Aziz Nesin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aziz Nesin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ekim 2023 Pazartesi

Çapkın Hikaye


                                               

Вальс сэра Хопкинса. Waltz Sir Anthony Hopkins

*
Sir Philip Anthony Hopkins  (d. 31 Aralık 1937), Galli aktör, yönetmen, yapımcı,  besteci ve ressamdır.  Britanya İmparatorluk Nişanı (CBE) sahibidir.  https://tr.wikipedia.org/wiki/Anthony_Hopkins
***
Korku, en beşeri duygudur. 
Benim iktidarlara başkaldırışımı görenlerden kimi, beni korkusuz insan sandılar. 
Oysa ben korkarım. Ne var ki, bende, başkalarına yararlı olacaksa, doğru bildiğimi, inandığımı söylemek, açıklamak duygusu, korku duygusuna her zaman üstün gelmiştir. 
Korkarım, yine söylerim.
Korkmuyorum diyenler, ya başkalarına yalan söylüyorlar, ya kendilerine yalan söyleyip kendilerini kandırıyorlar ya da bilmeyerek insan olmadıklarını söylüyorlar. 
Aziz Nesin (Mum Hala)
Tembellerin çalışma günü yarındır. Vakıf çocuklarına öğütlerinden. “nesinvakfı.org”
***
HEPSİ AYNI
Kaç sevgiliyi sonuncu saydıysam
 Hepsi de aynı kadındı
 Bilmiyorlardı kendilerini
 Ama ben biliyordum
 Çünkü hep aynı bendim.
 Kaç kadını seviyorum dedimse
 Hepsi de aynı kadındı
 Bilmiyorlardı birbirlerini
 Ama ben biliyordum
 Çünkü hepsini seviyordum.
 Kaç kadın ihanet ettiyse
 Hepsi de aynı kadındı
 Bilmiyorlardı kaç yaram olduğunu
 Ama ben biliyordum
 Çünkü vurulan hep bendim.
Aziz Nesin
***
ÇAPKIN HİKAYE
Mayıs ayı girince, çalıştığım derginin sekreteri,
-  Artık yaz geldi, çapkın hikaye yaz dedi.
Hiç bozuntuya vermedim, başüstüne! dedim.
Kendi kendime, çapkın hikaye nasıl olur diye düşündüm.
Bir hafta sonra sekreter,
-  Çapkın hikaye yazdın mı, dedi.
-  Unutmuşum, haftaya yazarım, dedim.
Unuta unuta mayısı atlattım, haziran girince sekreter iyice kızdı.
Temmuzda da,
-  Bana bak, yazacaksan yaz, yazmayacaksan söyle başkasına yazdıralım, deyince
hem şerefi kurtarmak, hem de geçim derdi uğruna çapkın hikaye yazmaya karar
verdim.
*
Çapkın hikaye, çapkın hikaye… İlkin bir konu bulmalı. İçinde kadın olmalı. Kadın değil, fıstık gibi, ilik gibi bir karı olmalı.
Üçüncü gün hikayeyi sekretere götürdüm.
Sekreter memnun,
-Oku bakalım! dedi. Başladım okumaya:
“ Kadıköy vapurunda, her zamanki gibi  güvertede oturuyorum. İskelede yerli malı bir sarışın bomba. Yaklaştım,
-  Benimle plaja gelir misin? diye sordum.
-  Anlaşırsak gelirim, diye cilvelendi. Pazarlığa başladık, elli lira istedi.
-  Çok, dedim,
- Neresi çok, dedi, bu zamanda hayat pahalı… Bir ruj onaltı lira. Domates şu kadar.”
Sekreter bomba gibi patladı.
-  Bu ne biçim çapkın hikaye, olmamış, halk zaten sıkıntıda, sen tutmuş, hikayenin en tatlı yerinde zırvalamışsın.
*
Canım sıkıldı. Eve kapandım, bu kez hikayeme öyle yoksul yoksun kızları almayacaktım. Şöyle zengin bir sosyete karısı… Hikaye benim değil mi, istediğimi seçerim, keyif benim.
Esaslı bir çapkın hikaye yazdım.
Sekreter
-  Oku, dedi.
Başladım okumaya.
“Salondan hafif  bir müzik sesi geliyordu, biz Süheyla ile balkondaydık. Başını omuzuma yasladı. Onu kendime çektim.
-  Kocam görür, aman, dedi. Ben de
- Niçin bu kozalak herifle evlendin diye sordum.
- Ah, sorma, dedi. Nasıl evlenmeyeyim. Bu zamanda kolay mı şekerim, parasızlıktan mecbur kaldım, dedi.”
Sekreter
-  Yine olmamış, işi tatlı yerinden alsana, sen laf anlamıyorsun dedi.
*
Çapkın hikaye uğruna ekmeğimden, mesleğimden  olacağım. Beğendirmek amacıyla bir haftada yeni bir hikaye daha yazdım. Gidip sekretere okudum:
“Plajdaki kabinin budak deliğine gözümü uydurdum. Genç kız çırılçıplaktı. Adam da soyundu. Sonra erkek benim gözetleme deliğime geldi.
- Arkadaş, dedi,  vaktin doldu, iki buçuk liraya beş dakika.  Bundan sonrasını seyredeceksen beş lira alırım.
- Aman, dedim, param yok. Gel sen dışarıya, ben içeriye gireyim. Sen bizi seyret. Bu kez o gözetleme deliğine geçti, ben kabine girdim.”
Sekreter
-Olağanüstü güzel, sonra ne yaptınız? dedi.
-Siz, dedim, bir hikayeye elli lira vermiyor musunuz? Bana yirmibeş lira verin, hikayemin buraya kadar olan bölümünü koyun dergiye. Çünkü bundan sonra kız,
- Bu kadar  çalışıyorum, yine de geçinemiyorum. Hasta çocuğumun ilacını alamıyorum, deyip başladı ağlamaya. Vallahi kabahat benim değil.
- Sus kız hikayeyi berbat ettin, sekreter yine bana darılacak  dedim.
- Sen karışma, ben ağlayacağım dedi.
Aziz Nesin “Kısaltılmıştır” 

28 Kasım 2020 Cumartesi

Deklarasyonda Başarı

Öğrendim ki, 
bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek.
Hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun. 
Ataol Behramoǧlu
***
PALYAÇO  
Doktora giden adam, hastayım, hayattan zevk alamıyorum, der.  Acılar geliyor aklıma, yemek yiyemiyorum;  çıplaklar geliyor aklıma. Onlarla birlikte üşüyorum. Her cinayette kendimi suçlu buluyorum. 
Bütün bu toplumun suçları benim omuzlarıma yüklenmiş.
Artık gülmeyi unuttum.

Doktor hastasını omzundan tutar, pencerenin önüne getirir.  
Parmağıyla karşı duvardaki afişi gösterir. 
Afişte bir sirk palyaçosunun reklamı vardır. 


Bu palyaçoyu görüyor musun?  
Tavsiye ederim,  bu palyaçonun gösterilerine git, bütün derdini unutursun.
Hayattan yeniden zevk almaya başlarsın, der.
 
Hasta başını eğer, doktor bey, der.
İşte o palyaço benim!
Aziz Nesin,  kısaltılmıştır.


***
KADİFE AYAKKABILAR
Yürüyelim beyaz karda
Sessiz bir yerde;
Sakin ve yavaş adımlarla,
Durgun bir gidişte,
Beyaz danteladan yaşmaklar altında.
*
Kaplayacağım ayağımı ipekle,
Ve senin ayağını yünle,
Ak ineğin sütünce ak,
Bir martının bağrına göre
Daha da berrak.
*
O dingin şehrin arasından yürüyeceğiz
Rüzgârsız erinçte;
Beyaz üstüne ineceğiz,
Gümüş yün üstüne,
Bunlardan daha da yumuşak şeyler üstüne.
*
Kadife ayakkabılarda yürüyeceğiz:
Gidelim, önemli değil nereye,
Düşecek şebnemler misali sessiz,
Beyaz sükût üstünde.
Karda yürüyeceğiz.
Elinor Wylie (1885-1928, ABD) çeviren: İsmail Haydar Aksoy
***
DEKLARASYONDA BAŞARILI OLANLARIN  YAZILI SİSTEM NOTLARI VARDIR

