Özdemir Asaf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Özdemir Asaf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Nisan 2022 Pazar

KADIN MİLLİ BRİÇ TAKIMIMIZ DÜNYA İKİNCİSİ

Ara Malikian Symphonic. Pisando flores. Live at Las Ventas Madrid
https://www.youtube.com/watch?v=YysqP9yCgjw
**
Ara Malikian. Dzovarev
https://www.youtube.com/watch?v=wc6gLJo6g7E
**
Doğrunun hatırı dostun hatırından büyüktür.
Sokrates
**
ÖRTÜK TESLİMİYETE DİKKAT
Örtük teslimiyet, az bilinen bir durumdur. 
Yaşananlara alışmakla başlar. 
Aslında “alışmak” evrimsel bir hayatta kalma uyumudur. 
Ancak, “kötülüğe alışmak” gibi bir yanlış yolu da fark etmez. 
“Neye alıştığını düşünmek” insan bilincinin özelliği. 
İşte bir süre sonra günlük hayhuyun içinde yapılanların kötülüğünü fark etmez oluverir insan. 
Bunu bilenler, “birkaç gün konuşulup geçer” derler. Öyle de olur. 
Ya da öyle bir zulüm sağanağı yağar ki insan hangi birine bakacağını şaşırıp fark etme yeteneğini yitirir.
Zalimler bunu da bilirler. 
Onun için bilmeliyiz ki “alışmak”, örtük teslimiyetin ilk adımıdır. 
İkinci adım, “sessizce kabul etmek”tir. 
Bu adım, insanın içine sinsice yerleşir. 
Açıktan kabul etmenin içe sinmediği zamanlarda insan sessiz kalarak kabul etmeyi gizlemeye çalışır. 
Ölçüt şu olmalıdır: 
“Karşı çıkmadığınız her şeyi kabul etmiş sayılırsınız.” 
Bu “sinsi kabul”, zalimin yaptığı her şeyi kolaylaştırır. 
Üçüncü adım, “işbirliği yapmaktır”. 
İşbirliği yapmanın gerekçelerini bulan “örtük teslimiyetçi”, durumunu “ülkenin yararı”, “memleketin bunalıma düşmemesi” gibi kendi dışında etkenlere bağlar. 
Örtük teslimiyet, çok dikkat edilmesi gereken bir tehlikedir.
*
“Bu şartlarda ne yapılabilir ki?” 
“Elimizden geleni yapıyoruz, daha ne yapalım?” 
“Hep bize mi kalıyor bir şeyler yapmak?” 
“Biz söylüyoruz ama dinleyen yok ki!.” 
Bu ifadeler, dikkat edilsin, örtük teslimiyetin sızıltıları olmasın. 
Karşısındaki ile uğraşmak yerine yanındakileri suçlamak. 
Kendisine değer verenleri eleştirerek rahatlamak. 
Yenilginin faturasını kendinden başkalarına kesmek. 
Mücadelede hiç de aktif olmadığı halde mücadele edenleri yetersizlikle suçlamak. 
Zulümle kazandıklarını bile bile sonuçları kabul etmek. 
Bunların hepsi de “örtük teslimiyet”in dışavurumudur.
https://erdalatabek.wordpress.com/ a teşekkürler
**
SENİ SAKLAYACAĞIM
Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde,
Şarkılarımda, sözlerimde.
*
Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.
*
Sen göreceksin, duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.
*
Bakacaksın, benzemiyor
Gelen günler geçenlere,
Dalacaksın.
*
Bir seviyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır,
Harcayacaksın.
*
Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
Yaşayacağım gözlerimde;
Gözlerimde saklayacağım.
*
Bir gün, tam anlatmaya...
Bakacaksın,
Gözlerimi kapayacağım,
Anlayacaksın...
Özdemir Asaf
**
ORFEUS'A SONE
Tez elden değişse de dünyamız,
Bulutlar gibi,
Her olgunlaşan
Düşer en eskinin kucağına.
 
Bu dur durak bilmez değişmede,
Daha öteye daha özgüre,
Süregider eski şarkın,
Tanrı'nın çalgısı ile.
 
Bilinmedi çekilenler,
Kavranılmadı sevgiler,
Ölümün bizden alıp götürdüklerinden
Arta kalan yalnızca şarkısıdır.
 
Rainer Maria RİLKE
Çeviri: Oğuz Yaşar A.
**
KADIN MİLLİ BRİÇ TAKIMIMIZ
Kadın Milli Briç Takımımız 27 Mart – 9 Nisan 2022 tarihleri arasında PALAZZO DEI CONGRESSI, Salsomaggiore Terme İtalya’da düzenlenen 45. Dünya Briç Milli Takımlar Şampiyonası’nda finale yükselerek Türkiye Briç tarihinde bir ilke imza attı.
Pandemi nedeni ile bir yıl ertelenen Dünya Şampiyonası’nda yarışmak için, sekiz takımlık kotası olan Avrupa Bölge elemelerini 4. olarak bitirerek Dünya Şampiyonasına katılma hakkı kazandı.
Dilek Yavaş, Serap Kuranoğlu, Hatice Özgür, İrem Özbay, Özlem Kandolu, Eren Özan, Belis Atalay (Kaptan), Halil Atalay (Koç)’dan oluşan Milli takımımız, 24 ülke takımının katıldığı Dünya Şampiyonası’nda grup maçlarını beşinci olarak tamamlayıp çeyrek finale katılma hakkı kazanmıştır. Çeyrek finalde Amerika’yı, yarı finalde İngiltere’yi açık ara yenen millilerimiz finalde İsveç ile eşleşti. Çekişmeli başlayan ve büyük bir heyecanla devam eden altı devrelik maçların sonucunda Türkiye Kadın Milli Takımımız gösterdikleri muhteşem performans ile Dünya ikincisi olarak şampiyonayı tamamlamıştır.
Ülkemize bu heyecanı yaşatan ve başarılı oyunları ile gönülleri fethedip gururlandıran Kadın Milli Takımımıza bu tarihi başarılarından dolayı teşekkür ederiz.
https://www.tbricfed.org.tr/10890-2/

18 Ekim 2016 Salı

Benito Garozzo

görsel. fineartamerica     
*****
Johannes Brahms – Lullaby
*****
Müstehcenlik hiçbir kitapta bulunmaz. 
Hiçbir resimde yoktur. 
Ona bakan ve onu okuyanın zihinsel niteliğinden başka bir şey değildir.
Boris Vian
*****
BENİM ÇIKARIM NE?
"Benim çıkarım ne?" İnsanların düşündüğü bu. Eğer bir ürünü satarak para kazanıyorsa, kendi gelirini tehlikeye atacak benzer ürünü satan diğerleriyle savaşacaktır. Bu yüzden insanlar dürüst değildir ve birbirlerine güvenmezler. Biri gelip de size derse: "Tam aradığınız evi buldum." O bir satıcıdır. Bir doktor "Böbreğinizi almalıyız." dediğinde, bunu yatının parasını ödemek için mi, yoksa gerçekten böbreğimin alınması gerektiği için mi dediğini bilmem mümkün değildir. Parasal sistemde insanlara güvenmek zordur. Eğer dükkanıma gelirseniz ve desem ki: "Bizdeki lamba güzel ama yan dükkanda daha iyisi var." İş hayatında uzun kalamam. İşler yürümez. Ahlaklı davranırsam, işler yürümez. Bu bağlamda "Sanayi sektörü insanlığa hizmet etmektedir." derseniz, bu doğru olmaz.

Ahlaklı olmaya güçleri yetmez; çünkü yok olurlar. Şu anda geçerli olan sistem insanların yararı için tasarlanmamıştır. Eğer hala anlayamadıysanız, insanları önem verselerdi, ortada taşeronlar olmazdı. Endüstri umursamaz. İnsanları işe almalarının sebebi henüz otomasyona geçmemiş olmalarıdır. Terbiyeden ve ahlaktan bahsetmeyin, gücümüz yetmez ve iş hayatında kalamayız.
Jacque Fresco - Zeitgeist, Felsefe Kulübü
*****
SENİ SEYREDERDİM
Saçların uçuşurdu rüzgardan,
Yanından seni seyrederdim.
Güneş yakardı, deniz yanardı.
Sen konuşurdun, dinlerdim.
*
Gülerdin..
Susardın, düşünürdün,
Benimle el-ele yürürdün,
Yol biterdi.
*
Görmezdim seni..
Zaman yıl yıl geçerdi,
Uzaktan, çok uzaklardan,
Seni seyrederdim...
Özdemir Asaf
*****
BENITO GAROZZO
Benito Garozzo 5 Eylül 1927'de Mısır'ın İskenderiye şehrinde doğdu. 1954'te temelli Napoli'ye yerleşinceye dek Kahire ve Napoli'de yaşadı. Brici, 2. Dünya Savaşı sırasında okuduğu 1933 baskılı Ely Culbertson kitabından öğrendi. İlerleyen yıllarda ise bir çok eksper tarafından "dünyanın en iyi briç oyuncusu" şeklinde nitelendirildi. 1961'da son dakikada yedek olarak katıldığı ve Pietro Forquet ile oynadığı Bermuda Bowl şampiyonası ile beraber başlayan uluslararası briç yaşamında, İtalyan Mavi Takımı'na 13 dünya şampiyonluğu kazandırdı. Daha sonra Giorgio Belladonna ile ortak oldu ve yeni ortağıyla birlikte Blue Club deklare sistemiyle, Precision Club'ın gelişmiş versiyonu olan "Super-precision" sistemini yarattı.

Mavi Takım'da oynadığı yıllarda gelmiş geçmiş en iyi defans yapan oyuncu olarak nitelendirildi. Bu nedenle, kendisine "denizin altını bile görebilir" yakıştırması doğrultusunda "denizaltı" ismi verildi.

Halihazırda 84 yaşında olan Garozzo, 10 farklı briç sistemi çerçevesinde oynama yeteneğine sahip olmanın gururunu yaşıyor.

BBO'da halen 
"sillafu" nicki ile oynayan Garozzo, 1987'den bu yana ABD'de yaşıyor, 1994'te bu ülkenin vatandaşı oldu. 1 kız ve 1 erkek babası olan Garozzo, eşi Lea Dupont ile geçirdiği 30 yılın ardından boşandı.

Garozzo, kazandığı onlarca uluslararası şampiyonanın dışında 2 kez Charles J. Solomon Ödülü'nün (Yılın En İyi Oynanmış Eli) ve 1 kez de Romex Ödülü'nün (Yılın En İyi Deklaresi) sahibi oldu.
 “Barlas İşbaşar çevirisi” vikipedi’den
 ***

Başarılarından bazıları
1.Bermuda Bowl, 1961, 1962, 1963, 1965, 1966, 1967, 1969, 1973, 1974, 1975
2.Dünya Açık Takım Olimpiyatları, 1964, 1968, 1972
3.Kuzey Amerika Briç Şampiyonası (4)
    A.Kuzey Amerika İsviçre Takımlar, 1984
    B.Kıdemli KO Takımlar, 1995
    C.Kıdemli İsviçre Takımlar, 2009
    D.Erkekler Çiftler, 1971
4.Avrupa Açık Takımlar, 1969, 1971, 1973, 1975, 1979
5.Avrupa Birliği / Avrupa Topluluğu Briç Ligi (2)
    A.Açık İkili, 1973
    B.Karışık Takımlar, 1983
6.İtalyan Şampiyonası (18)
    A.Takımlar, 1958, 1963, 1967, 1968, 1970, 1974, 1975, 1976, 1977, 1978, 1983, 1985
    B.Open Cup, 1965, 1968, 1977
    C.Açık İkili, 1956
    D.Erkekler Kupası, 2003
    E.Karışık Takımlar, 1983 

7 Eylül 2016 Çarşamba

Sihirli Dokunuşlar

Başarılı insanların her zaman önem verdikleri iki şey vardır:
Gülümsemek  ve sakinlik.
Problemleri çözmek için gülümse.
Problemleri önlemek için sakin ol.
Steve Jobs
*****
MÜZİKSİZ DANS
Adamın birine çıkışmışlar;
- 'Ne biçim yürüyorsun?' diye...
- 'Yürümüyorum ki,' demiş, 'dans ediyorum.'
-' Müziksiz dans mı olur?'
- 'Beynin varsa, olur...'
Aleksandr Puşkin
*****
DİYALOG
Bir gün, bir evde, bir kedi
Vardı.
O gün, bir evde, o kedi
Benden sıcaklığını esirgemedi.

O gün, o evdeki o kedi
Beni bana götürdü getirdi.
Ona şarkılarımı söyledim;
Uyudu, bakıyordum, benimleydi.

Bir ikilem oldu beklenmedik;
Geçmiş günlerin yumaklarını didikledi.
Var mıydı, yok, var gibi
Kucağımdaydı kedi.

Gözlerindeydi gözlerim,
Gözleri gözlerimdeydi.
Ellerimi tırmalıyordu elleri...
Ürperdim, birden içim titredi.

Bir gün, bir evde, bir kedi
Vardı.
O gün, bir evde, o kedi
Beni taa çocukluğumdan aldı

O gün, o evdeki, o kedi,
Bak-işte, neler olmuş der gibi,
Getirdi beni gençliğime bıraktı.
Anı bahçelerinde üşümek sıcaktı.

Babamın öldüğünde aylardan Hazirandı,
O elli dördündeydi, ben yedi.
Bir ışık söndüğünde yol yandı.
O kedi bunları nasıl da bildi.

Bir gündü, bir evdi, o kedi
Taş attı bütün kuyularıma.
Durup-dururken dikenli uykularıma
Ninniler söyledi.

Bu bir öykü idi;
Ben mi anlattım, o mu dinledi.
Saklamalı mıydı, ya da söylemeli mi;
Ne o ev vardı, ne o gün, ne de o kedi.
Özdemir Asaf
*****
SİHİRLİ DOKUNUŞLAR
Erhan Yamut – Aslında Briç kitabından alınmıştır.
Nasıl Oynamalı?
Ortak karo 6 ile atak etti. Oyuncu ele çekince ben alıp karo 9 oynadım.
Oyuncu Rua pike gidip pik empası denedi.

Ortak kazanıp beklemeden kör asın altından oynadı.  Tabii ki oyuncu yerden küçük girince ben dam ile alıp tekrar kör oynadım. Ortak asla alıp kör dönünce çaktım  + 200 kazandık. 

Bir gün sonraki bültende “Sihirli Dokunuşlar” başlığı ile çıktı fotoğraflarımız.
Erhan Yamut'a teşekkürler.


3 Mayıs 2016 Salı

Muhakeme

Kuş ölür,
sen uçuşu hatırla.
Füruğ Ferruhzad
*****
Endişeler sonbahar yaprakları gibi uçup giderken,
rüzgar ferahlığını,
fırtına enerjisini içimize üfleyecek.
John Muir
*****

HOŞÇAKAL 
Siyah beyaz tuşlarında piyanomun
Seni çalıyorum şimdi
Çaldıkça çoğalıyorsun odada
Sen arttıkça ben kayboluyorum

Seni doğuruyorum geceye
Adını koyuyorum aya bakarak
Her şey sen oluyor her yer sen
Ben ölüyorum

Sesini duyuyorum rüyalarımda
Gözlerimi kamaştırıyor ışığın
Rüzgar sen gibi dokunuyor bana
Ben doğuyorum

Duymak istediklerimi söylemiyorsun hiç
Dokunmuyorsun bana
Sen gibi bir şimşek çakıyor
Tam kalbime düşüyor yıldırımı
Ben gidiyorum
Özdemir Asaf
*****

MUHAKEME

Muhakeme yapabilen dekleran tarafından, bütün sırların kolayca çözülebileceği  bir el:

Kuzey
Pik.      A102
Kör.     Q109
Karo.   K863
Trefl.    AJ2

Güney
Pik.      KJ4
Kör.     –
Karo.   Q752
Trefl.   K109843

Batı …    Kuzey….. Doğu…..  Güney
1Kör  …    Dbl …… 4 Kör  ….  5 Trefl
Pas   …..   Pas……. Pas

Atak : ♥5 

Biraz cesaretli bir yarışmadan sonra, Batı ♥5 atağı ile başlıyor. Dumy’den ♥10’yu oynadığınızda Doğu ♥J’yi oynuyor.
Onör puanları saydığınızda Doğu ve Batı’da toplam 17 Onör puanının olduğunu görüyorsunuz.

Rakiplerin elleri hakkında kesin olarak ne biliyorsunuz?
♥As’ı kimde?
Batı ♥As’nın altından atak etmeyeceğine göre, ♥As’ı Batı’da değil. Bu nedenle, ♥As ve ♥J’nin yeri Doğu’da belirleniyor ki bu da Batı’da maksimum 12 Onör puanı olduğunu gösteriyor.
Batı’nın ♠Q’ı ve ♣Q’ı olmadan oyun açma gücüne ulaşması oldukça zor görünmektedir. Bu nedenle, ♠Q’ına ve ♣Q’ına empas yapın.

Bütün ellerin dağılımı şöyleydi:

Batı    ………    Kuzey  ……..  Doğu……   Güney
Pik.     Q6            A102              98753         KJ4
Kör.    K8652      Q109              AJ743         --
Karo.  AJ4          K863              109              Q752
Trefl.   Q75         AJ2                 6                 K109843

Doğu ilk karta ♥As’ını koyabilir. Bu dekleranın ♥J’sini Batı’ya plase etmesine ve dekleranın kafasının karışmasına neden olabilir. Bununla birlikte, bu ihtimal pek mümkün görünmüyor.

Rakiplerinizin  Kartlarını  Nasıl Okursunuz?
Mike Lawrence
Paylaşımı "Briç Kaynakçası Grubu"na ekleyen "Muzaffer Mutcuoğlu"na teşekkürler.

9 Nisan 2014 Çarşamba

Zon ve Şilem Araştırması

Tchaikovsky Nutcracker Suite - Russian Dance Trepak
*****
Dummy Nedir?
Yer. Yere açılan elin sahibi. Dekleranın ortağıdır.
Atak edildikten sonra elindeki kartları, kozlar kendisine göre sağ başta olmak üzere, büyük kartlar kendisine, küçük kartlar dekleran’a doğru gelecek şekilde dizer.
Yalnızca dekleranın direktifi ile, açtığı kartlardan verir. Oyuna karışamaz. 
****
DÜN SABAHA KARŞI
Dün sabaha karşı, kendimle konuştum.
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum.
Yokuşun başında bir düşman vardı,
Onu vurmaya gittim, kendimle vuruştum...
Özdemir Asaf
****
ZON VE ŞİLEM ARAŞTIRMA
Herkes zonda, 
dağıtan güney,  
atak Kör R
Batı       Kuzey       Doğu      Güney
-                 -              -             1S
Pas          2S            Pas          3C
Pas          3D           Pas          4C
Pas          4D           Pas          4S
Pas          Pas         Pas

Atak Kör Rua.
2 Trefl zon denemesi, 4 trefl  şilem denemesiydi.
Bu nedenle kuzey 4 Trefl üzerine 4 Karo cue bid’i yaptı.
*
Nasıl Oynamalı?
Bir kumarbaz kör ruayı asla alıp as, rua piki çekerek vale pikin düşmesini umar.
Vale düşerse pik onluyla yere geçip yerdeki karoları çeker.
Ama güney kumarbaz olmadığından pik ası çekti, yere doğru pik oynadı. 
Yere geçmeyi garantileyen güney, batı vale piki kazanıp körleri aldıktan sonra ne dönerse dönsün, onlu pik ile yere geçip kayıplarını karolara atar.

Not:
İki seviyesinde kozda anlaştıktan sonra, üçüncü seviyede konuşulan her yeni renk zon denemesidir.
Dördüncü seviyedeki her yeni renk ise şilem denemesidir.
 “Briçte Temel Bilgiler, Briç Dünyası Yayınları”    

7 Şubat 2014 Cuma

Geleceğe Yatırım

SEVGİ ÜZERİNE
Bütün çağların yaşam bilgeliğinin ilginç ama basit bir gizidir:
Ne kadar küçük olursa olsun, bencillikten uzak her özveri, her ilgi, her sevgi bizi zenginleştirir. Oysa mal mülk ve iktidar sahibi olmaya yönelik her çaba içimizdeki güçleri yağmalar ve bizi yoksulluğa sürükler.
*

Hintliler bunu anlamış ve başkalarına öğretmişlerdir. Daha sonra Yunanlılar, sonra yazarlar aynı şeyi yapmıştır. Bunların eserleri zamana yenik düşmezken, devletler ve krallar yıkılıp gitmiş, geçmişe karışmıştır.
*

Bencillikten uzak her davranış, sevgi uğrunda her vazgeçiş gerçekte bir zenginleşme ve büyümedir. İnsanı ilerilere götüren, yukarılara çıkaran biricik yoldur.
*

Eski bir şarkıdır bu ama ben ne iyi bir şarkıcı, ne de iyi bir vaizim; ancak doğrular eskimez. İster bir çölden vaaz edilsin, ister bir şiirde dile getirilsin, isterse bir gazetede basılsın. Her zaman, her yerde doğru olarak kalırlar.
Hermann Hesse, Sevgi Üzerine   
***
PAY  
Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden.

