Vachel Lindsay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vachel Lindsay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Aralık 2014 Pazartesi

Responsive Kontur

Muistoja Karpaateilta
*****
Korkunun kaynağı bilgisizliktir. 
Emerson
*****
Bir adamda ne kadar akıl eksikliği varsa,
kibir o kadar fazladır.
Bir adamda ne kadar eksik bilgi varsa böbürlenme o kadar fazladır!

F. Nietzsche

*****
KIŞ ÇALGICILARI
Görününce takvimlerde zordur Aralık ayının işi insanlara aldırmadan hazırlar sahneyi kış çalgıcıları çıkar ortaya ve söylemeye başlarlar şarkılarını yani rüzgâr ve soğuk arkasından kar senfonileri neler oluyor bilemeyiz ki uzaklarda oysa şehirlerde ince bir kabadayı gibi gezen beyazlarla yaşarız artık bu mevsim her şeyi saklar ayrılıklar hep taze kalır üşüyerek özlediğimiz ne varsa uzaklaşır neyse ki akşamlar kurtarır çabuk çabuk evlere yoksa buz keser hasretimiz bile. 
A. Kadri Ergin
*****
BİR LOUSIANA KASABASINDAKİ ALTIN SAÇLI BİR KIZA

Güneşin doğuşusun sen,
Güneş yerine bir yıldız doğabilirse.
Ayın ışımasısın sen,
Ay yerine bir yıldız geçebilirse.
İlkbaharsın sen,
Bir yüz çiçeklenebilirse,
Elma dalları yerine.
Aşkımsın sen,
Şefkatliyse eğer yüreğin de şimdi
Genç gözlerin misali.
Vachel Lindsay (1879-1931, ABD) - çeviren: İsmail Haydar Aksoy

*****
RESPONSIVE DOUBLES
Klasik Sputnik, minör açış üzerine Pik ile araya giren rakibe Cevapçı tarafından atılan konturdur. Pik keseri olmadığını, cevap verecek bir puanı olduğunu ve en az 4 parça Kör gösterir. Sputnik uygulamalarında bazı farklılıklar vardır, örneğin bazı sistemler 1 Kör araya girişe atılan konturu 4 parça Pik göstermek için kullanırlar. Bizim önerimiz aşağıdaki tabloda olduğu gibidir.
açıcı   rakip   cevapçı   açıklama
1C       1S        Kontur     En az 4 kart kör, 7+P, Pik keser yok.
1C       1H        Kontur     En az 4 kart karo, 7+P, Pik keser yok.
1C       1D        Kontur    Karo keser yok, 4 kart majör yok, destek yok, puan var.
1D       2C        Kontur    4 kart kör, 4 kart pik
*
Bazı yerlerde, 1 Trefl açışı üzerine 1 Karo araya girişine atılan kontur, 4’er parça majör göstermek için kullanılır, oysa bu son derece gereksizdir, çünkü natürel konuşmak mümkündür. 4-4 majör olduğuna göre 1 Kör konuşulur, Açıcı ya Körü destekler, ya da 4 parça ise gene 1 seviyesinde Pik gösterir.

Yukarıdaki tabloyu biraz daha geliştirirsek; son satırdaki konvansiyon sıçramasız 2 seviyesinde her türlü renk araya girişlerinde uygulanabilir. Örneğin 1 Pik açışı üzerine 2 Kör araya girişinde, 4-4 minörleri göstermek için kontur atılabilir. Ayrıca bu uygulamada kontur atmak için diğer iki rengin mutlaka 4'er parça olması da gerekmez, iyi bir elle farklı bir dağılımla da kontur atmak zorunda kalabilirsiniz.

Dördüncü oyuncu da Sputnik konturu atabilir. Örneğin rakibin oyun açtığı, ikinci oyuncunun renkle araya girdiği ve Cevapçının da açıcıyı desteklediği durumda dördüncü oyuncunun atacağı kontur diğer iki renkten uzunluk gösterir. Mantık Apel konturundan çok farklı değildir, ancak ikinci oyuncu da deklare verdiği için daha düşük puanla uygulanabilir. Konuşmalar aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi olabilir.
Açıcı   2.Oyuncu   Cevapçı   4.Oyuncu    Açıklama
1D           1S              2D           Kontur         Diğer iki renkte 5-4 dağılım.
Aynı uygulama ikinci oyuncunun apel kontru üzerine de yapılabilir.
Açıcı   2.Oyuncu   Cevapçı    4.Oyuncu   Açıklama
1D          Kontur      2D              Kontur        7+P, 5 kart renk yok, sen seç  anlamı.
Dördüncü oyuncunun yukarıda gördüğümüz Sputnik uygulamaları Responsive Doubles olarak da bilinir.
Bir de 2.Oyuncunun Sputnik konturuna bir örnek verelim.
Açıcı   2.Oyuncu  Cevapçı   4.Oyuncu  Açıcı   2.Oyuncu  Açıklama
1C         1D             1H            1S            2H       Kontr       İyi el, iyi karo, 2 kart S
Sputnik konturunu Açıcı da uygulayabilir.
açıcı  cevapçı  4.oyuncu  açıcı      açıklama
1D       1H          1S              Kontr     Pik keser yok, ikinci renk yok, 16+P, 3 Kör
Natürel konuşarak elinizi anlatma şansınız kalmadığı anlarda Sputnik konturunu düşünebilirsiniz.
“sekansbric”

12 Kasım 2011 Cumartesi

Yorgunluk

                                                                                                                 flickr
Gereksinmediklerini alırsan,
gereksindiklerini satmak zorunda kalırsın.
Filipinler sözü
****
LOUISIANA KASABASINDAKİ BİR KIZA
Gün doğmazsa, bir yıldız ışırsa gökyüzünde
sensin
gökyüzünde bir başka yıldız ışırsa ay adına
sensin
sen benim ilkbaharımsın
bir elma dalı yüzün çiçek açmış
gözlerine vuran ışık gençliğince
cümle iyilikleriyle yüreğinin
sen benim aşkımsın
Vachey Lindsay
****
YORGUNLUK KAYALARI BİLMEMEKTİR
Geçenlerde BBO’da dostlarla briç oynuyorum saat oldukça ilerlemiş, sanırım 35-40 bord falan oynamışız. Bir arkadaş ben artık hiçbir şey sayamıyorum bırakalım mı, dedi. Diğerleri de evet çok yorulduk artık yeter dediler, bıraktık. Ben kendime baktım, 30 bord daha oynayabilirim, yaşım hepsinden ilerde, peki ben yorulduğumu neden fark etmiyorum veya neden yorulmuyorum? Bu konuda düşünürken öğrencilerimden  birinin sözleri aklıma geldi. Demişti ki, hocam her eli çözmek için ben 2-3 dakika harcıyorsam sen 15 saniye harcıyorsun, ondan için 2 seanslık turnuvada ilk seans iyi gidiyor 2. seansta performansım düşüyor. Peki ben bunu nasıl yapıyorum? Bazı eller sanırım bende otomatik çözümlere ulaşmış o eli çözümlemek için güç harcamıyorum oynadığım 30 bordda belki 3-5 elde bu düşünce gücüne ihtiyacım oluyor ama geri kalan ellerde gerek defansta gerekse oyunda öncelikleri kafamda otomatik hale getirmiş olmam olayı çözümlüyor.

Zaman kullanımı eğitimi almış olanlar bilecektir, eğitim veren, bir akvaryuma yumruk büyüklüğündeki kaya parçalarını doldurur doldu mu der, doldu cevabını alınca bir grup küçük çakıl taşlarını da üzerine ilave eder, taşlar aralardan kayarak kendilerine yer bulur. Sonra üzerine yarım kova kum döker, o da dolu akvaryumda kendisine bir yer bulur. En son üzerlerine bir sürahi su dökmeye başlar o da içeri sızarak yer bulur. Eğer bu işlemi tersten yapsaydık önce suyu sonra kumu sonra çakıl taşlarını koysaydık kaya parçalarına yer kalmayacaktı der. Bu örnekten alınacak ders gerek briçte gerekse yaşamımızda nelerin kaya nelerin kum olduğunu bilmemiz gerektiğidir.

Briçte nelerin kaya taşları gibi temel nitelikler olduğunu bilirsek yani önceliklerimiz oturmuşsa kendimizi fazla yormadan çok kilometre yapabiliriz.  Gerçek hayatta da neler bizim için kaya taşlarıysa önceliklerimizi onlara verirsek hem yaşam kolaylaşır hem de kendimize ayıracağımız zaman kalır. Unutmayın Einstein’ın da, Leonardo Da Vinci’nin de 1440 (24x60) dakikası vardı sizin de o kadar var, ne bir dakika fazla ne bir dakika eksik!
23 Eylül 2007  Faik Falay, Cumhuriyet

28 Şubat 2011 Pazartesi

Gülmek Bulaşıcıdır


Bilgeliğin esası,
sadeliktedir.
Maya Angelou
****
OKLİD
Koca Öklid bir çember çizdi
Kumlu bir sahilde hayli zaman önce.
Sınırını belirledi ve ekledi
Açıları şöyle ve böyle.
Tartıştılar heybetli ak sakallı arkadaşları
Çember uzunluğunun yayını
Ve çemberin çapını,
Ve salladılar başlarını.
Yanlarında sessiz bir çocuk onlara bakar da bakar
Sabahtan gün ortasına kadar,
Çünkü öylesine cazibeli çiziyorlardı ki
Yuvarlak ay resimlerini.
Vachel Lindsay (1879-1931, ABD) - Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
****
GÜLMEK BULAŞICIDIR
Gülmek bulaşıcıdır ve kişiden kişiye geçtiği için kenetleyici etkisi vardır. Birlikte gülmek insanları birbirine kenetler. Bir insanla birlikte,  gülünen şey saçma bile olsa birlikte gülmek o insanla yakınlaşmak demektir. Mizahın bu yönüyle bütünleştirici etkisi vardır. 

İki insan tartışırken birlikte yapamadıkları ilk şey gülmektir, birbirlerinin esprilerine asla gülmezler. Komik bir olaya birlikte gülmek, güzel bir yemeği paylaşmaya benzer, bunu yapmak herkesi rahatlatır. 

Gülmeyi başkalarıyla paylaşmak, dostça ve toplumsal bir davranıştır. Bu durum, arkadaşlarımızla birlikte olma ve onları mutlu etmek isteğimizin bir göstergesidir. Yabancı biriyle paylaştığımız ilk gülüş o insanın bizi kabul edişinin işaretidir. Karşımızdakileri rahatlatmak ve onlarla birlikte olma isteğimizi göstermek  için küçük şakalar yaparız. Topluma hitap eden insanlar, yüzyıllar boyunca konuşmalarına küçük şakalarla başlamışlardır.
"John Morreall - aymavisi"