Mine G. Kırıkkanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mine G. Kırıkkanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Haziran 2021 Pazar

AFRA TAFRA

Mendelssohn: Lieder ohne Worte, Op. 67 - No. 2 Allegro leggiero
https://www.youtube.com/watch?v=6BaqYAr6cL0&ab_channel=AndreasOttensamer-Topic
***
İnsanlar bize zarar verdikleri için değil, yaptıkları haksızlıklarla ruhumuzun ışığını söndürüp içimizdeki saldırganlığın ortaya çıkmasına neden oldukları için tehlikelidir.  Spinoza 
***
Ne zaman yükseğe tırmansam “Ego” adlı bir köpek tarafından takip ediliyorum.  Friedrich Nietzsche 
***
NEDEN ŞİDDET TOPLUMU OLDUK?

25  Şubat 2015 Erdal Atabek                                    Danışmanlığını yaptığım Çocuk Yuvası’na yeni bir erkek çocuk gelmişti. Beş yaş grubuna alınan çocuk kısa sürede yuvaya alıştı. Sağına soluna bakınıp durumu gözden geçirdi, sonra da egemenliği eline geçirmeye başladı. Yöntemi kendi yaşına uygun bir zorbalıktı. Kızların saçını çekiyor, erkek çocuklara oyuncakla vuruyor, çevresini korkutuyordu. Uyardık, anlattık, hakkı olmadığını söyledik, olmadı. Ailesiyle görüştük, onlar da bir şey yapamadılar. Gruptaki çocukların aileleri şikayete başladılar.

Tam o günlerde gruba yeni bir erkek çocuk geldi. Ertesi gün bizim eski zorba ağlayarak geldi. Yeni gelen çocuk elindeki oyuncağı kafasına vurmuştu. Bizim astığı astık, kestiği kestik küçük zorbamız uysallaşıverdi. Yeni gelen de gruba uyum sağladı. Sorun çözülmüştü.

Bu olay beni çok düşündürdü. Sonra, yapılan araştırmaların ortaya koyduğu gerçeği de öğrendik.

Zorbalık, sahibine zarar vermeye başladığı zaman biter. Ya da zorbanın kendisine zarar geleceğini anladığı zaman zorbalıktan vazgeçtiği bilinir. Korkmak, kaçmak, boyun eğmek, kabul etmek zorbalığın artarak sürmesine yol açar. Zorbalığı önlemenin yolu, zorbayı önce pişman etmek, sonra da cezalandırmaktır. Cezalandırılmayan zorbalık sinsi sinsi etkisini sürdürür.

***

TUZ KIRMIZISI

Troya bak burası
bütün tanrılar burada
hipodromlardan geliyorlar
hayallerimle yarışıyorum
salgın kol geziyor
gözlerimin içinde
bu hastalık bir kurşun etmiyor
tuz kırmızısı her yer
sevdalarımla yarışıyorum
Aralıkta kaldı bütün mevsimler
bir türlü gelmiyor yeni yıllar
ayrılıklar umutlar
Troya bak burası
bütün tanrılar burada
Posedion yazdıklarımı okuyor
şiirlerimle yarışıyorum...
A. KADRİ ERGİN

***

Afra tafra yapan briç oyuncuları için küçük bir öykü:
AFRA, TAFRA, MAFYA
Tarih, 2000’li yılların başıydı.  
Turizmci İlhan A., Dodge Ram minibüsüyle Marmaris’e gidiyordu. Memleketi Kuşadası’na da uğrayıp eşini ve oğlunu görecekti. Mutlu değildi. Batık bir girişimde epeyce para kaybetmiş, alacaklarına karşılık FBI ve Madonna’nın taşıtı olarak ünlenen Dodge Ram’ı tahsil edebilmişti. 

Kuşadası’nda mola verdiğinde, kayınpederinin bir araba aldığını, taksitlerini ödeyemediğini ve Aydın’da borçlandığı şirket tarafından tehdit edildiğini öğrendi. Eşine, “Ben hallederim” dedi.  

