Okan Zabunoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Okan Zabunoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ocak 2017 Cumartesi

Unutulmayan Eller

Ne yaparsan yap pişman öleceksin.
Belki yaptıklarından, belki yapmadıklarından.
Dostoyevski
*****
İMPARATOR CAZ
Vokal ve enstrümantal nitelikli bu dindışı müzik, daha büyük, daha zengin, daha çeşitlenmiş bir gerçekliğin kaynağı ve ön belirtileri olarak ilk bluesları da sayarsak, bir asırlık bir geçmişe sahiptir. Caz tarihçisi, bir bakışta elden geçirmesi gereken mecra hangisiyse ona bakar, sonra onu ayıran birçok farklı alanı göz önünde bulundurarak yazmaya başlar.

Kuzey Amerikalılar’ın yüz senelik estetik pratikleri tüm Batı dünyasına yayılan bir duyarlılığı kabul ettirdi; coğrafi konumuna rağmen Japonya’ya, Doğu dünyasının tüm gelişmiş uygarlıklarına, Doğu Avrupa ülkelerine ve Rusya’ya bile. En fazla tecrit altında olan Afrika bundan biraz geç bir tarihte etkilendi.

Rock soylu kökeniyle övünebilir. Kökeni cazdır. Daha açık söylenirse, muzır yerleri ayıklanmış tümceler sunan popüler cazdır. Caz, dünya çapındaki diğer bütün eğlendirici veya ticari kaygılarla kotarılmış müziklere baskın çıktı. Doğrudan siyah cemaatin ürünü olan ’rhythm and blues’la iyi geçindi. Bu müzikte, caz, kendi kaynaklarından, soyundan birini görebilir: James Brown, Otis Redding, Curtis May-field, Marvin Gaye, Tina Turner, Stevie Wonder.

Caz, Afrika kültürünün içinde yazıldı. Avrupa’dan gelen diğer dalgalarla çarpışıp büyüyen büyük bir dalgaya dönüştü. Bu Afrikalılık hâlâ mevcut ve birçok müzik içinde yaşıyor; eleştirmen, haklı olarak, bunları cazla kuzen veya bağlantılı kabul ediyor. Bunlar sınırdaş, bitişik, komşu bölümleri ortaya çıkaran sanatlardır.

Eğer bütün bu sanatlardan hiçbiri tantanalı farklılığı, baş döndürücü metamorfozu, yaratıcı bereketliliği, cazın bulunuşunun yüceliğini sunamıyorsa, o takdirde, ona tapınmaya sıra gelince, Brezilya müzikleri sevilebilir: Carlos Jobim, Hermeto Pascoal veya Cesar Camanga Mariano’nun ünlendirdiği incelikli bossa nova. Ayrıca, -kuşkusuz- cazla mutlu bir birliktelik süren Karayip müziği de -genellikle Küba ve Porto Riko- hayranlık kaynağıdır. Çoğu zaman Latin Jazz olarak adlandırılan cömert salsa ondan türemiştir, Machito, Tito Puente, Mongo Santamaria, Ray Barretto, Willie Bobo, Charlie veya Eddie Palmieri tarafından dillendirilerek.

Caz, bir şeyleri ödünç alır ama her yerde geliştirip geri verir, kendisine verilmiş olana çokça fayda sağlayarak üstelik. Caz stilleri kronolojik bir sıralamayla ortaya çıktı. Hemen her yerde binlerce sentez denemesi veya yeniden düzenleme yapıldı. François Jeanneau’nun bagetinin altında doğan ve Antoine Herve, Deniş Badault, Didier Letallet veya Laurent Cugny’nin kılavuzluğuyla yoluna mükemmel solistlerle devam eden ONJ gibi. Caz, ona beslenen aşkla kavranırsa, her tür müzikal esere var ettiği en değerli özellikleri sınırsızca sunar: Güçlü, dokunaklı, canlı sesçillik ve denge, iç içe geçmişlik, ritmik bir vuruş. Onsuz bu dünya üzerinde daha az mutlu olurduk.
L.Malson
C.Bellest
Çeviri: Esra Okutan   (kısaltıldı)
*****
BEŞİK ŞARKISI

Uyu, uyu aydınlık güzel şey,
Düşleyerek içinde gecenin sevinçlerini;
Uyu, uyu; uykunda senin
Küçük üzüntüler otursun ve ağlasın.

Tatlı bebek, senin yüzünde
İzleyebilirim yumuşak istekleri,
Gizli sevinçleri ve gizli gülüşleri
Küçük, sevimli, bebek hilelerini.

Hissederim en yumuşak kolunu, bacağını,
Gülüşleri sanki sabah aşırmış gibi onları
Yanağından ve göğsünden
Küçük kalbinin dinlendiği yerlerden.

Ah şirin oyunlar emekleyerek
Dalmış olan küçük kalbinde uykuya!
Senin küçük kalbin uyandığında,
O zaman dehşetli gece ara verecek.
William Blake
Çeviren: Vehbi Taşar

*****
UNUTULMAYAN  ELLER
Yalancı Kart
Uyarlayarak çeviren: Okan Zabunoğlu

Elde o löve için aynı işi görecek daha küçük bir kart (veya kartlar) varken oynanan büyük karta ‘yalancı-kart’ (İng. “false-card”) denir. ‘Yalancı-kart’ı oynayan genellikle zararı göze alır (riske girer), ama karşılığında deklaranı veya defansı yanlış yönlendirerek fazlasını kazanmayı umar. Bir Fransa ikili şampiyonasında gelen aşağıdaki elde, Fransa’nın uluslararası ustalarından George Theron (Doğu) unutulmaz bir ‘yalancı-kart’ örneği sergilemiştir.

Batı …Kuzey... Doğu …Güney
-            -              -             1♠
P …….3 ………P ……   3SA
P …….4♠ ………P ……   5♠
P …….6♠……….Herkes Pas
Günümüz standartlarına göre deklarasyonu garip bulmamak zor, ama bu eski zaman Fransız sistemine kafa yormayıp nihai kontrata bakarsak, her şey yolunda.
Güney tarafından 6♠,
atak ♣J.
6♠’in mantıklı bir batarını bulabildiniz mi?
Nasıl Oynamalı?
Atağı elden ♣K ile kazanan Güney, yere doğru küçük ♠ oynar:
Batıdan ♠2, yerden ♠K, Doğudan ♠Q!!
♠Q’ın ‘yalancı-kart’ olduğu kimin aklına gelir? Deklaran ile ele gelip yerin ♠T’lusuna doğru ♠ ile devam eder. 6♠ bir içeri.

Aslında Doğu tarafından normal bir analiz, ♠Q’ını feda etmenin en azından mantıksız olmadığı sonucuna götürebilir bizi. Yer çok sağlam; Güney daha önce 3SA dediği için 6 tane ♠’i yok; deklaran ♠K’ya gitmiş, yani elde ♠J’si varsa empas atacak veya iki tur ♠ çekip elini açacak... Tabii tüm bunları masada hızla değerlendirip tereddütsüz uygulamak için hem düşüncede özgür hem de o ana odaklanmış olmak gerek. Zaten bricin önemli bir esprisi de bu değil mi: o ana odaklanabilmek. Dünkü hataya veya şanssızlığa takılıp kalmışken ya da yarınki kupanın hayalini kurarken bugüne yeterince odaklanmak mümkün mü?

22 Aralık 2016 Perşembe

Empas Atmak mı Atmamak mı?

TECRÜBELİ
İnsanlar yavaş yavaş inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi ve kronik şüpheci olmayı öğrenir. Bu gerçekleştiğinde artık ne yazık ki çok geçtir.
İnsanların "Tecrübe" dediği şey budur.
Kalbiyle bağlantısını kaybetmiş bir insana "Tecrübeli" denir.
Sigmund Freud
*****
OLUMLU DÜŞÜNCENİN ETKİSİ
Kısacık bir düşünme anı bile kişinin davranışını olumlu ya da olumsuz yönde etkileyebiliyor.

Yapılan iki araştırma bilinçaltının gerçekten güçlü etkiler yaratabileceğini ortaya koyuyor. 1998 yılında, Hollanda Nijmegen Üniversitesi'nden Ap Dijksterhuis, bir grup deneğin yarısına kafalarında tipik bir üniversite profesörünün düşünce biçimini canlandırmalarını gerektiren zihinsel bir alıştırma uyguladı. Grubun geri kalanları kafalarında bir futbol holiganını canlandırdı. Ardından tüm deneklerin genel kültürle ilgili soruları yanıtlamaları istendi.

Sonuçta profesör grubunun soruların % 60'ına, holigan grubunun % 40'ına doğru yanıt verdikleri görüldü.

New York Üniversitesi'ndeki John Bargh da zihin yerine bedene odaklanarak, deneklere buruşuk, gri, tombala gibi yaşlılıkla ilintili sözcükler içeren bir beyin alıştırması uyguladı. İkinci gruba da yaşlılıkla ilintisi olmayan sözcükler gösterildi. Sonra da deneyin sona erdiğini söyleyip  deneklerin yerlerinden kalkıp uzun koridoru ne kadar sürede aştıklarını gizlice kaydettiler.

Sonuçta, bilinçaltında yaşlılığı düşünen deneklerin yerlerinden kalkıp koridoru daha uzun sürede yürüdükleri görüldü.

Sonuç: Kısacık bir düşünce anı bile davranışı olumlu ya da olumsuz etkileyebilir.
'Bilim Teknik 31.08.2007'
*****
UZUN YAĞMURLARDAN SONRA

Sen yağmurlu günlere yakışırsın
Yollar çeker uzak dağlar çeker uzak evler
Islanan yapraklar gibi yüzün ışır
Işırsa beni unutma

Alır yürür sıcak mavisi gökyüzünün
Kuşlar döner uzun yağmurlardan sonra bir gün
Bir yer sızlar yanar içinde büsbütün
Her şeye rağmen ellerin üşür
Üşürse beni unutma

Yeni dostlar yeni rüzgârlar gelir geçer
Yosun muydum kaya mıydım nasıl unuttular
Kahredersin başın önüne düşer
Düşerse beni unutma
Gülten Akın
*****
EMPAS ATMAK YA DA ATMAMAK
Okan Zabunoğlu

Aşağıdaki el Mayıs 2016’da Antalya’da oynanan Türkiye Açık Dörtlü Takımlar Şampiyonası eleme turlarının beşinci maçında (No. 26/12) geldi.

Hep pas geçen rakiplere karşı Güney’den 5’ya geldiniz; atak: Q. Nasıl oynamalı?
Atılacak üç empas var, bunlardan herhangi biri geçerse 5 olur. Bunun olasılığı % 87,5. (Ayrıca yerdeki ♣9’lu ekstra bir şans sunuyor.)

Peki empası ile başlamaktan daha iyisi var mı?

Bu elin muhabbetini yaparken İrfan Doğan ’e çakıp A çekmenin de bir seçenek olduğunu söyledi. Üzerinde düşünmeye değer, hesabı da kolay.

A çekerek Doğu’da K teke (% 13) önlem almış oluyoruz; Batı’da Kx varsa da kaybetmiyoruz, çünkü Batı (beşinci lövede) yatıyor. Ama Batı’da Kxx varsa (% 11), empas atmak daha iyi.

Buna göre, empası atmamak, Batı’da K2, K6, K tek veya Doğu’da K tek ise kazanıyor; bunların her birinin olasılığı % 13 olduğundan, toplamı % 52 eder. Empas atmanın başarı olasılığı ise % 50.

