23 Mart 2015 Pazartesi

Dört Minör Açışları (Namyats)

Bizet - L'Arlesienne Suite No. 2: Farandole
***
Sanat,
insan ile eşya arasındaki estetik ilişkidir.
Orhan Hançerlioğlu
***
SANATÇI, YALANLA VE KÖLELİKLE UZLAŞAMAZ
Albert Camus

Kendi hesabıma sanatım olmadan yaşayamam. Ama, bu sanatı her şeyin üstüne koymuş da değilim. Tersine, onsuz edemeyişim, onun beni herkesle bir etmesi ve olduğumdan başka türlü olmaksızın herkesle bir düzeyde yaşatmasıdır. Sanat, benim için tek başına tadı çıkarılan bir şey değildir. Sanat bence, en büyük sayıda insanı, ortak acılar ve sevinçlerle coşturacak görüntüleri, biçimleri bulmaktır. Demek ki sanat, sanatçıyı insanlardan ayrılmamaya zorlar; onu, en gündelik ve en evrensel gerçeğe bağlar. Ve çok kez, kendilerini başkalarından ayrı gördükleri için, sanatı seçenler kısa bir zaman sonra anlarlar ki, sanatlarını ve başkalıklarım ancak herkesle benzerliklerini ortaya koyarak gösterebilirler. Sanatçı, kendini bu başkalarına gidip gelme ile yoğurur: Vazgeçemediği güzellik ve kopamadığı topluluk arasındadır. Onun için gerçek sanatçılar hiçbir şeyi küçük görmezler; yargılamaya değil, anlamaya çalışırlar.
Dünyada tutacakları bir yer varsa, o da, Nietzsche’nin çok güzel söylediği gibi, yargıcın değil, işçi olsun aydın olsun, yaratıcının başa geçeceği bir dünya olacaktır.

Buna inandık mı, yazarın rolü, ister istemez, güçleşiyor. Sanatçı, tanımı gereği, tarihi yapanların buyruğuna giremez: Tersine, ona katılanların buyruğundadır. Yoksa, tek başına ve sanatının uzağında kalır. Zorbalık milyonlarca adamı ile birlikte onu yalnızlığından ayıramaz, onlara ayak uydurmaya kalkışsa bile, hatta, asıl o zaman. Ama dünyanın öbür ucunda hapse girmiş ve hor görülmüş, bilmediğimiz bir insanın çıkmayan sesi yazarı, yalnızlığından kurtarmaya yeter. Hiç değilse, özgürlüğün sağladığı olanaklar içinde, o çıkmayan sesi unutmamayı ve onu sanat yoluyla duyurmayı başardıkça.

Hiçbirimiz böylesine büyük bir işin adamı değiliz. İster bütün ömrünce ünsüz ya da bir zaman için ünlü olsun, ister zorbaların zincirlerine vurulsun, ister bir süre dileğini özgürce söylesin, yazar kendini haklı ve canlı bir topluluk içinde duyabilir.  Bu da, yazarın, elinden geldiğince, sanatının büyüklüğünü yapan şu iki görevi yüklenmesiyle olur: Gerçeği ve özgürlüğü. Sanatçının işi en büyük sayıda insanı toplamak olduğu için, yalanla ve kölelikle uzlaşamaz, çünkü, yalan da kölelik de, bulundukları yerde yalnızlıkları çoğaltırlar. Tek tek olarak sakatlıklarımız ne olursa olsun, soylu yazarlık sanatı, korunması güç olan şu iki ödeve bağlı kalacaktır:
Bile bile yalan söylememek ve insanın insanı ezmesine karşı koymak.

****
AŞKTAN SONRA
Aramızda büyü kalmadı artık
Diğer insanlar gibiyiz birlikte,
Ne sen yaratırsın bende tansık
Ne de ben sende.
Rüzgârdın ve denizdim,
Artık yok görkem
Deniz kıyısında havuzum
Neşesiz dururum.
Fırtınaya ya da gelgitin baskınına
Havuz maruz kalmasa da
Denize oranla kekreleşir daha da,
Bütün o huzuru boşuna.
Sara Teasdale (1884–1933, ABD), çeviren: İsmail Haydar Aksoy
*****

DÖRT MİNÖR AÇIŞLARI  VE  GELİŞMELER
(Namyats)

4 trefl  ve  4 karo açışları  özel açışlardır.
Sırası ile 4 trefl  kapalı körleri
4 karo  kapalı pikleri gösterir.
Puan limitleri  10-12 aralığındadır.
Yanda  as, rua  ve şigan yoktur.
Kapalı majör adedi 7 veya 8 tanedir.
*
3 NT açışlarına benzer ve cevapçı tarafından elin sorgulama yöntemleri de nerede ise aynıdır.
4 trefl  kapalı kör demek olduğundan, cevapçının 4 karo deklaresi, kör rengindeki uzunluğu sorar.  
Bu anlamda 4 kör, 7 kart olduğunu, 4 pik ise 8 kart kör olduğunu gösterir.
Eğer açıcıdan 4 pik (8 kart kör) deklaresi gelirse, bir üstü ile yani 4 NT ile, yanda dam araştırması yapılır.
5 trefl, dam trefl
5 karo, dam karo
5 kör, dam olmadığını,
5 pik, pik damının olduğunu gösterir.
*
4NT (dam sorusu)                         5 trefl … trefl dam var
                                                         5 karo …karo dam var
                                                         5 kör …..yanda dam yok
                                                         5 pik  … pik dam var

4 Karo açışları da, kapalı pikleri gösterdiğinden, cevapçı güçlü eli ile araştırma yapmak isterse  
4 kör ile pikteki uzunluğu sorar.
4 pik, 7 kart,
4 NT ise 8 kart pik gösterir.
Deklareler 5 trefl le yanda dam sorusu yapılarak yürütülür.
Eğer yanda dam yoksa 5 pik denir.
Yanda dam varsa, trefl dam 5NT ile
Karo dam 5 karo ile, 
kör dam da 5 kör ile gösterilir.
5 trefl (yanda dam sorusu)          5 karo… karo dam var
                                                          5 kör ….  kör dam var
                                                          5 pik …   yanda dam yok
                                                          5 NT….   yanda trefl dam var

Ayrıntılı araştırmalar doğru kartlar, doğru yerde olması ve 13 löveye, yani Grand şileme ulaşılması içindir.  Yine kaptan cevapçıdır ve yönlendirme tamamen ona aittir.
Cevapçının 4 trefe 4 kör demesi veya 4 karo açışına 4 pik demesi oynamak içindir.
 “Yusuf Ziya Serifoglu”
görsel:   fineartamerica

Hiç yorum yok: