Gökdelen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gökdelen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat 2019 Çarşamba

Konuşmak Zorunda Değilsiniz

Jesse Cook - Bogota By Bus
***
Öğrendim ki;
hayatta insanın başına gelebilecek en kötü şey,
yapayalnız hissetmesine neden olan insanlarla yaşamasıdır.
Goethe
***
METROPOL VE GÖKDELEN
Amerikan tarihinin New York, Los Angeles, Mexio City, Buenos Aires, San Paulo, Rio De Janeiro gibi yerleşmelerindeki nüfus yığılmalarının bu bölgelerin Avrupalılar tarafında fethi ile ilgisi var. Japonya ve Kore'de yüzeylerinin darlığı, nüfuslarının çokluğu, sanayi ile ilişkili bir yığılma var. Geri kalan bütün büyük kentler çok nüfuslu yoksul ülkelerde. Avrupa'da Londra, Paris, Roma bu listeye girmiyor. Yoksul ülkelerde gökdelenler yükseldikçe o balonları şişiren kentlerin sefalet mahalleleri de artıyor.
Kimse gökdelenleriyle övünmüyor. Kentlerin nüfuslarının büyüklüğü ile gökdelen arasında iki tür ilişki var: New York, Los Angeles, Tokyo, Dubai gibi kalabalık ve zengin; Jakarta, Lagos, Mumbai gibi kalabalık ve yoksul. Buradaki kalabalıklar zenginlerin gökdelen yapmak için sömürdüğü kalabalıklar.
*
Genel istatistikler ilginç ilişkiyi açıklıyor.
* Yoksul ve kalabalık ülkelerde büyük metropoller daha çoktur. İstanbul onlardan biridir.
* Yoksul ülkelerde gökdelen daha çoktur.
* Yoksul ülkelerin metropollerinde bilimsel işlerde çalışanların yüzdesi düşüktür.
* Yoksul ülkelerin metropollerinde büyük yoksul mahalleleri vardır.
* Bu toplumlar, bu dev yerleşmelerin sorunlarını çözecek bilimsel potansiyele sahip değillerdir. Toplumda bu potansiyel olsa bile politika böyle bir gücü kullanamaz. Çünkü yoksul ülkelerde, yapılaşma ile sömürü ikiz kardeş gibidir.
" Doğan Kuban, Bilim Teknik - 11.07.2008 "
***
AYRILIŞ
Bir son öpüştü rıhtımda
kaldı ardımda.

Akıntıdan yana, denizlere yolun
gidiyorsun

bir kırmızı, bir yeşil ışıktır
uzaklaşır.          
Wolfgang  BORCHERT
Çeviren: Behçet NECATİGİL

***
KONUŞMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ!
David Bird

(Deklarasyon Önerisi)
Briç turnuvalarında bir çok oyuncu, rakiplere meydanı bırakmayı kendine yediremez. Örneğin, sizden önceki oyuncu oyunu zayıf 2 Kör açar. Eliniz aşağıdaki gibi ise, hem 2 Piki koyarsınız.
♠ RVT86
♥ V
♦ DV95
♣ 963
Aşağıdaki el usta oyuncu Ron Klinger tarafından önemli bir turnuvada oynanmıştır.
KG Zonda
____________Kuzey:
____________♠ 4
____________♥ R87543
____________♦ T762
____________♣ A4
Batı:                                                     Doğu:
♠ D973                                                 ♠ RVT86
♥ T96                                                   ♥ V
♦ R3                                                     ♦ DV95
♣ T872                                                 ♣ 963
____________Güney:
____________♠ A52
____________♥ AD2
____________♦ A84
____________♣ RDV5
Kuzey       Doğu         Güney        Batı
2♥               2♠                4♥              4♠
Pas             Pas              4NT           Pas
5♥               Pas              7♣             H.Pas

Güney önce 4♥ zon kontratına razı idi. Ancak Batının 4♠ deklarasyonu, Kuzeyde tek parça ya da şigan Pike işaret ediyordu. Key kartları öğrenince, şöyle düşündü. Aslında Körden şlem var ama yerden bir Pike çakabilirsem, 1 Pik, 6 Kör, 1 Karo, 4 Trefl ve 1 Pik çaka alabilirim. Öyle ise en doğru kontrat 7♣ diye düşündü ve başardı!
Araya girişler size şu avantajları sağlar;
Kontratın sizin tarafınızdan oynanması
Kabul edilebilir bir eksi puan alarak karşı tarafın daha yüksek kazanmasını engellemek
Rakiplerin konuşma alanını daraltmak
Atak için açılış rengi göstermek
Ancak yukarıdaki örnekte yaşanan durum gibi risk olduğunda bu avantajların hiç bir önemi kalmamaktadır. Hem eliniz hakkında bilgi vermektesiniz hem de konuşmamanız halinde cesaret edemeyecekleri kontratlara ulaşmalarını sağlıyor olacaksınız.
Tavsiyem, rakipler konuştuğunda hiç bir şey söylemek zorunda değilsiniz, söyleyeceğiniz her şey aleyhinize kullanılabilir.
Kaynak
Halim Hanyaloğlu’na teşekkürler

5 Temmuz 2012 Perşembe

MUD (Middle Up Down)

Josef Strauß - Jockey-Polka op.278
*****
GÖKDELEN
Fakir ülkelerde kentlerin içinde gökdelen urları yükseldikçe o balonları şişiren kentlerin sefalet mahalleleri de artıyor.
İstatistikler ilginç ilişkileri açıklıyor.
1. Fakir ve kalabalık ülkelerde büyük metropoller daha çoktur. İstanbul onlardan biridir.
2. Fakir ülkelerde gökdelen daha çoktur.
3. Fakir ülkelerin büyük metropollerinde bilimsel ağırlıklı işlerde çalışanların yüzdesi çok düşüktür (%5-10 arası)
4. Fakir ülkelerin metropollerinde büyük fakir mahalleler vardır.
5. Bu toplumlar, bu dev yerleşmelerin sorumlarını çözecek bilimsel potansiyele sahip değildir. Toplumda bu potansiyel olsa bile, politika böyle bir gücü kullanamaz. Çünkü fakir ülkelerde yapılaşma ile sömürü ikiz kardeş gibidir.
“Bilim Teknik 11.07.2008”
*****
ZAMAN İÇİNDE
Bak! İşte gizleri yaşamın, işte mutluluk
Gülümsüyor bir kapı aralığından
Ellerimizi uzatsak tutabiliriz belki
Şimdi ya da hiçbir zaman.
*
Unuttuğum bir şarkı mı, neydi o?
Çok eskilerde düşmezdi ağzımdan
Birlikte yine söyleyebiliriz belki
Şimdi ya da hiçbir zaman.
*
Gülen bir çocuk vardı yıllarca önce
Düşleriyle bulutlar üstünde yaşayan
Belki bir kez daha yaşarız o günleri
Şimdi ya da hiçbir zaman.
*
Nasıl da yandı bir anda. Görüyor musun?
Dev ağaçlarıyla o içimizdeki orman
Yanmamış bir yer buluruz belki, ararsak
Şimdi ya da hiçbir zaman.
*
Kişi sımsıkı sarılıyor bulduklarına
Umutların bir rüzgârla savrulduğu an
Yine de bir şeyler kurtarabiliriz belki
Şimdi ya da hiçbir zaman.
*
Her şey bize biz kadar yabancı artık
Giderek yitiyor zaman içinde insan
Oysa ki, çağları aşabiliriz birlikte, gel
Şimdi ya da hiçbir zaman ...

Ümit Yaşar Oğuzcan
*****
DEĞERSİZ ÜÇ KÜÇÜKTEN  NE AÇILMALI?
MUD  (Middle Up Down)
Elde 7-5-2 gibi üç adet değersiz kart olduğunda hangi kartın açılacağı konusunda farklı görüşler vardır. Burada standart kurallar uygulandığında, büyük açıldıktan sonra küçük ile devam etmek çift sayıda (2, 4, 6) adet bilgisi anlamına geleceğinden sakıncalı olabilir. Küçük açılmak da onör bilgisi anlamında olacağından yanıltıcı olacaktır. Bu nedenlerle, değersiz üçlüden, Orta-Büyük-Küçük-OBK (Middle-Up-Down-MUD) sıralamasına göre açılmak, yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırır.
“emin yaykın-ozur ortak”