İlhan A., iri kıyım bir babayiğitti. FBI minibüsü ve Ray-Ban gözlükleri de vardı. Niyeti, Aydın’dan geçerken taksitleri ödemek ama alacaklı şirkete de racon kesip kayınpederinin bir daha rahatsız edilmemesini sağlamaktı. Yanına bir de Marmaris yolcusu almıştı: Emekli olunca badana boya şirketi kuran eski resim öğretmeni Behlül Hoca.
Cam kapının dili olsa  
İlhan A., Aydın’a gelince Dodge’u afili bir manevrayla şirketin önüne çekti. Ray-Ban gözlüklerini taktı, tehditkâr adımlarla ilerledi, açık sandığı yekpare cam kapıya olanca ağırlığıyla tosladı! 

Ray-Ban yamulmuş, İlhan A’nın yüz otuz okkası bir doksan yere yayılmış, afrından tafrından eser kalmamıştı. Sızlayan burnunun şişmeye başladığını hissediyordu. 

Toparlandı, çarpılan gözlükleri cebine koydu, içeri girdi, muhasebenin yerini sordu. Taksitleri sessizce ödedi ve çıktı.

27 Haziran 2021 Pazar  - Kısaltıldı. https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/mine-g-kirikkanat/afra-tafra-mafya-1847670

10 Nisan 2016 Pazar

Perde Kuralları

Konvansiyonların yararları!

HER PROBLEM AYNI YOLLA ÇÖZÜLMEZ
Nasreddin Hoca’nın eşeği, sırtında tuz çuvalını taşırken efendisinin uyarılarına karşın yoldan çıktı ve köprüyü kullanmak yerine nehre girdi. Tuz suda eridi ve yükü hafifledi. 

Dönüşte bu sefer sırtında yün vardı. Yine yolunu şaşırdı ve nehre daldı.
Tabii ki, bu kez sonuç bambaşka idi. Yorgun argın eşek nehrin öbür yakasına ulaştığında, Hoca kendisini şöyle azarladı: “İşte bunun için değişemedin. Yükün hafiflediğini zannettiğin için her defasında suya dalıyorsun.”
Kıssadan hisse: HER PROBLEM AYNI YOLLA ÇÖZÜLMEZ.
*****
Salak pazara çıkınca,
esnaf bayram eder.
Amerikan sözü
*****
YAĞMUR ÜNİVERSİTELERİ
Unut rüzgârların adlarını
boş ver
burası Ankara
her yerden eser
yağmur üniversiteleri vardı
çok önceleri
gencecik gözlere sevmeyi
öğretirlerdi
bulutlardan öteye yükselirdi
yürekleri
içlerinden biri gizlice
at yarışlarına giderdi
ve hep beraber akşamları
Enver Gökçe’den şiirler
okurlardı
sonra sıra kavgalarına
gelirdi
içlerinden biri gene gizlice
yaban ellere gitmişti
zamanlarla ölümler
peşlerinden koşturmuştu
her şey unutulmuştu
rüzgâr adları bile
A. KADRİ ERGİN
*
Mine G. Kırıkkanat’ın 27 Mart 2016 tarihli yazısından
*****
*****
PERDE KURALLARI
1. Uygulamanın Tarifi
Kuzey ve Doğu perdenin aynı tarafına otururlar. Bordu konuşma tepsisine
koymak ve kaldırmak Kuzeyin sorumluluğundadır. Uygulama şöyledir: Kuzey
bordu tepsiye koyar. Kapak alttan sadece tepsi geçebilecek şekilde kapatılır ve
arttırma süresince kapalı kalır. Oyuncular borddan kartlarını alırlar.
Konuşmalar konuşma kutusu kullanılarak yapılır. Oyuncu seçtiği konuşmayı o

