Andre Chenier etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Andre Chenier etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mart 2013 Cumartesi

Sistem ve Stil

Görünen gerçek olsaydı, 
bilime gerek kalmazdı.
Karl Marks                                                 
****
UYUYAN AŞK
Orda dinleniyordu aşk, orada
Gül yanaklarında al al bir elma
Gördüm ormanda bir dala asmıştı
Asmıştı yayını ve sadağını
Bir gülün üzerinde uyuyordu.
Ağzı yavaşça aralanıyordu
Bir gülüşe. Ve o kızıl dudaklar
Bal kovanıydı arılar için bal.
Andre Chenier  (Çev:Tozan Alkan)
****
görsel: fineartamerica

SİSTEM NE? STİL NE?
Briç dünyasında pek çok kişiyle sistem konuşuruz. Hocam hangi sistemi oynarsınız? Soru sorarlar, benimle oynayacak öğrencilerin bazıları kendi alışık olduğu sistemi söylerler.  Kimisi 2/1, kimisi SAYC, kimisi ACOL ister. Arada bazıları precision oynar mıyız, bize onun detaylarını verir misiniz derler.
*
Gerçekte briçte sistemin ne olduğu çok bilinmiyor. Sistem aslında kullanılan alfabedir, yani karşılıklı yazışıyorsak hangi harfleri kullanıyoruz? Latin alfabesi mi, Kiril alfabesi mi, Arap harfleri mi kullanılacaktır. Önce kullanacağımız harfleri belirlememiz gerekir. Ben Arap harflerini, ortağım Rus harflerini kullanıyorsa işimiz oldukça zor değil mi? Ancak Latin alfabesi kullanacağız, desek iş tamam değil ki. Hangi dili kullanacağınız daha da önemli olur. Örneğin siz İngilizce yazarken, ortak Almanca veya Fransızca yazarsa ne olacak? Türkiye’de ortaklar arasındaki sıkıntı buradan oluşmaktadır. Bir tarafın stili İngilizce bir cümle yazmak iken, ortağı aynı Latin alfabesini kullanarak İspanyolca yazmaktadır. O yüzden birbirlerini anlamakta zorluk çekmektedirler. Hatta biraz daha derine inersek, diyelim ki Latin alfabesi kullanalım ve İngilizce yazalım diye anlaştılar ama bir elde, ortaklardan birisi kurduğu İngilizce cümlenin içine kendisine anlamı iyi gelen Fransızca bir kelime ekler. Ortağı üzerinde anlaşmış oldukları İngilizce sözlüğü açar, bu kelimenin ne anlama geldiğini bulmaya çalışır ama sözlüğünde bu Fransızca kelime yoktur. Bazıları bu Fransızca kelimenin İngilizce olduğunu düşünür, bazıları kelimenin Fransızca olduğunu anlar ama anlamını yanlış plase eder, kimileri de Fransızca kelimeyi bilir ama kullanım yerinin burası olamayacağını düşünür. Sonuçta güzel bir manzarası olan tepeyi tarif eden ortağın yazdığı cümle ulaşılacak yeri kişiye farklı göstererek onu çamurlu bir çukura yöneltir.
*
Kişiler arasında doğru iletişimi kurmak için kullanılacak kelime sayısının da oldukça fazla olması gerekir. Örneğin ülkemizin gazetelerinde çok  kullanılan kelime sayısı 600 – 800 kadar, Cumhuriyet gazetesinde kullanılan kelime sayısı 1000 - 1400 kadarken Amerikan gazetesi Washington Post’da kullanılan kelime sayısı 3000 üzerindedir. Ne kadar çok kelime kullanılır ve insanların kelime bilgisi ne kadar fazla olursa anlatılan konu o kadar net anlaşılır.
07 Şubat 2010 Faik Falay, Cumhuriyet

25 Aralık 2011 Pazar

Öğrenmenin Yolları

                                                                     flickr
Bilgece bir cevap istiyorsan, akıllıca soru sormalısın.
Goethe
*****
UYUYAN AŞK
Orda dinleniyordu aşk, orada
Gül yanaklarında al al bir elma
Gördüm ormanda bir dala asmıştı
Asmıştı yayını ve sadağını
Bir gülün üzerinde uyuyordu.
Ağzı yavaşça aralanıyordu
Bir gülüşe. Ve o kızıl dudaklar
Bal kovanıydı arılar için bal.
Andre Chenier  (Çev:Tozan Alkan)
*****
ÖĞRENMENİN YOLLARI
Geçenlerde eğitim verdiğim arkadaşlardan biri “ hocam ben mutlu değilim, briç eğitimi alan arkadaşlarımın çoğu bir sürü modern konvansiyon öğrenmiş siz bana hiçbirini öğretmediniz “ dedi. Haklı, ben eğitim verdiğim kişilere daha farklı öğretimin briç seviyesini yukarı çıkarma açısından gerekli olduğuna inanıyorum. Herhangi bir eğitimde örneğin okullardaki matematik veya bizdeki briçin öğrenilme metodunu önce otomatikler, sonra mantık, en sonda konvansiyonlar olması gerektiğini düşünüyorum.
*
2000 yılında bayan milli takımıyla Hollanda’ya gitmiştik. Turnuva devam ederken Hollanda’daki briç eğitimi alan çocukların en başarılı olanlarını turnuvaya getirip onlarla bir gösteri yapmışlardı. 10-12 yaşlarındaki 20 çocuk 5 masaya oturarak bir yarışma yaptılar. Bu yarışmada hemen hiçbirinin özel bir konvansiyon bilmediğini gördüm ama hepsi kart oyunu veya defansı güzel yapıyorlardı. Öğrenimleri otomatik olması gerekenlerdi. Briç öğreniminde önce öğrenilmesi gereken yerde dört koz elde dört koz varken nasıl oynamamız gerektiğidir. Deklare olarak ortak oyun açtığı zaman oyun seviyemizin neresi olacağıdır. Defans olarak da ne atak edilecek ve sonra nasıl löve üretileceğidir. Bunlar otomatik alanlardır, bu otomatik alanları aşmadan konvansiyonları öğrenmenin bunları uygularken oyuncuları yanlışlığa sürükleyeceğinden korkarım. 
*
Kahve briççilerinin briçte diğerlerine göre avantajları otomatik bölümünün yerleşmiş olmasından oluşur. Otomatik kısmı iyice oturduktan sonra mantık kullanımı öğrenilmelidir. Mantık kullanımıyla rakip ellerin hayal edilmesi, ortağın elinin puan aralığı ve dağılım şeklinin kendi elimize uygunluğu çözümlenmelidir. Ancak bütün bunlar oluştuktan sonra konvansiyonlarla bunları pekiştirmek briçe katkıda bulunabilir. Konvansiyon kullanımını önce öğretmek aynen matematikte ilkokul çocuklarına iki musluktan dolan bir taraftan da boşalan bir havuz problemini çözdürmeye benzer. Bana göre bu metot bizim ilkokul eğitim sistemini pek çok öğrenci için matematikten nefret eder hale getiren bir yöntemdir. Onun için briç eğitiminde tüm konvansiyonların öğrenimi yöntemini kullanmıyorum. Eğitim alan kişilerin çoğu otomatik kısmıyla sonuca ulaşmak yerine konvansiyon kullanımıyla sonuç almayı başarı olarak görüyor.
26 Nisan 2009 Faik Falay, Cumhuriyet