Komplike sistemleri oynayanların unutma ihtimali daha fazladır ama standard sistem oynayan çiftler bile sistemlerini yazılı hale getirmekten yarar sağlarlar. Bu notlar ileride yapacağınız değişiklikler için bir alt yapı oluşturur ve oyuna başlamadan önce de bir göz atmanız yararlıdır. Ayrıca apel komitesine deklarelerinizi izah etmek durumunda kalırsanız da konvansiyonlarınız için yazılı delil oluşturur.
*
En büyük yarar da, sistem notlarınızı yazarken dikkatinizi çeken yapısal hataları düzeltebilme imkanıdır. Notlarınızın her bölümünü hazırlarken, daha fazla konuşmanız gereken sekansların, aynı eli tarif eden farklı tekrar metotların ve boşta kalan (bir konvansiyon için kullanılabilecek) deklarelerin farkına varırsınız.
*
Yazar kim olmalıdır?
İdeal olarak her bölüm için ortağınızla konuşmalısınız.  Biriniz ön taslağı hazırlar. Eğer o kişi siz iseniz, ortağınızla konuşmadığınız herhangi bir konvansiyonu asla taslağa dahil etmeyin. İnsan genellikle başkası ile oynadığı bazı konvansiyonları hemen taslağa ilave etme eğilimindedir.
Notlarınızın son şeklinde ayrıldıktan sonra, ilerideki değişikliklerden sorumlu olacak ortağı belirleyin. Notlarınızda yazılı hale getirmeden hiçbir değişiklik veya ilave yapmayın ve bir turnuva esnasında asla  değişiklik yapmayın.
*
Nasıl başlamalı?
İlk derleyeceğiniz bölüm genel yaklaşımınız olmalıdır. Bu sizin sisteminizin tarifini ve konvansiyon kartınızdaki bilgileri içerir. Bir seanstan önce notlarınıza göz atıyorsanız, liste şeklinde olması konvansiyon kartına göre  daha kullanışlıdır.
İkinci bölümde deklarasyon ‘stiliniz’ hakkında notlar bulunmalıdır. Bunlar standartlardan farklı olarak veya onlara ek olarak kullandığınız tercihlerdir. Ortağınızla el değerlendirmesi ve  muhtelif konuşmalara uyguladığınız genel ilkeleri de içerebilir.
*
Bir örnek vermek gerekirse:
a. Açışlar: Genel olarak sağlam, ’20 kuralına uygun’ ve iki defans lövesi olmalı.
b. 1 trefl’e cevaplar: Walsh
c.  Üç açışları: Aleyhte zon durumunda sağlam
d.  Araya girme: Bir seviyesinde zayıf ve dört kartlı olabilir. İki seviyesinde sağlam.
e.  Konuş kontrları: Klasik dağılımla ve/veya pas geçmiş ele karşı zayıf olabilir.  17 veya daha fazla puan yoksa beş kartlı majörü olmaz.
f. 2/1 sekansları: konuşma dört majörde durabilir. Forsing SA cevabında açış puanı olamaz.
g.  Kompetisyon kararları: Toplam Löve Kuralına göredir.
*
Ne kadar uzun olmalıdır?
Notların uzunluğu ne kadar ayrıntı istediğinize bağlıdır. Üst seviyedeki çiftlerin yüzlerce sayfa notları vardır ama normal olarak yirmi sayfada prensip anlaşmalarınızın hepsini özetleyebilirsiniz.
Notlarınızın fazla uzamaması için standart açışları ve bunlara cevapları yazmayın. Konvansiyonlarınızı nasıl kullanacağınızı ve standart dışı anlaşmalarınızı detaylı bir şekilde izah edin.
*
Konvansiyonel konuşmadan sonra gelen sekansları da sakın atlamayın. Her sekansın belirttiği  el dağılımı, puan aralığı gibi ayrıntılı açıklayın. Konvansiyon kartını doldururken bu gibi detaylar önemsenmez. Lebensohl 2SA (ortak zayıf ikiye kontr atınca da kullanılır) gibi bir not konvansiyon kartınızda iki satır alır ama bunun kullanışı hakkındaki detaylar notlarınızda bir sayfa hatta daha fazla olur.
**
Eğer siz de böyle bir not hazırlamak isterseniz önce bir plan yapmak gerekir.Notlarınızı hazırlarken konvansiyon kartındaki başlıklara uyabilirsiniz. Fakat daha iyi olanı, ‘biz açınca’ ve ‘onlar açınca’ başlıklarına göre ayırmaktır. Örnek olarak aşağıdaki sistemi kullanabilirsiniz.
I. Genel yaklaşım
Bu bölüm konvansiyon kartınızdaki anlaşmalarınızı içerir. Genel sisteminizi ve deklare stilinizi açıklar.
 II. Prensip anlaşmaları
Burası notlarınızın en önemli bölümüdür. Kaç sayfa yazarsanız yazın, masada karşılaşacağınız durumların hepsini kapsamanıza imkan yoktur. Normal dışı bir durumu ortağınızla aynı şekilde açıklayabilmeniz için bazı ilkelerde anlaşmak yararlıdır. İlke anlaşmaları, genellikle daha önce konuşulmamış durumla karşılaştığınızda ‘emin değilseniz’ uygulanacak kuralları belirler. En basit ve en çok kullanılan iki ilke:
*  Forsing olabilirse, forsingtir.
*  Natürel olabilirse, natüreldir.
Kendi ilkelerinizi koymak için geçmişte, bilhassa kompetisyonda, karşılaştığınız anlaşmazlıkları hatırlayın. Detaylı konuşmanız gereken üç konu, cue-bidlerin anlamları (natürel mi artifisyel mi), kontrlar (konuş mu, ceza mı, atak gösteren mi) sürkontrlardır. (ceza mı, puan gösteren mi, destek mi)
III.  Biz açıp onlar pas geçince
Açış için gerekli şartların listesini yaparak başlayın, renk seçiminize tesir eden faktörleri yazın. Bir trefliden başlayarak bütün açışlar için bir başlık açın. Her başlığın altında, kompetisyon olmadığı durumlarda, cevaplar ve ikinci konuşmalar için kullandığınız bütün stil ve konvansiyonları açıklayın.
Fazla ayrıntı gerektiren konular için ayrı başlık açın. Bunlar sanzatu sekansları, 2/1 anlaşmaları ve forsing olan ve olmayan sekanslar şeklinde belirtilebilir.
IV.  Biz açıp onlar araya girince
Her açışınız için bir başlık yapın ve sonra rakiplerin her türlü konuşması için (direkt ve uyandırma durumunda; üste konuşma, kontrlar, cue-bidler) alt başlık açın.
V.  Onlar açıp biz araya girince
Kompetisyon için gerekli şartları ve genel stilinizi özetleyerek başlayın. Sistemli olarak yapmak için rakiplerin açışlarının listesini yapıp, her türlü konuşmanız için alt başlık açın. (kontrlar, her seviyede üste konuşma, blokatif sıçramalar, cue-bidler ve diğer konvansiyonel deklareler)
VI. Diğer anlaşmalar
Burası diğer bölümlerde yer almayan her konuyu kapsar. Konular şilem deklarasyonu, özel kontrlar ve konvansiyonlar olabilir.
VII. Atak ve apeller
Ataklar için bir başlık açın (renge, sanzatuya ve şileme karşı ayrı alt başlıklar yapın).  El tutunca oynamak, sayı ve attitude sinyalleri, diğer sinyaller (koz ekosu gibi) için de başlıklar açın.
*
Ek:
Dünya şampiyonları Jeff Meckstroth ve Eric Rodwell’in yüzlerce sayfalık notlarının sonunda ‘Jeff’in unuttukları’ ve ‘Eric’in unuttukları’ diye iki liste var. Bunlar iki ortağın unuttuğu konuların listesini içeriyor. Siz de ortağınız için böyle bir liste hazırlayın, ortağınızın da sizin için liste yapmasını isteyin.
*
Bazı İpuçları:
a. Kısa yazın, özetleyin, rutin konuşmaları atlayın. Standart dışı anlaşmaları ayrıntısıyla anlatın.
b. Komplike sekanslar için örnek konuşmalar ve eller ekleyin.
c. Devamlı aynı formatı kullanın. Başlıkları, alt başlıkları, stil beyanları ve örnekler için farklı yazı stili veya punto kullanın. 
(Kısaltılmıştır) - Karen Walker - “Zafer Ulusakarya “ dan alındı.
görsel: flickr

11 Aralık 2019 Çarşamba

Cole

görsel. fotocommunity
***
Leonard Cohen - Take this waltz
***
Nasıl bittiyse bundan öncekiler, 
bu da biter...
Bite bite sonunda ben de biterim.
Olur biter!
Aziz NESİN
***
ANNE KAFAMDA BİT VAR
Tarık Akan
Açık mavi, sivil plakalı, kısa burunlu bir minibüse bindim. Kapının karşısına denk gelen yerdeki koltuğa oturdum. Yanıma pasaport işlemlerimle ilgilenen polis oturmuştu. Bir tanesi en öndeki tek kişilik koltuğa, elinde akrep taşıyan üç dört polis de arkamdaki koltuklara yerleştiler. Öndeki polis, telsiziyle talimat geçti:
- x numaradan x numaraya
Biraz sonra yanıt geldi:
- Dinlemedeyim.
- Müdürüm, malı aldık, yola çıkıyoruz.
- Anlaşıldı, tamam.

***
HER ŞEY YERLİ YERİNDE
Hiçbir şey değişmeyecek o gün,
Göçüvereceksin bu insan kalabalığından,
Gelmemiş gibi olacaksın dünyaya,
Sanki bu odada sen oturmadın,
Sen giymedin bu elbiseyi,
Ağlamadın,
Gülmedin,
Yemedin bu ağacın meyvesini,
Bütün maceran,
Bir varmış,
Bir yokmuş... 
Nahit Ulvi Akgün
***
COLE
William Cole tarafından geliştirilmiştir. 1 Minör açışlarına 1 Majör cevabı alındığı zaman uygulanır. Açıcı 2 Trefl deklare ederek cevapçıdan elini tarif etmesini ister. Cevapçının 2 Karo cevabı ya 4 parça majör yada zayıf puan olduğunu gösterir. Majörün tekrarı bir tur için forsingdir 5 parça majör ve iyi bir el vadeder. Diğer majörün gösterilmesi natürel cevaptır ve  forsingdir.
*
Cevapçının 2 Karo cevabına açıcının majör rengi 2 seviyesinde desteklemesi 3 parça gösterir, Cevapçı 5 parça ile pas geçer, 4 parça ile puanı yetiyorsa 2 Sanzatu deklare eder, yoksa gene pas geçebilir.

6 Ocak 2017 Cuma

Stoper Sorusu

Güneşin sana ulaşmasını istiyorsan,
gölgeden çık.
Konfüçyus
*****
STADYUM

Maçların, insanlara boşalmaları, kızgınlıklarını kusmaları, söyleyemediklerini söylemeleri için yardımı, yararı oluyordu. Yoksa şu kamburun, şu çolağın, şu topalın, bir haftalık gündeliğini bir maç biletine veren şu işçinin burada işi neydi? Spor için mi, kuvvetlenmek için mi doluyorlardı stadyum denilen bu hastaneye?

