Allegro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Allegro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Aralık 2015 Salı

Koz Kontrolü

Moonlight Sonata
*****
Alın teri
Ne zaman biri size alın teriyle zengin olduğunu söylerse ona sorun:
- Kimin alın teri?
Don Marquis
*****
NOKTÜRN
Geceden esinlenen, geceyi çağrıştıran beste.  18.yy' da serenat tipinde,  geceleri açık hava şenliklerinde yorumlanan besteler. 
Haydn, Mozart, Schubert' in eserlerinde noktürn örneklerine rastlanır.

Noktürn, 19 yy'da romantizmle birlikte hüzünlü, duygulu, hülyalı ve tek bölümden oluşan karakterde  özgür biçimdeki  parçalar.
Bu türde en ünlü parçaları CHOPIN yazmıştır.
*****
ALLEGRO
Kara bir günden sonra Haydn’ı çalıyorum
yalın bir sıcaklık kaplıyor ellerimi.
Tuşlar istiyor. Hafif çekiç vuruyor.
Tınlamalar yeşil, canlı ve sakin.
Tınlama özgürlük denen şey vardır, diyor
ve birisi imparatora artık vergi vermiyor.
Ellerimi Haydn ceplerime sokuyorum
ve dünyayı fütursuzca izleyen birini taklit ediyorum.
Haydn bayrağını kaldırıyorum – anlamı:
“Teslim olmuyoruz. Ama barış istiyoruz.”
Müzik, taşların uçtuğu, taşların yuvarlandığı
camdan ev yokuşun altındaki.
Taşlar evi boydan boya geçiyorlar
tek bir çerçeve kırılmıyor ama.
TOMAS TRANSTRÖMER - Türkçesi: Gürhan Uçkan
*****
KOZ KONTROLÜ
Defans oyuncuları yeni renk açmak istemediklerinde veya yan renklerden löve alma talepleri olmadığında deklerana temel elden yani uzun kozlu elden çaktırmaya çalışırlar ve böylece deklaranın koz hakimiyetini kaybetmelerini sağlamayı umarlar. Bu defansif plan, özellikle dışarıdaki kozlar kötü dağıldığında veya deklaranın kozları normalden kısa olduğunda çok pozitif sonuçlar getirir. (Deklerasyon sırasında fit yokken bile bir rengi koz yapmanız için ya sanzatu oynamak bir renkte keser olmadığı için imkansız olması ya da part-score oynamak zorunda olduğunuz için ilk fırsatta durmak istemeniz gerekir.) 

Bildiğiniz gibi kozları oynarken defansta sadece bir ve alıcı koz kalınca koz oynamayı bırakıyorduk (istisnalar olduğunu unutmayın). Az 
 sayıda kozla oynarken kozları bitip bitmeyeceği belli olmaz. Kozları bitirdiğinizde sizde de koz kalmıyorsa yan renkteki alıcıların kontratınız için yeterli olması gerekir. Daha büyük problem kozları bitiremediğinizde ortaya çıkar. Bu durumda koz hakimiyetiniz yoktur. Ya defansın size temel elden çakmaya zorladıkları renge çakmayı reddedip kayıp kaçarsınız (Kup transferi) ve böylece temel elin karşısından çakacak duruma gelip uzun kozunuzu azaltmamış olursunuz veya çok alıcınız varsa siz de rakibinize zorla çaktırıp onun kozunu azaltmaya çalışarak kontrolün size kalmasını sağlarsınız veya temel el kavramını unutur ve löve sayarsınız. Koz hakimiyetiniz kaybolduğu için uzunluk lövesi almanız da artık imkansız olur. Löve sayınca temel elden de çakmak mümkündür. Her topladığınız löve kontratınız için bir adımdır.
  *         
Ayrıca defans oyuncuları ortaklarına kup veya olası bir sürkup vermek için renkler oynadıklarında büyük çakıp çakmamaya karar vermek gerekir. Şimdiye kadar bu konuda rakibin kozunu büyük hale getirme şansı yokken büyük çakın demiştik. Bazı ellerde küçük çaktığınızda sürkup yiyeceğiniz kesindir. O durumlarda koz hakimiyetini kaybetmemek gerekir.
“erdinc erbil”
*****
görsel: googleimages

2 Eylül 2014 Salı

Sanzatuda Yer Oyunları

En değerli şeyin bilginizi paylaşmak, konuyla ilgilenen herkesle paylaşmak
olduğuna inanmıyorsanız,
o zaman bilim insanı olmak iyi bir şey değildir ve mümkün de değildir.
Robert Oppenheimer
*****
TANGO
Rio de la Plata'nın varoşlarında doğan tango bugün genellikle tutkulu aşkın estetik temsili olarak algılanıyor. Oysa tangonun 150 yıllık serüveni  bize bundan çok ötesini anlatıyor.
" Sen tangonun sadece banliyölerini tanıyordun, orkestra tarafından çalınan, smokin giyen yüzünü." Enrique Santos Discépolo

Çöp kutusunun bir ganimet olduğu bir dünyada doğmuştur tango.
Arjantin Uruguay sınırında. Buenos Aires, Rosario, Montevideo'yu içine alan Rio de la Plata'nın varoşlarında.
İlk tangolar gitar, arp ve flütle bazen de akordiyonla çalınıyordu. İlk tangoların ana temasını genellikle baştan çıkarıcı ve kararsız bir kadınla, onun için kavga eden iki erkeğin öyküsü oluşturur.

Müziğin çok senkoplu yapısı sadece Afrika ritimlerindeki köklerini  değil ait olduğu yaşamın dengesizliğini de yansıtır. Tempoda ve ses yapısındaki zıtlıklar tangonun belirleyici özelliklerindendir. Ağırlıkla baskın olan minör tonlar olmasına karşın müzisyenler sıklıkla araya majör tonları kullanan parlak geçişler sıkıştırır. 
Üst sınıflar için bu haliyle tango kabul edilemez, yoz bayağı bir müziktir.

Tangonun ilk starı  Arjantin'in Elvis Presley'i Carlos Gardel'dir.
1976 darbesinden  sonra ülkeyi terk edip Avrupa'ya kaçan müzisyenler tangonun yeniden moda haline gelmesinde etkili oldu.
Bugün tangoyu insanlar için cazip kılan çoğunlukla  onun görünür kısmı, dansıdır.
Rio de la Plata'nın müziği: Tangonun serüveni (sol.org)  "Zeynep Helvacı"    
****
Süleyman KOLATA
*****
ALLEGRO
Kara bir günden sonra Haydn’ı çalıyorum
yalın bir sıcaklık kaplıyor ellerimi.
Tuşlar istiyor. Hafif çekiç vuruyor.
Tınlamalar yeşil, canlı ve sakin.
Tınlama özgürlük denen şey vardır, diyor
ve birisi imparatora artık vergi vermiyor.
Ellerimi Haydn ceplerime sokuyorum
ve dünyayı fütursuzca izleyen birini taklit ediyorum.
Haydn bayrağını kaldırıyorum – anlamı:
“Teslim olmuyoruz. Ama barış istiyoruz.”
Müzik, taşların uçtuğu, taşların yuvarlandığı
camdan ev yokuşun altındaki.
Taşlar evi boydan boya geçiyorlar
tek bir çerçeve kırılmıyor ama.
Tomas TRANSTRÖMER, Türkçesi: Gürhan Uçkan
****
SANZATU KONTRATLARINDA YER OYUNLARI
Dekleran ilk olarak defansa el vermeden kaç löve alabileceğini sayar.
Atak alınınca hemen sağlam uzun renge girilmez!
Sanzatu oyunlarında, antresi olmayan taraftaki uzunluğun bir yararı yoktur.
Bu nedenle sağlanmaya çalışılmaz.
Sanzatu oyunlarında rakip bağlantılarını kesmek için el bağışlanabilir.
Her el tekrar löve sayılır.
*
Sağlanması gereken 2 renk varsa, 
en uzun renk değil, 
onörlü uzunluk tercih edilir.
Dekleran oyun oynarken ortağına (dummy), 
önce onör ismi sonra renk söyler.
Örneğin A pik der, pik A denmez!
Önce renk söylenirse, o rengin en küçük kartı istenmiş olur.
3NT oynarken sağlanacak bir renk yoksa, rakibe önce 4 el verilir. (skuizde bien lövesi) Eskiler ilk 4 eli ver son 9 eli al derler.
*
Bir renkten toplam 9 kart varken, genelde AR çekilerek D düşürülmeye çalışılır.
Ancak istisna olarak, bu rengin rakiplerdeki dağılımının 2+2 olmadığı deklarelerden anlaşılabiliyorsa empas yapılabilir. Böyle bir bilgi yoksa, yer açıldığında eldeki ve yerdeki kartlardan en kısa olan renk ile bilgi edinilmeye çalışılır.
 *
Kısa rengin kart toplamı 5+ ise, AR çekilerek D düşürülmeye çalışılır veya kısa rengin kart toplamı 4 ve elde yerde dengeli 2+2 ise yine AR çekilir.
Kısa rengin kart toplamı 4 ve elde yerde dengesiz 3+1 veya 4+0 ise, bir tarafa empas yapılır.
Kısa rengin kart toplamı 4’ten daha az ise mutlaka empas yapılır.
“Mehmet Aydın” a teşekkürler.
görsel: flickr