İnanırdım saadetli yolculuklara.
Adalar var zannederdim güneşli, mavi, dertsiz.
Bütün hızımla koşardım dalgalara.
O zaman beni görseydiniz.
*
Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden.
Beni o zaman görseydiniz
Siz de gelirdiniz peşimden.
Ama şimdi şu akşam saatinde
Son liman kendim, bu döndüğüm,
Bilmiş, bulmuş, anlamış.
Hatırımda bir vakitler güldüğüm.
Yoluna can serdiğim o kaçış.
*
Şimdi o akşam saatinde
Dönüyorum görmüş, geçirmiş, atlatmış,
Denizlerin doymayan sahilinde...
Özdemir Asaf
***
GELECEĞE YATIRIM
İnsanlar zamanlarını üç temel uğraşı alanına paylaştırırlar, ailelerine, işlerine ve eğlencelerine.
*
İş dediğimiz alan yaşam için gereken parayı üretebildiğimiz alandır. Bu alanı kimileri çok iyi kullanırlar yaşamlarını hatta kendilerinden sonra gelecek kuşakların bile yaşamlarını garantiye alacak paraları üretebilirlerken kimileri de bu alanda ay sonunu bile görebilecek duruma gelemezler. Başarısızların temel yanlışı ise kanımca, şansları da olsa geleceğe yatırım yapma becerilerinin olmamasıdır. Zaten şans dediğimiz olgu gökten devamlı yağarmış ama kimileri şemsiye açıp aman bana değmesin derken kimileri de düşen damlaları özenle toplamaya çalışırmış.
*
Aile alanımızda  geleceğe yatırım yapmak önemli bir olgudur. Günümüz gençliğinin günü güzel yaşama tutkusu ve bu yatırım gereğinin pek farkında olmaması çağımızın çabuk evlenip çabuk boşanmalarının temel nedenidir. Halbuki aile dediğimiz olgu da sabırla örülen bir dantel gibi yoğun emek ister. Bu emeği gösterme sabrı olmayanlar için aile kavramı ancak birlikte yaşamak olarak algılanır  ve bir zaman gelir birlikte yaşamın eğlencesi yok olur,  ipler kopar.
*
Eğlence alanımızda da geleceğe yatırım önemli bir gereksinmedir. Örneğin briç eğlence alanımızın değerli bir parçasıysa bu alanda gelişmenin birinci kuralı hatalarımızı fark etmemiz bu hatanın nedenlerini araştırmamızdır. Bana kendilerinin de arkadaş arasında briç oynadıklarını söyleyenlere şunu söylüyorum: “ Bahsedilen briç benim anlatmaya çalıştığım briçten biraz farklı” İkisi arasında mahalle arkadaşlarıyla halı sahada eğlence için oynanan futbol ile liglerde oynanan futbol kadar fark var. Arkadaş arası, şehir kulüplerinde, üniversite kantinlerinde ya da kahvelerde oynanan brice göre briç kulüplerinde oynanan briç oldukça farklılık gösterir. Briç kulüplerindeki yarışmalar belli ölçme metotlarıyla sizin bireysel gelişiminiz için gereken ortamı sağlarlar.
*
Buralarda briç oynamanın nedeni seçtiğiniz bu eğlence alanında bireysel gelişiminizi kendi kontrolünüz altında sürdürebilmektir. Hangi seviyede oyuncu olursanız olun geleceğinize yatırım yapmazsanız ve bu yatırımınızı ölçecek metotlara sahip değilseniz briç sizin için sosyal bir aktiviteden öteye geçemez.
Seçim sizin.
25 Mart 2007 Faik Falay, Cumhuriyet

30 Eylül 2013 Pazartesi

Renk Açışları

Ben düşündükçe var dünya, ben yok o yok.
(Hayyam - S.Eyüboğlu)
*****
BENİM ÇIKARIM NE?
"Benim çıkarım ne?" 
İnsanların düşündüğü bu. 
Eğer bir ürünü satarak para kazanıyorsa, kendi gelirini tehlikeye atacak benzer ürünü satan diğerleriyle savaşacaktır. Bu yüzden insanlar dürüst değildir ve birbirlerine güvenmezler. Biri gelip de size derse: "Tam aradığınız evi buldum." O bir satıcıdır. Bir doktor "Böbreğinizi almalıyız." dediğinde, bunu yatının parasını ödemek için mi, yoksa gerçekten böbreğimin alınması gerektiği için mi dediğini bilmem mümkün değildir. 

Parasal sistemde insanlara güvenmek zordur. Eğer dükkanıma gelirseniz ve desem ki: "Bizdeki lamba güzel ama yan dükkanda daha iyisi var." İş hayatında uzun kalamam. İşler yürümez. Ahlaklı davranırsam, işler yürümez. Bu bağlamda "Sanayi sektörü insanlığa hizmet etmektedir." derseniz, bu doğru olmaz.

Ahlaklı olmaya güçleri yetmez; çünkü yok olurlar. Şu anda geçerli olan sistem insanların yararı için tasarlanmamıştır. Eğer hala anlayamadıysanız, insanları önemseselerdi, ortada taşeronlar olmazdı. Endüstri umursamaz. İnsanları işe almalarının sebebi henüz otomasyona geçmemiş olmalarıdır. "Terbiyeden ve ahlaktan bahsetmeyin, gücümüz yetmez ve iş hayatında kalamayız."
Felsefe Kulübü- Jacque Fresco – Zeitgeist

*****
İSTİYORUM 
Rüzgar mı dedim,
İsterim ki saçların dağılsın.
Gece mi dedim,
Hemen düşüncelere dalmalısın.
*
Aşk der demez
Kalbin hızlı çarpmalı,
Sabah dememe kalmadan
Uyanmalısın... 
Özdemir Asaf
******
RENK AÇIŞLARI
1. Bir eli açıp açmamaya tereddüt ediyorsak “yirmi kuralı” bize yardımcı olur.
Yirmi kuralı: En uzun iki rengimizin kartlarının sayılarının toplamı ile elimizdeki puanların toplamı yirmi ya da daha fazla ise oyun açarız, düşükse pas geçeriz.
2. Birinci ve ikinci pozisyonlarda iken açışların çok disiplinli olması gerekir.
3. Üçüncü pozisyonda, ortak pastan geldiğine göre zayıf iki ve üç açışlarında daha serbest hareket edebiliriz.
4. Dördüncü pozisyonda oyun açma konusunda kararsız kalınan eller için kriter pik rengidir. Ustalar dördüncü pozisyonda oyun açma kararı verirken “on beş” kuralını uygular. Onbeş kuralına göre, elimizdeki pik kartlarının sayısı ile puanların toplamı on beş ya da daha fazla ise oyun açar, azsa açmayız.
5. Zonların oynanma sıklığı:
a. Birinci sırada 4-4 ya da 5-4 majörde dört.
b. İkinci sırada 5-3 majör fiti ile dört
c. Üçüncü sırada 6-2 fit ile majörde dört
d. Dördüncü sırada 3NT
e. Beşinci sırada beş minör
Bire İki Zon Forsingi- Ergun KORKUT

27 Ağustos 2013 Salı

Alert

Vanessa-Mae plays Toccata & Fugue
*****
KARŞINIZDAKİNİN YALAN SÖYLEDİĞİNİ NASIL ANLARSINIZ?
ABD’li hipnoterapist David J. Lieberman,  ‘Size Kimse Yalan Söyleyemez’ adlı kitabında, kandırılanlar için  ‘Yalan dedektörü! olmanın ipuçlarını veriyor. Klinik psikoloji alanında dünyaca tanınan ve kısa süreli terapide devrim niteliği taşıyan ’Nöro Dinamik Analiz’in yaratıcısı Lieberman’ın ilginç bilgiler içeren kitabı, Kuraldışı Yayıncılık’tan piyasaya çıktı.

Kitabında insanoğlunun günümüzde kandırmaca dolu bir dünyada yaşadığına dikkati çeken Lieberman, ‘Birilerinin bize yalan söylemesine engel olamayız ama  bizi inandırmalarına engel olabiliriz’ görüşüne yer veriyor.

Kitabın her bölümünde yalanın farklı bir yüzünün ortaya konulduğunu belirten Lieberman, kitaptaki yeni teknikler sayesinde herkesin kendilerine yalan söylenip söylenmediğini anlayabileceğini kaydediyor.

YALAN SÖYLÜYORSA...

Lieberman’ın araştırmalarına göre, birinin yalan söyleyip söylemediğini aşağıdaki ipuçlarıyla anlayabilirsiniz:
1. Yalan söyleyen kişi göz temasından kaçınır, göz göze gelmemek için elinden geleni yapar.
2. Yalan söyleyen ya da bir gerçeği saklayan kişi, ellerini ve kollarını daha az kullanır.
3. Kendisine soru sorulduğunda elleri sımsıkı kapanıyorsa ya da avuçları aşağı dönükse bu yalanın ya da kandırmanın sinyalidir.
4. Ellerini yüzüne ya da boynuna doğru götürüyor olabilir ama bedeniyle teması sadece bu kısımlarla sınırlı kalır.
5. Verdiği cevap nedeniyle içinin rahat olduğunu göstermeye çalışan kişi belli belirsiz kaçamak bir şekilde omzunu silker.
6. Kişinin el kol hareketleri ile söylediği sözler arasında zamanlama hatası vardır. Baş hareketleri mekaniktir.
7. Şaşırmış, korkmuş ya da mutluymuş rolü yapıyorsa, yüzünde beliren ifade, ağız bölgesiyle sınırlı kalacaktır.
8. Yalan söyleyen kişi ayakta dururken ya da otururken konuşma sırasında sırtını dik tutmaz.
9. Kendisini itham eden insandan uzaklaşmak isteğiyle muhtemelen bakışlarını kapıya doğru çevirir.
10. Konuştuğu insanla ya çok az fiziksel temas kurar ya da hiç kurmaz.
11. İşaret parmağını ikna etmek istediği kişiye yöneltmez.
12. Kendisini itham eden kişiyle arasına bir takım nesneler koyar.
13. Bilinçaltından sızan gerçek duygular, düşünceler ve niyetler dil sürçmesi şeklinde ortaya çıkar.
14. Karşısındaki kişi anlattığı hikayeye inanana kadar fazladan bilgi vermeye devam eder.
15. Sorulara asla doğrudan cevap vermez, dolaylı olarak ima eder.
16. Yalan söyleyen kişi, ’ben, biz ve bizim’ gibi zamirleri ya çok az kullanır ya da hiç kullanmaz.
17. Kullandığı kelimeler açık ve net olmayabilir.
18. Sorulan soruya oranla aşırı bir tepki gösterir.
19. Yalan söyleyen kişi, bütün sorularınıza cevap verebilir ama kendisi size soru sormaz.
20. David J. Liberman’ın araştırmasına göre, yalan söyleyen kişi, konu değiştirildiğinde rahatlar ve gerginliği azalır. 

Yalancıları tanımanın diğer yolları da şöyle:
1. Haksız yere suçlandığına sinirlenmez.
2. ’Gerçeği söylemek gerekirse’, ’Dürüst olmak gerekirse’ ve ’Neden yalan söyleyeyim ki’ gibi cümleler kullanır.
3. Soruyu önceden düşünmüş ve cevabı hazırlamıştır.
4. Sorunuzu tekrar etmenizi ister ya da soruya soruyla karşılık verir.
5. Konuşmasına, ’Yanlış anlamanı istemem ama’ gibi bir cümleyle başlar.
6. İlginizi dağıtmak için şaka yapar ya da dalga geçer.
7. Daha ayrıntılı açıklama gerektiren konuları sıradan bir şeymiş gibi aktarır.
8. Hikayesi o kadar inanılmazdır ki, sırf bu yüzden inanırsınız. 
Kaynak: FWMAIL
*****
ÇAĞRI BALLADI
İçimiz dışımıza kolay yansır,
Saklasak saklamasak.
Ön yargılardan uzak
Eğilip içimize baksak.
*
Dışımız içimize yansımıyorsa
Bir şey var ya da yoktur
İkimizden birinde.
Biri öbürünü ısıtmıyorsa
Bir de içimize baksak.
*
Belki derinde, taa derinde.
Sen benim yerimde
Ben senin yerinde
Unutulmuş olabiliriz;
Birbirimizi uyandırsak.
*
Desek birbirimize
Haydi kalk
Gidelim yerlerimize;
Belki birbirimizi bulabiliriz...
Özdemir Asaf

*****
ALERT PROSEDÜRÜ

Giriş

Bu prosedür TBF turnuvalarında kullanılmak üzere hazırlanmıştır.
Kulüpler kendi turnuvaları için özel alert prosedürleri hazırlayabilirler. 

Konuşmaların tam açıklanması hayati önemdedir. Ayrıca  sporcuların kendilerini korumaları da beklenmektedir. Sporcuların yasanın açıkça belirttiklerine ek olarak yasanın ruhuna da uygun hareket etmeleri beklenmektedir.
 


Oyuncuların şüphe halinde alert etmeleri beklenir.

TBF turnuvalarında, çiftlerden, oyuna başlamadan rakiplerine konvansiyon kartlarını ibraz etmeleri beklenmektedir. Yaygın olmayan sistem veya konvansiyonları oynayan çiftlerin rakiplerini önceden uyarma konusunda daha dikkatli olmaları beklenmektedir.

Prosedür


1.    Konvansiyonel konuşmalar alert edilmeli, konvansiyonel olmayanlar edilmemelidir.
2.    Özel bir anlamı olan veya ortaklar arasında özel bir anlaşmaya ulaşılmasına yarayan konuşmalar, doğal olsalar bile, alert edilmelidir.
3.    Açış veya araya girişe cevap olarak verilen ve forsing olmayan sıçramalı renk değişiklikleri ve pastan gelinen durumlar hariç ortağın açışına cevap olarak verilen forsing olmayan renk değişiklikleri alerte tabidir.
4.    Ortağın rengini sıçrayarak yükseltmek zayıf bir el gösteriyorsa veya basit yükseltme kuvvetli el gösteriyorsa (inverted minör gibi) alert edilmelidir.

Perdesiz 
masalarda aşağıdakileri alert etmeyin.

1.    Sanzatuye atılan konvansiyonel kontrlar, atıldığı renk dışında bir renk çıkılmasını isteyen kontrlar veya rakipler için çok beklenmedik bir anlama sahip olabilecek kontrlar DIŞINDA BÜTÜN KONTRLAR
2.    Artırımın ilk turundaki konvansiyonel konuşmalar haricinde dört seviyesi ve üzerindeki bütün konuşmalar
3.    Açışlar haricinde dengeli veya yarı dengeli el gösteren veya oynama isteği belirten sanzatu konuşmaları.
KAYNAK: