Ümit Yaşar Oğuzcan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ümit Yaşar Oğuzcan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Temmuz 2012 Perşembe

MUD (Middle Up Down)

Josef Strauß - Jockey-Polka op.278
*****
GÖKDELEN
Fakir ülkelerde kentlerin içinde gökdelen urları yükseldikçe o balonları şişiren kentlerin sefalet mahalleleri de artıyor.
İstatistikler ilginç ilişkileri açıklıyor.
1. Fakir ve kalabalık ülkelerde büyük metropoller daha çoktur. İstanbul onlardan biridir.
2. Fakir ülkelerde gökdelen daha çoktur.
3. Fakir ülkelerin büyük metropollerinde bilimsel ağırlıklı işlerde çalışanların yüzdesi çok düşüktür (%5-10 arası)
4. Fakir ülkelerin metropollerinde büyük fakir mahalleler vardır.
5. Bu toplumlar, bu dev yerleşmelerin sorumlarını çözecek bilimsel potansiyele sahip değildir. Toplumda bu potansiyel olsa bile, politika böyle bir gücü kullanamaz. Çünkü fakir ülkelerde yapılaşma ile sömürü ikiz kardeş gibidir.
“Bilim Teknik 11.07.2008”
*****
ZAMAN İÇİNDE
Bak! İşte gizleri yaşamın, işte mutluluk
Gülümsüyor bir kapı aralığından
Ellerimizi uzatsak tutabiliriz belki
Şimdi ya da hiçbir zaman.
*
Unuttuğum bir şarkı mı, neydi o?
Çok eskilerde düşmezdi ağzımdan
Birlikte yine söyleyebiliriz belki
Şimdi ya da hiçbir zaman.
*
Gülen bir çocuk vardı yıllarca önce
Düşleriyle bulutlar üstünde yaşayan
Belki bir kez daha yaşarız o günleri
Şimdi ya da hiçbir zaman.
*
Nasıl da yandı bir anda. Görüyor musun?
Dev ağaçlarıyla o içimizdeki orman
Yanmamış bir yer buluruz belki, ararsak
Şimdi ya da hiçbir zaman.
*
Kişi sımsıkı sarılıyor bulduklarına
Umutların bir rüzgârla savrulduğu an
Yine de bir şeyler kurtarabiliriz belki
Şimdi ya da hiçbir zaman.
*
Her şey bize biz kadar yabancı artık
Giderek yitiyor zaman içinde insan
Oysa ki, çağları aşabiliriz birlikte, gel
Şimdi ya da hiçbir zaman ...

Ümit Yaşar Oğuzcan
*****
DEĞERSİZ ÜÇ KÜÇÜKTEN  NE AÇILMALI?
MUD  (Middle Up Down)
Elde 7-5-2 gibi üç adet değersiz kart olduğunda hangi kartın açılacağı konusunda farklı görüşler vardır. Burada standart kurallar uygulandığında, büyük açıldıktan sonra küçük ile devam etmek çift sayıda (2, 4, 6) adet bilgisi anlamına geleceğinden sakıncalı olabilir. Küçük açılmak da onör bilgisi anlamında olacağından yanıltıcı olacaktır. Bu nedenlerle, değersiz üçlüden, Orta-Büyük-Küçük-OBK (Middle-Up-Down-MUD) sıralamasına göre açılmak, yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırır.
“emin yaykın-ozur ortak”

29 Eylül 2011 Perşembe

Benim Doğamda Var

                                                                                                                   flickr
Alışkanlık, 
anahtarı kaybolmuş bir kelepçedir.
Amos Parrish
*****
BİR GÜN KALDI BİZE YAŞANACAK
Dün kopan bir yapraktı, düşen bir kuru daldı
Bugünden güzel değil bulacağın yarında
Aç ellerini bir bak yanan avuçlarında
Dün gitmiş yarın yok bize bir bugün kaldı
*
Bir bugün kaldı bize birlikte yaşanacak
Bir bugün öyle güzel ve dopdolu özlemli
Dalından yeni kopmuş tomurcuk güller gibi
Bir bugün her şeyiyle taptaze ve sımsıcak.
Ümit Yaşar Oğuzcan
*****
BENİM DOĞAMDA VAR
Akrep sudan karşıya geçebilmek için kurbağadan yardım istemiş. 
Kendisini sırtına alıp karşıya geçirmeye çalışan kurbağayı sokmuş, boğulmak üzereyken bir adam onu görmüş. 
Hemen elini uzatıp kurtarmak istemiş ama  akrep kuyruğunu kaldırıp onu da sokmaya çalışmış.

Adam:
- Ne yapıyorsun, boğulacaksın deyince, akrep:
- Ne yapayım, SOKMAK BENİM DOĞAMDA VAR demiş.
Adam hızlıca yakalayıp kıyıya bırakmış onu.
- KURTARMAK, SEVMEK, KORUMAK, BUNLAR DA BENİM DOĞAMDA VAR  demiş.

9 Eylül 2011 Cuma

Bambu Ağacı ve Briç


                                                                                                            fineartamerica                           Hayatın güçlüklerine karşı üç şey hediye edilmiştir:
Ümit, uyku ve gülmek.
İmmanuel Kant
****
BİR GÜN KALDI BİZE YAŞANACAK
Dün kopan bir yapraktı, düşen bir kuru daldı
Bugünden güzel değil bulacağın yarında
Aç ellerini bir bak yanan avuçlarında
Dün gitmiş yarın yok bize bir bugün kaldı

Bir bugün kaldı bize birlikte yaşanacak
Bir bugün öyle güzel ve dopdolu özlemli
Dalından yeni kopmuş tomurcuk güller gibi
Bir bugün her şeyiyle taptaze ve sımsıcak.
Ümit Yaşar Oğuzcan
****
ÇİN’DE BAMBU AĞACI
2011 yeni briç sezonu başladı. Kulüplerde briç dersi almaya başlayanlar tüm Türkiye’de ortalama bir aylarını doldurdu. Bunların arasında bu dersler bana uymadı bırakayım diyenler olabilir. Derslerde hemen başarı isteyip isteklerine ulaşamadıklarını gören bu öğrenciler için Çin’de bambu ağacının yetişmesi, azim, sabır ve inanç için güzel bir örnektir, sizlere anlatmak isterim.
*
Çinliler bu ağacı şöyle yetiştirir; önce ağacın tohumu ekilir, sulanır ve gübrelenir. Birinci yıl tohumda herhangi bir değişiklik olmaz, tohum yeniden sulanıp gübrelenir. Bambu ağacı ikinci yılda da toprağın dışına filiz vermez. Üçüncü ve dördüncü yıllarda her yıl yapılan işlem tekrar edilerek bambu tohumu sulanır ve gübrelenir. Fakat inatçı tohum bu yıllarda da filiz vermez. Çinliler büyük bir sabırla beşinci yılda da bambuya su ve gübre vermeye devam ederler. Nihayet beşinci yılın sonlarına doğru bambu yeşermeye başlar ve altı hafta gibi kısa bir sürede yaklaşık 27 m. boyuna ulaşır.
*
Akla ilk gelen soru şudur: Çin’ deki bambu ağacı 27 m. boyuna altı haftada mı, yoksa beş yılda mı ulaşmıştır? Sorunun cevabı tabii ki, beş yıldır. Büyük bir sabırla ve ısrarla tohum beş yıl süresince, sulanıp gübrelenmeseydi ağacın büyümesinden hatta var olmasından söz edebilir miydik?
Briçte de aynı kavramlar geçerlidir, sekiz  on haftada 27 m. boyunda briççi olmanız imkansızdır. Ancak sonunda briççi seviyesine gelebilmeniz de imkansız değildir.
*
Yaşamdaki ve briçteki başarının şartları her zaman çok basittir.
AZİMLE ÇALIŞIN. SABREDİN.
BİR ZAMAN SONRA HEDEFE ULAŞACAĞINIZA İNANIN ve
HİÇBİR ZAMAN GERİ DÖNMEYİN.
14 Kasım 2010  Faik Falay, Cumhuriyet

29 Ocak 2011 Cumartesi

DONT Konvansiyonu

                                                                                                                flickr
Mozart- Piano Sonata in D major, K. 284 "Dürnitz"- 1st mov. Allegro
*****
Tatlı sözler, 
şiddetli bir öfkeye karşı en tesirli ilaçtır.
Aischylos
*****
ÇİGAN GÖZLER
Şarkısız ve sensiz kaldığım nice akşamlar
Gözlerin geçer aklımdan özlemler içinde
Gözlerin bir çigan müziği güzelliğinde
Kirpiklerinde keman bebeklerinde gitar

İç ürperten sesin her gece odama dolar
Bir buğu yükselircesine göğe kadehten
Nasıl başım döner nasıl mest olurum bilsen
Ağlarım saçlarında gün doğuncaya kadar

Mutluluk bir ateştir uzaklarda yaktığın
Ki binlerce yay çekilircesine derinden
En hazin şarkıları dinlerim gözlerinden

Büyür gitgide hüznü içimde yalnızlığın
Dinlerim o hiç susmak bilmeyen çiganları
Ve bir musiki halinde geçen zamanları
Ümit Yaşar Oğuzcan

*****
D.O.N.T. Konvansiyonu
(Disturb The Opponents’ NoTrump) : 
Rakibin 1 Sanzatu açışı üzerine konuşmalarını bozmak amacıyla Marty Bergen tarafından icat edilmiş bir müdahaledir.
Açıcı
2.Oyuncu
 Açıklama
1 SA
Kontur
2 Trefl
2 Karo
2 Kör
2 Pik
2 SA
3 Renk
3 SA
Tek renkli el, ortağının 2 Trefl deklaresine rengini gösterir
5-4 dağılım, birisi Trefl
5-4 dağılım, birisi Karo, diğeri Kör ya da Pik
5-4 Kör ve Pik
En az 6 parça Pik
6-5 Minör ve Majör dağılım
En az 7 parça, zayıf el
6-5 Majör dağılım
 Açıcının ikinci konuşmaları : 
Açıcı
2.Oyuncu
Cevapçı
4.Oyuncu
Açıklama
1 SA
2 Trefl
Pas
Pas
2 Karo
2 Kör, Pik
3 Trefl
2 SA
Deklare edilen rengi oynamaya razı
Diğer rengi oynamak istiyor
Natürel kendi 6 parça rengini gösteriyor
Trefl desteği ve Sanzatu’ya baraj
Manş isteği, diğer rengi öğrenmek istiyor.
 2.Oyuncunun 2 SA yada 3 SA müdahalesine 4.Oyuncu Trefl konuşarak ortağının rengini göstermesini ister.