O halde ’e çakıp A çekmek birazcık daha iyi. 6kontratını da inceleyelim.
6oynarken üç empastan (herhangi) ikisine ihtiyaç var. Üç empastan en az ikisinin geçme olasılığı % 50. İlaveten, yerdeki ♣9’lunun sunduğu ekstra şans da dikkate alınırsa 6’nun başarı olasılığı % 50’yi geçer (kabaca % 55’e gelir); 6♦ kötü bir kontrat değil.

Diyagramda gösterildiği gibi, Batı’ya singltonK plase ederek 6 oynayalım.

Q atağını kazanıp iki tur oynar ve ’e çakarız.

Şimdi ilk akla gelen devam yolu ♣ empası atmak; ♣ empası geçmez ve
♣T’lu da üç turda düşmezse, ♠ empası atarız.

Peki ♣ empası atmayıp ♣A ve ♣Q oynamak nasıl sizce?

♣Q’ını Doğu kazanırsa ♠ dönmek zorunda kalır. Şimdi ♣T’lunun düşmesinin yanı sıra, ♠T veya ♠Q (herhangi biri) sağdayken de kontratı yaparız.

♣Q’ını Batı kazanırsa ♣ dönmek zorunda kalır. Şimdi, Batı’da dönecek ♣ yoksa veya ♣T Batı’da ise (kaç parça olursa olsun) kontratı yaparız. Bunlar çalışmazsa da ♠Q empası atarız.

Özetle, ♣ empası atmak yerine ♣A ve ♣Q oynamak da ciddi bir seçenek. Ne dersiniz: Empas atmalı mı atmamalı mı?
Bu sorunun yanıtı oldukça zor. Olasılıklar birbirine yakın olduğu için, Batı’da ’nun tek olduğunu da (yani ‘boş yerler’i de) göz önüne almak gerekiyor. Bu da hesabı iyice karmaşık hale getiriyor.

Sonuçta, bu noktada, ♣ empası ile başlamanın başarı olasılığı % 83,4, ♣ empası atmayıp
♣A ve ♣Q oynamanın ise % 83,0 çıkıyor; kayda değer bir fark yok.

Her iki durumda da (5’daki ♦ empası ve 6’daki ♣ empası) empas atmak ve atmamak arasındaki fark çok küçük. Farklar böylesine küçük ise ‘masa varlığı’ (“table presence”) daha da önemli oluyor.

NOT: Yukarıdaki sonuçları (% 83,4 ve % 83,0) veren hesap ♦’ların 1-2 (Batı’da tek, Doğu’da iki tane) dağılımına dayalı. ’ların 2-1 veya 3-0 dağılmasının sonuçları nasıl etkileyeceğini de ekleyeyim (♦ empasının geçtiği ön koşulu ile).

Batı’da Kx (11 boş yer), Doğu’da tek (12 boş yer) olduğunda sonuç şöyle.

♣ empası atmak: % 86,2
♣ empası atmamak: % 84,6

Batı’da ♦K62 (10 boş yer) varken, Doğu’da ♦ yokken (13 boş yer) ise sonuç şöyle.

♣ empası atmak: % 88,7
♣ empası atmamak: % 86,6

Orijinal dağılım:

Üç empas da geçmiyor. 6 oynarken sadece 10 löve almak, ama 5 yapmaya çalışırken 6 yapmak şaşırtıcı değil.

 
















4 Şubat 2015 Çarşamba

Briçte Rölativite (görecelik)

Lasse Mårtenson - Myrskyluodon Maija on Piano
****
Mütevazi ve prensip sahibi olun
En değerli kişiler alçakgönüllü olanlardır.
İnsanı ayakta tutan iskelet ve kas sistemi değil, prensipleridir.
Albert Einstein
*****
Dr. Michael De Bakey
Dünyanın en ünlü kalp damar cerrahı Michael De Bakey'in arabası bozulmuş, arabasını tamire götürmüş.

Tamirci, arabasının kaputunu açmış ve Dr. Michael De Bakey'e dönerek, 'Size bir şey soracağım. Neredeyse ben ve siz aynı işleri yapıyoruz. Mesela ben şimdi itina ile kaputu açacağım, bir bakışta problemin nerede olduğunu anlayacağım, kapakçıkları temizleyeceğim, gerekirse kabloları ve motor yağını değiştireceğim, hatta çok gerekli ise motoru çıkarıp yerine yenisini takacağım! Söylesenize nasıl oluyor da siz milyon dolarlar kazanıyorsunuz, ama ben meteliğe kurşun atıyorum?'

Bunun üzerine Dr. Michael De Bakey tamircinin kulağına eğilmiş ve şöyle demiş, 
'Bunların hepsini motor çalışıyorken yapmayı denesene!'
https://www.facebook.com/doktorlarsitesi?fref=nf
*****
ELİSABETH
Yüksek gökyüzünde
Beyaz bir bulut gibi
Beyazsın, güzelsin, uzaksın
Elisabeth.

Bulut uzaklaşır, gider
Farkında olmazsın pek,
Rüyalarından geçerek
Girer karanlık geceye.

Gider  ve parlar gümüş gibi
Durmadan dinlenmeden
Tatlı bir özlem duyarsın
Beyaz bulutun peşinden.
Hermann Hesse
*****
BRİÇTE RÖLATİVİTE (GÖRECELİK) HAKKINDA
Okan Zabunoğlu
Ankara Kontrat BSKD’de bir lehman maçında (Ekim 2011) gelen bu elde
Güney 2SA açtıktan sonra K-G tarafından 3SA veya 4♠ kontratlarına
gelindi. hepsi de yapıldı; biri hariç, bir masada 3SA batmıştı.
O akşam (çoğu Cuma olduğu gibi) gene Jeoloji Mühendisleri Odasının lokaline
gidildi, 12-13 briççi uzunca bir masanın etrafında yemek yiyip, içki içip briç
konuşmaya başladı.

Bir süre sonra masanın bir yanındakiler bu ele geldi ve
birisi “bu su kabağı 3SA’ye batan var, düşünebiliyor musun?” dedi. Bir diğeri
de hak verdi: “herhalde dokuza kadar saymayı bilmiyordu...”
(Siz ne düşünüyorsunuz? Bu 3SA’ye batmanın bir yolu var mı?)
Bu muhabbete kulak misafiri olan Ahmet Kahraman (ki 3SA’ye batan kişi onun ortağı idi) o yana döndü ve şöyle dedi: “Sizin o ‘su kabağı’ dediğiniz kontratın bizim masada oluru yoktu.”

Ahmet’in ne demek istediğini önce kimse anlamadı; devam etti: “Senin için su kabağı olan kağıt benim masamda ümitsiz vaka olabilir. Şu kabak 3SA’yu trefl V atağına bir oynasınıza?”

İşte şimdi mesele anlaşılmıştı, evet ya trefl V atağına 3SA yapmak... ? (En azından hiç de kolay değildi.)
Özetle, pek çok kontratın kabaklığı “mutlak” değil, “göreceli”dir.

9 Aralık 2014 Salı

Briçte Şans Faktörü

Sahtekarlığın evrensel düzeyde egemen olduğu dönemlerde,
gerçekleri söyleyebilmek devrimci bir eylemdir.
George Orwell
*****
Gençlere galibiyeti sindirme yetisi, mağlubiyetle baş etme olgunluğu ve adalet duygusu kazandırmaya çalışıyorum.
Futbol oynamayı yardımcılarım da öğretebilir.
Slaven Bilic

*****
görsel: flickr
*****
ANNEM
Bir sessizlikti annem
Nice çileden örülmüş
Sevinçleri de var mıydı bilmem
Kendisinden bile gizlenmiş
Her anne çocuklarını yaşar değil mi?
Ben annemi hiç yaşamadım
Çünkü çocuklar
Bir rüzgara biner giderler
Anne yüreği de beraber
Kemal Burkay
*****
ŞANS FAKTÖRÜ
Okan Zabunoğlu

1995 Avrupa Şampiyonasında (Vilamoura – Portekiz) gelen bu eli Steen Moller (Danimarka) turnuva bülteninde nakletmiş ve en iyi deklarasyon ödülü için aday olarak göstermişti.

Deklarasyon:
B…… K….. D .…. G
--    ...1NT …P ….. 2♣
P….. 2♦…... P  …..2♠
P …..2NT… P…... 3♣
P….. 3♦……P…..  3♥
P….. 3NT… P…... 4♦
P .….4♥ …...P…... 4♠
P …..4NT….P…... 5♣
P …..5♦……P .…..5♥
P .….5♠ ….. P ….. 5NT
P….. 6♣….. P .…. 6♦
P …..7♣….. P ….. 7♥
Herkes Pas
Kuzey 12-14 1NT açıp Güneyin 2♣ normal Stayman sorusuna 2♦ ile “majör yok” dedi. Şimdi 2♠ ile röle sekansı başladı; Güney sordu, Kuzey cevap verdi.
Sonuçta Güney, Kuzeyin tam dağılımını ve valeler dahil bütün onör puanlarını öğrenerek nihai kontratı ilan etti: 7♥ (4-3 fite).

1995 Avrupa Şampiyonasında Yunanistan – Danimarka maçında, Kuzey-Güney yönündeki Danimarkalı çift Lars Blakset ve Soren Christiansen 7♥’e böyle ulaştı. (Bu çiftin en iyi deklarasyon ödülünü kazanıp kazanmadığını bilmiyorum, ama deklarasyonun zevkini çıkardıkları kesin.)

7♥ gayet iyi gözüküyor. ♥’ler en kötü 4-2, ♠’ler en kötü 4-3 ve ♦’lar en kötü 5-2 ise yapılıyor. Ayrıca ♠’ler 5-2 iken de bazı ekstra şanslar var. Olasılık hesabını sonraya bırakıp kart oyununu izleyelim.

Batı koz atak etti. Deklaran bir tur daha koz çekti, herkes uydu (♥’ler uygun çıktı).
Üç tur ♠’e de (üçüncü ♠’e yerden ♦ defos) herkes uydu (♠’ler de uygun).
Şimdi deklaran ♦K’ya gitti, herkes uydu; yerden ♦ çevirdi, Doğu uydu; elden ♦A koydu.
Batı bu ♦’ya uyarsa 7♥ ağlarda.

Batı çaktı ve 7♥ battı.
Şimdi 7♥’ün başarı olasılığına daha yakından bakma zamanı.
3-3 veya 4-2 ♥ = % 83,9
4-3 ♠                  = % 62,2
4-3 veya 5-2 ♦  = % 92,7
Hepsinin birden gerçekleşmesini istediğimiz için, bunları çarpıyoruz:
0,839 x 0,622 x 0,927 = 0,484 (% 48,4)
Bu sonuç dışarıdaki renklerin dağılımlarının birbirlerini hiç etkilemediği varsayımına dayalı. “Dealer” gibi bir bilgisayar programı yardımıyla, Kuzey ve Güneyin kartları dışındaki 26 kartı dağıtarak aynı olasılığı hesaplarsak, sonuç % 51 çıkıyor. Bunun sebebi, 7♥ yapmak için dışarıdaki ♠, ♥ ve ♦’ların nispeten dengeli dağılmasına ihtiyaç duyulması.

Bir rengi dengeli dağıtırsak, bir diğer rengin dengeli dağılma olasılığı az da olsa artar; rengi dengeli dağıtırsak, üçüncü rengin dengeli dağılma olasılığı daha da artar...

Söz konusu elde, 
♠’lerin 4-3 ve ♥’lerin 3-3 veya 4-2 dağılma olasılığı: 0,622 x 0,839 = 0,522 gibi gözüküyor. 
Ama pratikte durum farklı, çünkü (mesela) ♠’leri 4-3 dağıtınca, dışarıda ♥’ler için nispeten eşit sayıda yer kalıyor ve ♥’lerin de dengeli dağılma olasılığı biraz artıyor. 
Direkt (teorik) hesapla % 52,2 bulduğumuz bu olasılık, pratikte % 53,4’e çıkıyor.  ♦’ların 4-3 veya 5-2 dağılma olasılığı % 92,7’den % 95,5’e yükseliyor.

(Şöyle bir örnek de verebiliriz: dışarıda 1 renkten 8 kart ve 2 renkten 7’şer kart olsun. Eğer ilk renk 4-4, bir diğeri 4-3 dağılmışsa; üçüncü rengin 7-0 dağılma olasılığı SIFIR olur.)

Özetle; “dengeli”, dengelinin olasılığını artırır, “dengesiz” de dengesizin.
Doğru sonuç: % 51
Ancak ♠’lerin 5-2 dağıldığı durumdaki ekstra şansları hesaba katmadık henüz. Hesap pek kolay değil (bk. Dipnot), mamafih % 10,8 kadar da oradan geliyor.
O halde 7♥’ün toplam başarı şansı % 62 civarı.
Bu “iyi” mi; % 62 yeterli mi? Başarı şansı yüzde kaç olan 7Majör’ü deklare etmek?

Zonsuzken 7Majör deklare ettiğimiz her elde diğer masadaki rakiplerin 6Majör oynadığını ve her iki masada da aynı sayıda löve alındığını varsayarsak, şu sonuca varabiliriz. Deklare ettiğimiz 100 tane 7Majör kontratının 56’sını yapıp (tanesi 11 İMP kazanç) 44’üne 1 battığımız (her biri 14 İMP kayıp) durumda, toplam İMP alışverişi sıfır olur. Demek ki, zonsuz 7Majör için % 56’nın üstündeki başarı olasılığına “iyi” diyebiliriz.
Bu “iyi” bir 7♥.

7♥’ün şansı yüksek, ama önemli bir şans faktörü daha var: Oynayanın şansı!
Peki sizce, böylesi güzel (ve zevkli) bir sekans ile gelinen bu “iyi” 7♥’e batan çift gerçekten “şanssız” mı addedilmeli?

dipnot: ♠’lerin 5-2 dağıldığı durumlardaki ekstra şansı hassas olarak hesaplamak oldukça zor, ama yaklaşık yüzdeler aşağıdaki gibi verilebilir.
(1) ♠’lerin 5-2 dağıldığı durumda, Batıda 2 tane ♠ varken:
a) ♥’ler 4-2 dağılmışsa ve Batıya 2 tane ♥ gitmişse ve Doğuda en az 2 tane ♦ varsa:  % 1,7
b) ♥’ler 3-3 dağılmışsa veya Batıya 4 tane ♥ gitmişse, Batı üçüncü ♠’e çakar.
b.1) Şimdi ♣A’a gelip bir tur ♥ çekerek dışarıdaki son kozu toplar ve ♣K’ya gidip ♣’e çakarız. ♣’ler 3-3 ise veya ♣QJ iki parçaysa kontratı yaparız: % 4,1 
b.2) ♣’ler çalışmazsa, ♦Q Batıda ise veya Doğuda tek parça ise kontratı hala yaparız:  % 3,3
(2) ♠’lerin 5-2 dağıldığı durumda, Doğuda 2 tane ♠ varken; tek şansımız Doğuda ♥ kalmamış olması (yani Doğunun ♥’ü doğuştan 2 tane ise) ve Batıda en az 2 tane ♦ varsa: % 1,7
O halde, ♠’ler 5-2 iken toplam şans: 1,7 + 4,1 + 3,3 + 1,7 = % 10,8
Tüm dağılım: