4 Şubat 2019 Pazartesi

Briç Nedir?

Ara Malikian Symphonic. Pisando flores
***
Satılmış özgürlüğe,
para denir.
Fyodor Dostoyevski

***
SORUN ÇÖZME
Şiddet Üzerine
       1972 yılının Haziran ayındaydı. Bir akşamüzeri, iş dönüşü, posta kutumda, Nürnberg Polis Müdürlüğü’nden gelen bir zarf bulmuştum. Beni bir “görüşme”ye çağıran kısa bir mektup vardı içinde. Ürkmüştüm doğrusu. Yurtdışındaki sol örgütlenmelerin yoğunlaştığı, “12 Mart faşizmi”nin yaptırımlarına karşı düzenlenen mitinglerin, yürüyüşlerin birbirini izlediği bir dönemdi.
        Polis müdürlüğünün girişinde bulunan danışma bankosunun arkasındaki resmi giysili memur, uzattığım mektuba bir göz attıktan sonra bir arkadaşını çağırmıştı. “Lütfen benimle gelin” demişti yeni gelen memur, “sizi bekliyorlar”
      Korkmaya başlamıştım. Herhalde sorguya çekeceklerdi. Sorgu sırasında gelebilecek soruları düşünüyor, uygun yanıtlar arıyordum. Binanın geniş, taş merdivenlerini dolana dolana üst kata çıkmış, uzun bir koridoru geçtikten sonra açık duran büyük bir kapının önüne gelmiştik. Bir bekleme salonunu andıran geniş odanın sağ tarafında bir masada oturan orta yaşlı bir kadın bizi görünce yerinden kalkmış, yanındaki kapıyı açıp “Buyurun” demişti, “şefimiz sizi bekliyor.”
        Polis müdürü odasında yalnızdı. Beni görünce ayağa kalkmış, masasının üzerinden elini uzatmıştı: “Hoş geldiniz!” Geniş masanın önündeki deri koltuklardan birine oturmuştum. “Sizi uzun zamandır tanıyoruz.” Olabilirdi. Uzun yıllardır o kentte yaşıyordum çünkü. O unutulmaz “68 Baharı”nı da o kentte karşılamıştım. Dernek çalışmaları, örgütlenmeler, yürüyüşler, toplantılar. İki yıldır büyük bir sanayi kuruluşunda görev yapıyor, bir yandan da siyasal çalışmalarımı sürdürüyordum. Zaman zaman öne çıkmış, gizlisi saklısı olmayan bir yabancıyı tanıması doğaldı polis müdürünün. Kahvelerimizi içerken, “Bir dileğim olacak sizden.” demişti, “bir yardım dileği. ” Şaşırmıştım. Polis müdürü benden ne dileyebilirdi ki? “Ajanlık” mı, yoksa “muhbirlik” mi önerecekti bana? Kanım beynime sıçramıştı sanki. O ise öfkelendiğimi görmezlikten gelmiş, tam ağzımı açacağım sırada ayağa kalkmıştı. “Yan odaya geçelim, lütfen!”
        Yan oda bir toplantı odasıydı. Odanın ortasında, altı kişinin karşılıklı oturduğu uzun bir masa vardı. Polis müdürü beni odadakilerle tanıştırdı. Fen İşleri’nden bir kent mimarı, Belediye Gençlik Dairesi’nden bir sosyolog, Nürnberg Şehir Müzesi’nden bir tarihçi, polis müdürlüğünden bir psikolog, bir de Belediye Meclisi’nin Sosyal Demokrat Grubu’ndan tanınmış bir yerel politikacı. Polis müdürü, tanıştırma faslından sonra bana, “Arkadaşlarım sizi bilgilendirecekler” deyip, odadan çıktı. 
        Masadakiler, yaklaşık bir buçuk saat boyunca fotoğraflarla, çizimlerle, diyapozitiflerle bana, orta çağın çok önemli bir kent-krallığı olan Nürnberg’in mimarı dokusunu, özellikle de tarihi yapıların neredeyse tümünde kullanılan “kum taşı”nın bu doku içindeki öneminin anlatmaya çalıştılar.
        Toplantıdan sonra polis müdürü beni yeniden odasına aldı. “Bay Kavukçuoğlu” diyerek söze başladı. “Genç arkadaşlarınız, püskürtme boyalarla kentin tarihi yapılarına onarılamayacak ölçüde zarar veriyorlar, Sizin de biraz önce görüp dinlediğiniz gibi kum taşı sıvı boyayı emiyor. Bir daha da çıkartılamıyor. Oysa bu güzel kent hepimizin. Sizin, bizim, burada yaşayan herkesi.  Bize yardım eder misiniz?  Konuşur musunuz arkadaşlarınızla?”
Deniz Kavukçuoğlu - Cumhuriyet - 2005