sırada sadece kendi tarafından görülebilecek durumda olan tepsiye koyar.
Oyuncunun ilk konuşması tepside kendine ayrılan bölümün en soluna
değmelidir, takip eden konuşmalar sağa doğru eşit aralıklı ve düzenli olarak bu
konuşmanın üstüne yerleştirilmelidir. Oyuncular bu işlemleri mümkün
olduğunca sessiz yapmalıdırlar. Perde kullanılırken bir konuşma tepsiye
yerleştirilip bırakıldığında yapılmış sayılır. Bir oyuncu bir ya da daha fazla
konuşma kartını bariz pas geçme teşebbüsü için tepsiden kaldırırsa pas geçmiş
kabul edilir.

Perdenin aynı tarafındaki iki oyuncu da konuşmalarını yaptıktan sonra Kuzey
veya Güney tepsiyi perdenin altından sadece öteki taraftaki oyuncuların
görebileceği şekilde iter. Onlar da konuşmalarını benzer şekilde yaparlar ve
tepsiyi tekrar geri gönderirler. Bu durum konuşmalar tamamlanana kadar devam
eder. Oyuncuların tepsiyi perdenin altından gönderirken tempoyu rastgele
değiştirmeleri tercih edilir.

Dört oyuncu da konuşmaları başlangıcından beri gözden geçirme şansını elde
ettikten sonra oyuncular konuşma kartlarını konuşma kutularına koyarlar.

Yasal bir atak kartı yapıldıktan sonra kapak bütün oyuncuların sadece yeri ve
diğer oyuncuların oynadıkları kartları görebilecekleri seviyeye kadar açılır. Bir
defans oyuncusu kartını gösterirse ve perde yüzünden dekleran bu kartı
göremezse yer usulsüzlüğe dikkat çekebilir.

2. Alert ve Açıklamalar
a) Alerte tabi bir konuşma yapan bir oyuncu bunu kendi perde
komşusuna alert etmelidir. Ortağı da tepsi diğer tarafa geçer geçmez
alert etmelidir. Alert, alert kartını rakibin son konuşmasının üstüne
koyarak yapılır. Rakip alert kartını rakibe geri vererek alerti fark
ettiğini teyit eder. Bir oyuncu rakibin herhangi bir konuşmasının
anlamını yazılı olarak sorabilir, perde komşusu da yazılı olarak
cevaplar.
b) Konuşma süresince herhangi bir oyuncu yazılı olarak herhangi bir
konuşmanın anlamını sorabilir. Cevap da yazılı olacaktır.
c) Konuşmanın başlamasından oyunun bitimine kadar herhangi bir
zamanda her oyuncu konuşmaların anlamları hakkında bilgi ve
açıklamaları sadece kendi perde komşusundan alır. Oyun esnasındaki
sorular perde kapalı iken yazılı şekilde yapılmalıdır. Cevap alındıktan
sonra perde açılır. Bu nedenle hakem konuşma veya oyun aşamasında
bir oyuncu lehine perdenin öteki tarafında araştırma yapamaz.

3. Perde Kullanılırken Uygulanan Düzeltmelerdeki Değişiklikler
a) Perdeden geçen bir usulsüzlük aşağıdaki şartlarla normal yasalara tabidir:
i) Kabulü olanaksız bir konuşma - bknz. Yasa 35 - düzeltilmelidir.
ii) Bir oyuncu yasaları ihlal ederse ve usulsüzlük rakip tarafından
bilinçsiz olarak diğer tarafa geçirilirse, yasanın soldaki oyuncuya
kabul etme hakkını verdiği durumlarda rakip kendi tarafı adına
eylemi kabul etmiş sayılır.
b) Usulsüzlük perdeden geçmeden önce fark edilirse kusurlu oyuncu veya
perde komşusu hakem çağırmalıdır. Kural ihlali olan konuşmalar kabul
edilmemeli ve başka bir düzeltme olmadan doğrusu ile değiştirilmelidir
(ama bknz. yukarıda a) ii)). Diğer usulsüzlükler ise düzeltilmelidir ve
hakem sadece yasal konuşmanın perdeden geçmesine izin verir. Perdenin
diğer tarafında ne olduğu ile ilgili yasa aksini emretmedikçe hiç bir
oyuncuya bilgi verilmez.
c) Perde komşusu sırasız atağı engellemeye çalışmalıdır. Perde açılmadan
fark edilen sırasız atak geri alınır. Aksi halde:
i) Perde oynayan tarafın hiç bir kusuru olmadan açıldıysa (ve diğer
defans oyuncusu yüzü açık atak etmediyse) Yasa 54 uygulanır.
ii) Oynayan taraf perdeyi açtıysa atak kabul edilir. Dekleran olması
gereken kişi dekleran olur. Yasa 23 uygulanabilir.
iii) İki taraflı yüzü açık atak olmuşsa sırasız atak majör cezalı kart olur.
iv) Oynayan tarafın görülen kartı için Yasa 48’ e bakın.
d) Alert edilmesi gereken konuşmalar yapıldığında 2nci madde uygulanır.
e) Bir oyuncu konuşmasını yapmak için normal zamanın üzerinde bir zaman
kullanırsa buna kendisinin dikkat çekmesi bir usulsüzlük değildir. Ama
perde komşusu bunu yapmamalıdır.
f) Bir oyuncu perdenin diğer tarafından tepsinin geç geldiğini ve bunun
sonucu olarak izinsiz bilgi kullanımının olabileceğini düşünüyorsa Yasa
16B2 uyarınca direktör çağırmalıdır. Direktörü atak yapılmadan ve perde
açılmadan önce herhangi bir an çağırabilir.
g) (f) bendine uygun davranmamak hakemi tempo kırıklığına dikkat çekenin
ortağı olduğuna ikna edebilir. Bu durumda fark edilen bir gecikme ve bu
yüzden izinsiz bilgi olmadığına karar verilebilir. Tepsinin 20 saniyeye
kadar gecikmesi anlamlı sayılmaz.
h) Mamafih, eğer oyuncular konuşma temposunu 1. bölüm 3. paragrafta
istendiği şekilde rastgele şekilde ayarlamıyorlarsa 20 saniyenin altındaki
gecikme de anlamlı olarak kabul edilebilir.

20 Mart 2014 Perşembe

Eddie Kantar' ın Isınma Önerileri

                                                                                                                  flickr
Yalanlamak ve reddetmek için okuma!
İnanmak ve her şeyi kabullenmek içinde okuma!
Konuşmak ve nutuk çekmek içinde okuma!
Tartmak, kıyaslamak ve ölçmek için oku!
Francis Bacon
****
AKINTIYA KÜREK ÇEKMEK

Zordur akıntıya kürek çekmek. Hatta bazen imkânsız.
Ancak yaşamda, kişinin akıntıya kürek çekmesi gereken zamanlar vardır. Dayanması gereken zamanlar. En azından, dayanmayı denemesi. 

Akıntıya kürek çekenler, doğru ya da yanlış, kendi burunlarının dikine giden özgün insanlardır. Onlar cesurdurlar. Çünkü özgünlük, cesaret gerektirir.

Oysa ne kadar kolaydır, akıntıyı arkasına alıp pupa yelken, hızla ve alkışlar arasında ilerlemek. Cesaret gerekmez, nereye diye sorgulamak fuzulidir, çünkü yalnız değilsinizdir bir; akıntı nasılsa götürüyordur bir yerlere, iki. Anca beraber kanca beraber, sonuçta karaya varılır nasılsa. O varış, karaya vurmak olsa da. 

Akıntı, çoğunluk demektir. Çoğunluk, genelin istemi, yani halkın, ailenin, arkadaşların çoğunluğu olabilir. Tuttuğunuz takım tarafından çizilen ve empoze edilmese de uyanın ödüllendirilip uymayanın cezalandırıldığı, cezalandırılmadığı zaman, en azından görmezden gelinerek yok sayıldığı “genel” politika ya da “trend” de olabilir...
Mine G. Kırıkkanat
****
ZÜLEYHA
Ah, ne çok kıskanırım bir bilsen
Serin kanatlarını, ey seher yeli!
Tatlı esintiler gönderirsin sevdiğime
Ben ayrılık acısıyla kıvranırken.

Usulca bir özlem uyandırır yüreğimde
Usul usul süzüldükçe kanatların,
Ilık nefesinle buğulanır, çoğalır
Dağlarım, çiçeklerim, gözyaşlarım..

O yumuşacık esintinle sen
Serinletir, sararsın yaralı gönülleri,
Ben ki umarsız acımla çoktan ölmüştüm
Kalmasaydı ona kavuşma umudum.

Hadi git, bul artık biricik sevgilini,
Tatlı ezgiler söyle kalbine onun,
Ama sakın sevincini dağıtma,
Üzme onu kendi gizli dertlerinle..

Ona hep sonsuz bir şükranla seslen,
Çünkü aşkıdır can veren hayatına;
Ortak mutluluğu yüreklerimizin
Bağlıdır yalnızca onun sevgili yakınlığına…
Johann Wolfgang von Goethe  - (1749 - 1832)

****
EDDİE KANTAR'IN ISINMA ÖNERİLERİ
1- Asla ve asla unutmayın ki bir partnerle oynuyorsunuz, defansa onun bulunduğu yerdeki görüş açısından bakın ve sizin sahip olup onun olamayacağı bilgileri ona vermeye çalışın, hayatı partneriniz için kolaylaştırın.
2- Deklarasyonu hatırlamadıkça tam anlamıyla uygun ve doğru defans yapamazsınız. 
3- Rakiplerin hangi sistemi oynadıklarını bilmedikçe tam anlamıyla doğru defans yapamazsınız.
4- Kartları izlemedikçe (özellikle küçük arkadaşları) doğru defans yapamazsınız.
5- Saymıyorsanız doğru defans yapamazsınız.
6- Eğer çeşitli yüz hareketleri ya da hoşnutsuzluk belirten değişik tavırlar sergilerseniz, ortağınızdan doğru defans yapmasını bekleyemezsiniz.
7- Defansta tek bir amaç vardır "kontratı batırmak" eğer turnuva brici oynamıyorsanız y ada konturlu bir kontrata defans yapmıyorsanız; kontratı batırmak uğruna deneyeceğiniz defans yüzünden rakibin fazla löve yapmasını dert etmeyin.
8- Bir oyuncu deklarasyonda tereddüt ederse; problemli bir eli vardır, eğer o oyuncu deklaren olursa; tereddüt kafasında ve elinde hala duruyor olacaktır.
9- Defansta en önemli strateji kontratı batıracak sayıda löve almaya çalışmaktır, defans bu fikir üzerine kurulur. fazlası ya da azı için değil.
10- Atak kartını seçerken dikkat et, bir çok kontratın kaderi bu bir tek karta bağlıdır, doğru karar için deklarasyona bir daha bak, deklareler  atak kartının seçiminde iyi bir  kılavuzdur.
11- Ataklar ve sinyalleşme konusunda siz ve partneriniz aynı frekansta olmalısınız.
12- Eğer sen ya da partnerin bir hata yaparsa, serinkanlılığını kaybederek, mantıksız hareketler yapma. Bir çok kontrat defansın bir hatasından dolayı yapılır (daha nadir olarak da iki hatadan) bunu herkes yapabilir, sorun etme. 
13- Eğer partner güzel bir oyun oynadıysa onu nazik bir kelime ile kutla.
14- Elin oynanma temposu deklarenin problemleri konusunda ipucu verir, örneğin 4-3 koz fitine oynarken genellikle çok yavaş oynar.
15- Kontratı batırmak için her ikisi de eşit şansa sahip olan iki yol görünüyorsa, basit olan yolu tercih et (Başkasının elindeki gazetedeki köşe yazılarını okumaya alışık biri değilsen)
16- Eğer defansta kazanacak olan oyunu gördüyseniz, idareyi ele alın
17- Partnerin beceri düzeyini göz önünde bulundur, zayıf bir partnerle oynarken, sadece kendi elinin gösterdiği yolda hamleler yapacaktır.
18- Partnerin sinyallerini izle, onun anlattıkları rakibinkinden daha güvenilir ve yol gösterici olacaktır.
19- Doubleton ve singleton kartlarınızı elinizin ortasında tutun, bazı oyuncular kartlarınızı nereden çıkardığınıza bakar.
20- Var olması mümkün görünmeyen tehlikelere karşı önlem almaya çalışmayın, sadece deklarasyon ve oyun tarzına göre tutarlı ve makul olan tehlikelere önlem alın.
Yaşar Kayacan’ a teşekkürler

10 Şubat 2014 Pazartesi

Alışılmamış İki Sanzatu

Benim de Canım Var - Neşe Karaböcek

Benim de Canım Var - Nesrin Sipahi

Benim de Canım Var - Zeki Müren
***
Hiçbir şey insan kadar yükselemez ve alçalamaz.
Hölderlin
***
PERİLERİN ŞARKISI
Gece yarısında, dalınca uykularına insanlar,
Gösterir bize yüzünü ay
Ve yıldız ışıklarını
Dolanır, şarkılar söyleriz
Ve bu anlarda ancak severek dans ederiz.

Gece yarısında, dalınca uykularına insanlar,
Çayırlarda, su çiçeklerinin yanında
Ararız yerimizi biz
Dolanır, şarkılar söyleriz
Ve dansını ederiz bir rüyanın.
Johann Wolfgang von Goethe  - ( 1749 - 1832 )
***
AŞK VE AYRILIK
Anlatacağım öykü, sakız ambalajlarına yaraşır bir basitlikte, basmakalıp bir masal, biliyorum…
Ama dünyamızın düş kırıklığı ve umutsuzlukla çevrili olduğu zamanlarda, “pembe” bir devre arası, pazar gününe uyar diye düşünüyor ve başlıyorum: 

Aşk ve Ayrılık, havanın güzel olduğu bir gün dolaşmaya çıkarlar.
Bir park sırasında el ele oturan sevgililere ilişir gözleri.
Genç çift o kadar mutlu görünüyordur ki Ayrılık dayanamaz, arkadaşı Aşk’a caka satar:
“Şu sevgilileri görüyor musun? İstersem onları hemen ayırabilirim!”
Aşk, “Bekle” der. “Ben bir yanlarından geçeyim, sen ondan sonra yap yapacağını...”
Ve çiftin yanından geçerken gözlerine bakar, sonra gelip durur Ayrılık’ın yanında.
“Haydi, sıra sende!”
Bu kez, Ayrılık çiftin yanına yaklaşıp gözlerine bakar. Ve mutluluk yüklü bir kıvılcım görür o gözlerde.
Öylesine parlak, öylesine kıvrak bir kıvılcım ki sorma gitsin...
Ayrılık, Aşk’ın yanına gelip “Ben sabırlıyım, beklerim” der gülerek.

Aradan epeyce zaman geçer. Genç çift evlenmiştir. Çocukları vardır artık.
Adam işten yorgun argın geldiği evde tam kanepeye atarken kendini, eşi çocuklarını kucağına verip: “Şunlarla bir ilgilen, ben çamaşırlara bakacağım” demektedir.
Ayrılık, “İşte benim sıram!” diye düşünüp çiftin gözlerine bakar, yeniden.
Bu kez Sevgi ve Sadakat’i görür, o gözlerde.
“Daha sonra gelirim,” deyip gerilemek zorunda kalır. 

Yine bir zaman geçer aradan. Çocuklar büyümüş, üniversiteye gidiyorlardır.
Okul masrafları, ekonomik sıkıntılar, borç harç… Küçük de olsa tartışmalar başlamıştır. Ayrılık ellerini ovuşturup, “Hah” der, “Şimdi sırası!”
Yeniden çiftin yanına gelip gözlerinin içine bakar. Bu kez, Saygı ve Anlayış’ı görür, o gözlerde.
Ayrılık, bir kez daha erteler, makûs girişimini.
Yıllar sonra, tekrar çıkar gelir.
Çocuklar evlenmiş, torunlar olmuş; dede, nine iyice yaşlanmıştır.
Ayrılık, çifte yaklaşıp gözlerine bakar yine.
Feri sönmüş o gözlerde, Güven ve Şükür’ü görür. Yine eli boş döner, tekrar denemek üzere.

Birkaç yıl daha geçer. Ayrılık, Umut’u da alıp tekrar uğrar çiftin evine.
Yaşlı nine şöminenin başında torununu seviyordur. Çocuklar işlerinde, eve bir sessizlik hâkimdir.
Ayrılık, “Tamam” der, “Bu kez kesin bitiririm işi”. Dede’yi beklemeye başlar.
Saatler geçer, ama dede ortada görünmez.
Bir ara, nine paltosunu giyip bahçeye çıkar.
Bir demet çiçek toplayıp yola koyulur. Ayrılık merakla peşine takılır. Nine bir mezarlığa gelir. Topladığı çiçekleri eşinin mezarına koyarken onun gözlerinden akan yaşları görür Ayrılık.
“Tüh” der, “Geç kalmışım. Benim işimi Zaman yapmış!” Ve usulca uzaklaşır yaşlı ninenin yanından.(*)
(*) Sayın Mustafa Kökten’e, ruhumuza taze bir soluk üfleyen bu güzel masalı için teşekkür ederim. “Mine G. Kırıkkanat” - 19 Ocak 2014 Pazar
“Aşk, sahip olmadığımızı istemeyen birine verme gayretidir.” JACQUES LACAN  
*****

ALIŞILMAMIŞ  İKİ SANZATU
Alışılmamış NT'nin geçerli olduğu durumlar şunlardır:
1. 1 renk açışı sonrası 2NT’ye sıçrayarak üste konuşmak Alışılmamış NT ‘dir ve konuşulmamış en düşük 2 renkte en azından 5/5 dağılım gösterir. Genellikle defansif olarak zayıf ellerle kullanılır (2 renkte 8-10 puan).
2. 2trefl kuvvetli açışından sonra 2NT üste konuşması aynı şekilde uygulanabilir ancak 16-19 puan gerektirir.
3. 2NT’ye sıçrayarak yapılan üste konuşma, partnerin rengini yükselterek veya rakip renkte kontrol gösteren bir cuebid ile devam ettiğinde, kuvvetli el gösterir.(16-18 Puan).
4. Rakip 1NT açtıktan sonraki 2NT’de Alışılmamış NT ‘dir ve minörleri gösterir.
*
Alışılmamış NT 'ye cevaplar:
1. Renkte tercih yapılır
2. Tercih yapılan renkte sıçranır (çoğunlukla pre-emptive’dir)
3. Manş veya şlem daveti için Cuebid
4. Başka renk gösterilir (forsing değil)
5. Diğer iki renkte durdurucular ve uzun renkler için yeterli antre ile 3 NT deklare edilir.
6. 4NT    Blackwood
*
Not 1: Her iki rakip konuştuktan ve partner pas geçtikten sonra, 3NT haricindeki diğer NT konuşmaları Alışılmamış NT olarak düşünülür.
Not 2: Eğer rakip konuşmuş ve sizin taraf deklare vermemişse 4NT yine Alışılmamış NT ‘dir.Hatta bu durum 4kör/pik pre-emptive açış sonrasında bile geçerlidir.
http://www.albabridge.net/ e teşekkürler.