Gerçekte onlar boşalıp rahatlamayı gereksiniyorlardı. Onların birine, birilerine sövmeleri, bağırmaları gerekiyordu ama kime, kimlere sövmeleri gerektiğini bilmediklerinden, bilseler de onlara sövmeleri olanaksız olduğundan, şu zavallılar umarsızlık içinde birbirlerine, hakeme, karşı takım oyuncularına sövüp bağırıp rahatlıyorlardı.

Halkta birikmiş ve çıkış yolu bulamayan coşkuların böyle tehlikesizce boşalmasıysa, yöneticilerin, politikacıların işine geliyordu.
Aziz Nesin
*****
HAYATIN YARISI
Altın armutlar asılı
Yaban gülleriyle beraber,
Göl içindeki ülkede,
Altından kuğuları
Öpücüklerden bayılmış,
Başlarını daldırıyorlar,
Mutlu serin sulara.

Yazıklar olsun bana!
Kış geldiği zaman çiçeği,
Güneşi, ışığı ve gölgeyi
Nerde bulacağım?
Duvarlar duruyor
Sessiz ve soğuk, şakır şakır rüzgârda
Bayraklar dalgalanıyor.
Friedrich Hölderlin
Çeviri: E. Mahir YALNIZ
*****
STOPER SORUSU
STOPPER-ASK

Ortağa bir renkten stoperi olup olmadığını soran ve Stoperi varsa genelde NT deklare etmesini isteyen deklare.

Zon puanı olduğu anlaşılıp majör fiti bulunamayan durumlarda, her zaman 9 löve ile sağlanabilecek 3NT kontratının mümkün olup olmadığını sorgulanır. Minör fiti bulunduysa bile  Şlem Umudu  yoksa karşılıklı  dengesiz eller olmadıkça yine 3NT oynamak tercih edilir.

Böyle bir durumda konuşulmayan renklerde yeterli stoper olup olmadığı araştırılır.

Özellikle Rakipler konuştuysa hatta fit bulduysa, 3NT deklare etmeden önce  rakip renklerde  stoper olup olmadığını kesin anlamak gerekir. Sıklıkla (özellikle Rakipler de konuştuysa ve fit arandıysa)  3 seviyesine gelinir ve gelinen nokta ile 3NT arasındaki boş olan Ortaklığın  rengini konuşulmayan renklerdeki stoper bilgilerini iletmek/sormak için kullandığı alan olmak zorundadır. Bu bazen bir que bid, bazen de 4. renk forsing veya 3 Renk forsingi  şeklinde olur. Ortaklık bu sekansların ne anlama geldiği konusunda iyi anlaşmış olmalıdır.

Stopper sorma ihtiyacı doğduğunda birçok farklı durum oluşmuş olabilir.
Ortaklık veya rakipler:
a.  Hiç konuşmamış olabilir. ( Rakipler konuşmuş ve ortaklardan biri uzun rengiyle 3NT
düşünüyor olabilir.)
b.  Tek renkte fit fit bulmuş olabilir veya sadece bir oyuncu konuşmuştur.
c.  Karşılıklı 2 veya daha fazla renk konuşulmuştur.

Bütün  bu durumlarda:
a.  Rakip renklerin  veya birinin geçilmiş olması,
b.  Konuşulmayan bir renk olduğunda birini geçilmiş olması, Konuşulmayan bir renk olduğunda o rengin geçilmiş olması,
c.  Konuşulmayan iki renk olduğunda birinin geçilmiş olması,
d.  Konuşulmayan bir renk ve bir Rakip renk olduğunda:
     ı.   Her ikisinin de geçilmiş olması,
     ıı.  Rakip rengin geçilmiş olması
     ııı. Konuşulmayan rengin geçilmiş olması.
e.  Ortaklık konuşamadan Rakiplerin direkt fitle 3 seviyesine çıkmaları gibi sorunlar eşlik eder.
Zafer Ulusakarya’ya teşekkürler

1 Temmuz 2016 Cuma

Stayman- Jacoby Transfer ya da Minör Transferden Sonra Kantitatif 4NT

Dreams by Francisco Tárrega
***
Uşağım bile olsa yanlışlarımı düzelten efendim olur.
Goethe
***
Okur
Üç tür okur vardır.
Bir, yargılamaksızın keyfini çıkaran;
iki, keyfini çıkarmadan yargılayan;
üç, keyif alırken yargılayan ve yargılarken keyif alan.
Sonuncu sınıf, hakikaten bir sanat eserini yeniden üretir; üyeleri fazla değildir.
Goethe
***
HEKİMLERE GÖRE DENİZE NE ZAMAN GİRİLİR?

Yaz başında deniz banyosunun en sağlıklı biçimini öğrenmek için bir hekime danıştım. Sabahları, aç karnına on beş dakika kadar denize girmemin yararlı olduğunu söyledi. Bu hekimin salık verdiği gibi yapıyordum.

Bir sabah denize giderken rastladığım bir hekim arkadaşım, en iyi denize girme zamanın kahvaltıdan 2 saat sonra olduğunu söyledi. Hangisinin doğru olduğunu anlamak için ünlü bir hekime başvurdum. O da, akşam üzerleri güneş çekilerken denizde yüzmemi ama on beş dakikadan çok denizde kalmamı salık verdi.

Birinin dediği öbürünü tutmadığı için aklım karıştı. Deneyimli bir hekime başvurdum. Önceki hekimlerin söylediklerini anlattım. Söylenenlerin hiçbirini sağlık için doğru olmadığını “ultraviyole, radyoaktivite” gibi terimler  de kullanarak bilimsel olarak açıkladı. Günün güneşli saatlerinde girilmeliymiş ki, denizden yansıyan ışınlardan yararlanılsın. Sağlıklı insan bir saat denizde kalabilirmiş.

Büsbütün aklım karıştı. Başvurduğum bir başka uzman hekim her denize girecek olanın benim gibi gelip hekime danışmasının ne denli iyi olacağını açıkladıktan sonra, her insanın denize girme zamanının ayrı olduğunu, denizde yüzme ve kalma süresinin de insanına göre değiştiğini söyledi. Kan tahlilleri, çiş tahlilleri, tansiyon ölçülmesi, röntgen muayenesi, kalp muayenesi filan sonunda, denize hiç girmemem gerektiği anlaşıldı. Yalnız öğle yemeklerinden sonra kumda oynayıp güneş banyosu yapabilirdim.

Kafam karmakarışık olmuştu. Gittiğim yaşlı bir hekim öncekilerinin dediklerinin hepsinin yanlış en iyisi geceleyin denize girmenin doğru olduğunu söyledi.

Sporcu bir hekim de, “Ne zaman canın denize girmek isterse yahu…” dedi.
Hekim olmak kolay değil, yıllarca öğrenim görüyorlar. Elbette bir bildikleri var ki bu öğütleri verdiler bana… Evet hekim olmak kolay değil de hekimin dediğini yapmak kolay mı? Uygar insan hekimin sözünden çıkmaz. Ben bu hekimlerin hepsinin dediklerini yerine getirsem, sabah erkenden aç karnıma denize girip bir daha hiç denizden çıkmamam gerekir ki bu kez de karada kalmaya fırsat bulamam.
   
Bir arkadaşıma bunları anlatıp şaka olsun diye, “tanıdığın iyi bir hekim var mı, karada ne kadar kalacağımı soracağım…” dedim.
Aziz Nesin
(Ahnet Rasim Küçükusta'ya teşekkürler)

***
Yalnızlık
Yalnızlığa yenilmemek için,
sık sık hayaller kurulur;
ama aslında neyin hayalini kurarsan kur,
yalnızlık her hayalin sonudur.

Pablo Neruda
***
Tricks : Löve, alınan el.
Trump : Koz
Partaj : Belli bir rengin, rakiplerin elindeki eşit dağılımı (3-3, 2-2 vs.)
Perdan : Kayıp kağıt
***
SUARE
Öğrendiğinde annesinin şiir yazdığını,
Ve babasının şiir yazdığını,
Ve en genç oğlunun bir yayınevinde çalıştığını,
Ve ikinci kızının arkadaşının
bir roman yazdığını,
Amerikalı genç hacı
Haykırdı aniden:
“Amma da akıllı bir salkım bu!”
Ezra Pound (1885-1972, ABD)  Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
*****
STAYMAN - JACOBY TRANSFER YA DA MİNÖR TRANSFERDEN SONRA KANTİTATİF 4NT
1. Ortağınız 1NT ya da 2NT ile açtığında stayman yapıp aldığınız cevap üzerine söylediğiniz 4NT kantitatiftir.
2. Jacoby transfer yapıp ortağın normal deklaresi üzerine söylenen 4NT kantitatiftir. Transferi kırınca söylenen 4NT, RKCB dir.
3. Minör transfer yapıp ortağın minörü reddeden cevabı üzerine söylenen 4NT kantitatiftir.
Aşağıdaki sekansların tümünde 4NT kantitatiftir.
1NT  …     2C        
2X     …    4NT     
*
2NT  …     3C      
3X     …    4NT   
*
1NT  …    2D    
2H     …   4NT  
*
1NT  …     2H
2S     …    4NT
*
2NT   …   3D           
3H     …   4NT      
*
2NT  …     3H
3S     …    4NT
*
1NT  …    2S   
2NT  …    3D   
3NT  …    4NT 
*
1NT  …     2S     
2NT  …     3M
3NT  …    4NT   
*   
1NT  …    2NT
3C     …   3M

3NT   …   4NT
“Ustalaşma Yolunda, Ergun Korkut”

15 Şubat 2015 Pazar

Savunma

A. Dvorak - Slavonic dance No. 2 in E minor op. 72
***
Yarım aydını ele veren, 
yabancı sözcükler kullanma merakıdır.
Aziz Nesin
***
görsel: deviantart
***
TİLKİ İLE TAVŞAN
Bilge bir gün yanında öğrencileri ile birlikte gezerken tilkiden kaçan bir tavşan görür ve şöyle der:
- Eski bir hikayeye göre tavşanlar tilkilerden daha hızlı koşarlar.
Öğrencilerden biri bilgeye itiraz eder:
- Hayır hocam tilkiler daha hızlıdırlar.
Bilge:
- Ama tavşan tilkiden kurtulacak, tilki tavşanı yakalayamayacak.
Öğrencisi sorar:
- Bundan nasıl bu kadar emin olabilirsiniz ki?
Bilge sakin bir şekilde cevap verir:
- Çünkü tilki yemek için, küçük tavşan ise hayatta kalabilmek için koşuyor.
Bu nedenle tilki ona asla yetişemez.

*****
RÜYA
Gök dibinde havuzun,
Sularda ellerimiz,
Bütün emellerimiz,
Anlaştı uzun uzun.
*
Sular soğuk bir ışık,
Bakıyoruz havuza;
Suda omuz omuza
İki gölge karışık!
*
Bir kırık ay havuzda
Ağır ağır kayboldu.
Havuz şafakla doldu,
Gün doğdu ufkumuzda.
*
Gün doğdu ucundan,
Ellerimi bıraktı.
Birkaç damla yaş aktı,
Parmaklarımın ucundan...
Yusuf Ziya Ortaç
*****
SAVUNMA
İyi bir savunma yapabilmek için rakiplerinizin deklerasyonlarını çok iyi takip etmiş olmanız gerekir.

Bazen en iyi savunma saldırıdır: Rakiplerinizin uzun rengi varsa, kozları temizledikten sonra, kaybedeceği kağıtları bu uzun renkle kaçmaya çalışacaktır. Eğer böyle bir durum sezmişseniz koz açılmayın. Daha açılışta saldırıya geçerek, rakiplerinizin kaybetmeye mahkum kağıtlarını -kaçmasına fırsat vermeden- toplayın. Kısaca, rakiplerinizde uzun kağıtlar olduğuna karar vermişseniz agresive bir açılış yapın.

Bazen de tam siper yatmanız gerekebilir. Elinizde löve yapma olasılığı bulunmayan bir renkten bir kağıt açılarak, yeri görüp rakibinizin kuvveti hakkında bilgi edindikten sonra saldırıya geçmeniz gerekebilir. Kısaca, rakiplerinizin dengeli elleri olduğuna karar vermişseniz pasif bir açılış yapın. Açılış kağıdınızı seçerken kontratın kozlu mu yoksa kozsuz mu oynandığı önem taşır.
Genel açılış kuralları şunlardır:
a) Ortağın renginden açılın.
b) Konuşulmamış bir renkten açılış yapılmalıdır.
c) Bütün renkler konuşulmuşsa, yerin söylemiş olduğu 2. renkten açılış yapılmalıdır.
d) Bitişik onörlerin en büyüğünü açılın.
e) Eğer Rua yoksa, As'la başlayan sekanslardan açılış yapmayın.
f) deklaranın ilk rengini açılmayın.
Renk Kontratlarına Karşı Savunma:
Açılışı (Atak) yapacaksanız, öncelikle ortağınızın deklare ettiği renk varsa o renkten bir kağıtla açılış yapmanız gerekir. Rakiplerinizin oyununu bozmak, koz çakarak löve yapmasını engellemek için koz açılışı yapabilirsiniz. Ama elinizdeki koz singlton ise koz açılmayınız. Çünkü, ortağınızda koz uzun olabilir. Singlton kozunuzla yaptığınız açılış, ortağınızın kozunun da azalmasına yol açacaktır.
Deklaran arttırmada elinin dengesiz olduğunu (örneğin, sanzatuyu reddederek) belirtmişse, koz açılmakla rakiplerinizin yerden çakarak löve kazanmasını engellemiş olursunuz.
Daha sonra çakma umuduyla singlton veya dablton renginizden açılış yapacaksanız, kozlarınız küçük olmalıdır. Löve kazanması muhtemel bir koz dağılımınız varsa bunları çakacağım diye harcamanız doğru olmaz.

Dablton bir renkten büyüğünü açılınız. Örnek:
9 6, J 7.
çatallı dablton (AQ, Q 10) renkten açılmayınız.
Üç kağıtlı renkten (ilk iki kağıdın bitişik onör olmaması şartyla) en küçüğünü açılınız. 

Örnek:9 6 4, Q 7 4, fakat Q J 7.
“politikbric”

12 Şubat 2014 Çarşamba

Pas Geçerek Dağılımları Öğrenmek

Shostakovich - Ballet Suite No. 1 - Lyric Waltz - Part 1/6
*****
En iğrenç yozlaşma
aynı kültürden iki kişinin
birbirlerinin acısını ve sevincini anlamamasıdır,
Nietzsche
*****
Pierre-Auguste Renoir
Sanatçının evine gelip, onu ziyaret edenlerden birisi sordu:
-  Resimlerinizdeki bu doğallığı nasıl sağlıyorsunuz?
Renoir sıcak bir tebessümle cevap verdi:
-  Hiç yılmadan çalışıyorum. Baktım olmuyor, yeniden yeniden yapıyorum.
Ta ki resimlediğim insanları çimdikleyesim gelene kadar.
İşte o zaman," Tamam " diyorum...
*****
YAŞIYORUM DEMEK
Çok merak ediyorum kendimi 
Başıma bir şey mi geldi 
Öldüm mü kaldım mı 
Hiçbir haber yok kendimden 

Bu sabah kapımı çaldım 
Kapıyı açan kendim 
Bir süre kendime baktım 
Bu güleç yüz bendim 

Oh ne güzel bir sabah 
Bugün de yaşıyorum demek 
Benden başka yok kimsem 
Beni merak edecek.
Aziz Nesin
*****
PAS GEÇEREK DAĞILIMLARI ÖĞRENMEK
Pas geçerek keşif kavramı ilk önce Terence Reese'in "The Expert Game" isimli kitabında ortaya atıldı ve daha sonra birinci sınıf oyuncuların repertuarına girdi.

"The offical Encyclopedia of Bridge" Discovery yani keşif için:
"Kapalı ellerin bilgilerini elde etmeye yönelik bekleyerek bilgi alma operasyonu" açıklamasını getirmiş.
Birkaç yıl önce buna paralel imkânların kompetisyon esnasında da ortaya çıkabileceği düşüncesi aklıma geldi.

Günümüzde herkes pre emptive konuşarak rakibe baskı uygulamayı ve onların bilgi alışveriş sahalarını daraltmayı düşünüyor. Sonuçta kontrat bizim tarafta kalır ise rakipler tam anlaşma fırsatını bulamadıklarından limitlerini de yanlış tespit etmiş olabilirler, bu tabii ki iyi. Fakat bu konuşmalar sonunda defansta kalırsak deklerasyonu dinleyen usta bir oyuncu bu fazladan konuşmaları yer oyunu esnasında kâğıtları doğru plase etmek sureti ile kendi avantajına çevirebilir. O zaman da geç olmakla birlikte hiç konuşmamış olmayı isteriz. Bazı durumlarda öyle bir elimiz olur ki sonuçta dekleranın kendimiz olacağını biliriz, işte bu durumlarda rakipleri konuşturup aksi takdirde mümkün olmayan çok önemli ipuçlarını da elde edebiliriz.

Nihai kontrat elimizde, ortaktan destek talep etmiyoruz, rakipler forsing konuşuyor. Öyleyse dinliyor ve öğreniyoruz. Bu bilgiler yer oyununda bize çok yardımcı olacak.
*****
SİHİRLİ KELİME!
Kara Kutu
(Bob Havvk'ın radyo Lemac'ta anlattığı briç hikâyesi)
Bir zamanlar devamlı kazanan bir briç oyuncusu varmış. 
Bu briç oyuncusu kritik bir karar vermesi gerektiğinde cebinden siyah bir kutu 
çıkarıp kimsenin görmesine izin vermeden içine bakar, kapatıp tekrar cebine koyarmış. Değişik partnerle oynamasına rağmen turnuvaları hep üst sıralarda bitirirmiş. 
*
Günlerden bir gün adam ölünce bu küçük kara kutu açık arttırma ile satışa 
çıkarılmış. Açık artırmada en fazla fiyatı veren kişi, kulüpte  her el zon söylemesi 
ile tanınan biriymiş. 
Heyecanla kutuyu açtığında içinden üzerinde tek bir kelime yazılı bir kağıt parçası çıkmış: PAS.
*****
Benzer Bir Yazı
RAKİP RADYOMUZU DİNLİYORSA
Eskilerde, briç metotları henüz tam rafine edilmemişken amaç, uygun kontratlara gelebilmekti.  Zaman içinde hedefe giden yolda binlerce bilimsel deklere ile takviyeler yapıldı. Son dönemlerde ise amaç iki yönlü oldu: Kendi ortaklığımız için en iyi kontratı tespit ederken bir yandan da rakiplerin işlerini bozmaya ve onların deklere sahalarını kısaltarak uygun kontratlara gelmelerini engellemeye çalışıyoruz. Pre-emptive açılışlar, iki renkli ellerle sıçramalı deklereler, Multi konvansiyonu, sıra dışı sanzatular hep bu ikinci amaca yönelik.
*
İnsanlar konuşmasını seviyor fakat hayatta hoşumuza giden her şeyin bir bedeli var. Bu deklereler zayıf rakiplere karşı avantaj sağladığı kadar, eğer kontrat rakipte kalırsa deklerana da yol gösterici oluyor. Esas ustalık, rakip radyomuzu dinliyorsa sesini kapatabilmek. Rakibi bilgilendirme sonucunda birçok oyun batmış, batabilecek birçok oyun çıkmıştır.
Kompetisyonda risklerle kazançları tarttıktan sonra şu üç soru önemlidir:
1.Bu el kime ait?
2.Rakiplere aitse kazançlı çıkabileceğimiz bir baraj olabilir mi?
3.Konuşarak ortağıma mı, rakibe mi yararlı olurum?