boş kalması gereken acil durum şeridini kendi yolu olarak kabul edip giden sürücüye yanlış yaptığını söylemek, sivil hayatta çok sık rastlanmaz ama askerlikte benzer bir olay karşısında buna mecbursunuz.
*
Bir takımsanız ve takımın başarısı için ter döküyorsanız kimse “sana ne, sen kendi işine bak” diyemez. Briçte takım olmak, disiplin ve herkesin üstüne düşeni en başarılı bir şekilde yapmasıyla sağlanabilir. Masada rakiplerinize karşı savaş verirken içerideki odada arkadaşlarınızın “ne yapayım içimden öyle geldi” brici oynaması, takım ruhunu zedeleyecektir. Önemli olan takımın başarısıdır ve herkes takımın başarısı için bireyselliğini aşmak zorundadır.
*
Takımı oluşturan bireylerin kendi bireysel çıkarı veya başarısı için takımın değerlerini ya da başarısını göz ardı etmesi o bireylerce oluşturulan topluluğun takım olma yolunda daha çok çalışması gerektiğini gösterir. Briç oynarken her zaman sizin kafanıza veya değerler sisteminize çok yakın bir ortağınız olmayabilir ancak takımınızın başarısı için masada tüm bireysel ilke ve değerlerinizi bir yana bırakıp takım olmaya mecbursunuz.
*
Dünyanın bir numaralı ortaklığı arasında gösterilen Amerikalı Meckstrott-Rodwell çiftinin briç dışında birlikte bir lokantada yan yana yemek yemeğe bile sıcak bakmadıkları anlatılınca hem hayret ettim hem de takım olabilmenin ne kadar önemli bir olgu olduğunu düşündüm.
02 Ekim 2005  Faik Falay, Cumhuriyet

9 Nisan 2012 Pazartesi

Temel El ve Kayıplar

                                                                                                                       flickr                       
Bir şey verirken gösterdiğiniz davranış,
hediyeden daha değerlidir.
Corneille
*****
AY

Sessiz arkadaşlığı ayın eşlik ediyor sana,
dalgın gözlerinin bugün toza dönüşmüş
bir bahçe ya da avluda onu son kez çözümlediği
-zamanın derinliğinde yitip gitmiş- o akşam
ya da geceden bu yana. Son kez mi?
Biliyorum, biri çıkıp şöyle diyebilir
günün birinde sana, tam da gerçeği söyleyerek:
Parlak ayı görmeyeceksin artık, tükettin
yazgının sana bağışladığı fırsatların toplamını.
Tüm pencerelerini açsan da dünyanın, boşuna.
çok geç artık. Onu bulamayacaksın bir daha.
Yaşamımız boyunca keşfeder ve unuturuz
o alışılmış güzelliğini gecenin. Biliriz,
göktedir hep ay. Oysa iyi bakmak gerekir ona.
Kim bilir, belki de sonuncusudur!
Jorge Luis Borges
*****
TEMEL EL VE KAYIPLAR
1. Yer açıldığında kayıplarınızı sayın.
2. Kayıplar uzun kozun bulunduğu el esas alınarak sayılır, bu ele “temel el” (esas el) diyoruz.
3.Temel el oyun sırasında değişebilir. Başta temel el olan dekleranın eli, kozları kısaldığında yer temel el olur.
4. Kayıplar çabuk, kesin, olası ve koşula bağlıdır.
5. Çabuk kayıplar rakipleriniz tarafından hemen alınabilir. Kesin kayıplar sadece dekleranın stoperi çıkartıldıktan sonra tahsil edilebilir. Olası kayıplar empasa bağlı olan kayıplardır. Koşula bağlı kayıplar dekleranın kısa tarafa çaktırması gereken kayıplardır. Bu kayıplar kısa taraftaki koz kalitesine ve sayısına bağlıdır.
6. Dekleran ekstra alıcılarına dikkat etmelidir. Ekstra alıcılar da çabuk, kesin ve olası olarak ayrılırlar. Çabuk ekstra alıcılar hemen alınabilir, kesin ekstra alıcılar rakiplerin o renkten onörleri çıkartıldıktan sonra kullanılabilir, olası ekstra alıcılar empasa bağlıdır. Eğer ekstra alıcılar eldeyse önce bunları çekip yerden kayıplarımızı atar, daha sonra eldeki kayıpları yere çaktırırız.
7. Bir empasın gerekliliği kayıp sayımıza ve kontrata bağlıdır. Fazla yapmak için empas atmayın. Sadece oyunu yapmak için gerekli empasları atın.
8. Dört dört koz fitine oynuyorsanız yan rengi daha uzun olan eli temel el kabul edin. Eğer her iki elde de uzun yan renk yoksa kozları daha iyi olan eli temel el olarak alın.
“Briçte Temel Bilgiler, Briç Dünyası Yayınları”