***
OLMAYANIN YARARI
tekerleğin göbeğini
otuz çubuk bölüşür
ortasındaki deliktir
onu yararlı kılan
*
bir testi yaparsın
çamurdan
içindeki boşluktur
onu yararlı kılan
*
pencereler kapılar
oyarsın odaya
oyuklardır
onu yararlı kılan
*
olandan  kâr gelir
olmayandan yarar
Lao Tsu
***
BRİÇ NEDİR?
Briç sadece bir kağıt oyunu değil, aynı zamanda insanı hayata hazırlayan, düşünme ve hayal gücünü artıran bir araçtır. Bu nedenle de uluslararası boyutta tanınan, belli bir yaşın üzerinde her yaşta oynanabilen, insan zihnini zinde tutan ve geliştiren özellikleri yaygın olarak kabul edilmektedir.

Briç de hayat gibi dinamiktir. İnsanların genleri, aileden kaynaklanan farklı konumları ve içinde bulundukları çevre şartları hayatta ulaştıkları konumlarda belirleyici olabiliyor. Briçte de hem her elin dağılımında şans faktörü vardır, hem de rakiplerin davranışları konuşmaları ve oyunu etkiler. Bu yönüyle de briç, hayata hazırlar.

Hayatta mutluluğu ve başarıyı etkileyen önemli unsurlardan birisi de ortaklıklardır: evlilik, iş ortaklığı, takım arkadaşlığı gibi. Briçte de başarıyı ve keyfi geliştiren faktörler arasında ortak ile anlaşma ve uyum vardır. Bu yönüyle de briç, insanı hayata hazırlar.
İnsanlar hayatları boyunca, bazen aynı zamanda, farklı konumlarda bulunuyorlar:

Çocuk, baba, çalışan, yönetici, işveren, vatandaş gibi. Her konumdaki davranışlarının o konuma uygun olması toplumdaki etkinliklerini artırıyor. Bir başka ifade ile yazılı olmasa da her konumun gerektirdiği davranış biçimleri var. Briçte de aynı el, farklı konumlarda (açan, araya giren, uyandıran ve bunların ortakları gibi) farklı konuşma gerektiriyor.

Hayatta bilgi sadece söylenenlerden değil, aynı zamanda söylenmeyenlerden de edinilebilinir. Briç bu yönüyle de insanda düşünmeyi, hayal kurmayı ve söylenmeyenlerden de bilgi çıkarımları yapabilmeyi geliştirir.

İnsanlar arasında en iyi anlaşma yollarından birisi de müzik ve karikatürdür. Çünkü, farklı lisanları konuşanlar tarafından bile kolayca anlaşılabilir. Briç de çok az bir kelime hazinesiyle farklı kültürlerden olanların anlaşmasını sağlayarak, insanların birlikte keyifli zaman geçirerek dostluklar kurabilmelerini sağlar.

Hayatta başarıyı getiren unsurlardan birisi de bilinçli bir disipline sahip olmaktır. Briçte de elin ve ortaklığın gücüne göre konuşma ve oynama disiplinine sahip olmak başarının gereklerinden birisidir.

Hayatta başarının şartlarından birisi de bilinçli risk alabilmektir. Risk alamayan kazanamaz. Briçte de empas gibi bilinçli risk alma durumlarını değerlendiremeyenler veya gerektiğinde batışı göze alarak oynamayanlar kazanamaz.

Düzenli olarak pratik yapmak, hayatta yetkinlikleri geliştirmenin en etkili yoludur. Briç de düzenli olarak oynandığında konuşma ve oynama becerilerini artırır.
Rekabet, kıyaslama ve öğrenme fırsatları yaratarak gelişmeyi sağlar. Briç de sağladığı rekabet ortamı ile, insanları zihinsel ve davranışsal gelişimine katkıda bulunur.

Toplumsal hayat kurallara uymayı gerektirir. Kuralların rasyonel nedenleri olması ise onlara uyumu artırır. Briç için de geçerli olan bu durum, insana hem kural koyarken rasyonel olmayı, hem de kurallara uymayı öğretmesiyle de insanı hayata hazırlar. Briçte de, hayatta da karşındakine saygı göstermek, oyunu ve hayatı zenginleştirir.
Özetle, briç sadece keyifli bir oyun değil, aynı zamanda insanın hayatta başarı için gerekli yetkinliklerini de geliştiren bir araçtır.
Dr. Argüden

1 yorum:

Azize dedi ki...

Hikaye ve şiir harika yine.
Selamlar,